Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 226 Üye Adayı ve 10 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri
 vahşi
 Rüya
 Bizler geçmişteki insanlardan daha mı akıllıyız?
 Yaz Dedi Tanrı
 Melekler ağladığında
 Kanadım
 VELEVKİ TARTÜF
 Duan dileğindir...
 Kısa cümleler yazacak bu kalem
 İçinden at başlığını
 atlet giyen tanrıça
 Nazım Hikmet / Masallar
 Mucize Bu!

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Hilmi Yavuz: Demokrasi mi, Laiklik mi?
Tarih: 04.06.2006 Saat: 04:53 Gönderen: karakutu
 

‘Milliyet’ gazetesi muhabiri Sema Emiroğlu’nun New York’tan bildirdiğine göre, New York Times gazetesi, Başbakan Recep Tayip Erdoğan’dan ‘daha fazla demokrasi’ görüşünü yeniden güçlü bir biçimde dilegetirmesini istemiş.

Habere göre, New York Times, ‘Erdoğan[’ın] muhafazakar bir Müslüman; ama aynı zamanda Türkiye’nin AB ile üyelik görüşmelerini açmasına imkan veren, Batı yanlısı reformları gerçekleştiren bir lider’ olduğunu belirttikten sonra, onun ‘Türkiye’nin kutuplaşmasına yol açan sorunları çözmenin en iyi yolunun, daha fazla demokrasi olduğunu vurgula[yışını]’ ‘haklı’ bulduğunu ifade etmiş.



‘Daha fazla demokrasi’! Evet, hiç kuşkusuz, gazetenin de, Sayın Erdoğan’a hak vererek belirttiği gibi, ‘Türkiye’nin kutuplaşmasına yol açan sorunları çözmenin en iyi yolu’ buradan, ‘daha fazla demokrasi’den geçiyor.

Geçen haftaki yazıda da dilegetirmiştim, bu kutuplaşma 28 Şubat’a gelinceye kadar Politik toplum, kısaca Devlet’le Hükümet arasında açığa vurulmamış bir mesele olarak kalmıştır. 28 Şubat’tan Danıştay’a yapılan o menfur saldırıya kadar Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2. maddesinde yer alan ‘temel nitelikler’den Laiklik’i Devlet’in ve devletçi okuryazarların öne çıkardıklarını görüyoruz. Laiklik, elbette Türkiye Cumhuriyeti’nin ‘temel nitelikler’inden biridir;- buna hiç kuşku yok! Ama Laiklik’in, Anayasa’nın 2. maddesinde (hem de Laiklik’ten önce) dilegetirilen ‘temel nitelik’lerden birini, Türkiye Cumhuriyeti’nin ‘demokratik’ bir cumhuriyet oluşunu neredeyse önemsizleştirecek kertede öneçıkarılmasının, en azından Laiklik’in neredeyse önemsizleştirilecek bir biçimde geriye itilmesi kadar sakıncalı olduğunu düşünüyorum. Laikliği koruma adına, bırakınız New York Times’in ‘daha fazla demokrasi’ talebini, mevcut demokratik hakların bile kısıtlanabilmesini meşru sayan jakoben görüşler, uzun bir süredir dolaşımdadır.

Baksanıza Mümtaz Soysal, aşağı yukarı on yıldır, Türkiye Cumhuriyeti’nin ‘jakoben’ bir niteliği olduğunu savunuyor. Bir keresinde işi, Demokrasi’nin Cumhuriyet’i öldürdüğünü iddia edecek kerteye vardırmış, ABD’de, Harvard Üniversitesi’nde düzenlenen ve Genel Yayın Müdürümüz Sevgili Ekrem Dumanlı’nın bizzat tanık olduğu toplantıda, bir ABD’li bilim adamından, Harvard’lı bir profesör olan Dani Rodric’den gereken cevabı almıştır. (Meselenin ayrıntılarıyla ilgilenenler, benim, ‘Özel Hayattan Küreselleşmeye’ adlı kitabımdaki ‘Mümtaz Soysal Niçin Beni Artık Hiç İlgilendirmiyor?’ başlıklı yazıya bakabilirler.)

Cumhuriyetçi ve Kemalist olduklarını önesüren bazı okuryazarların, Jakoben’liği Cumhuriyet’in, ‘temel’ değilse bile ‘kurucu’ niteliği kabul ediyor olmalarının vahim yanlışlığı, Cumhuriyet’in kurulduğu 1923 yılından Takrir-i Sükun kanununun çıkarıldığı 1925 yılına kadar, yani Mustafa Kemal Paşa’nın bizzat TBMM Başkanı ve Cumhurbaşkanı sıfatıyla devletin başında bulunduğu bir dönemde, Türkiye Cumhuriyeti’nin o ağır ve çetin koşullarda bile, Demokrasi ile yönetildiğidir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna kesinlikle ‘Jakoben’lik atfedilemez. Birinci Büyük Millet Meclisi’nde ‘İkinci Grup’un, daha sonra da Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın muhalif söylemleri bunun apaçık kanıtıdır. İsteyen Prof. Dr. Mete Tunçay’ın ‘TC’inde Tek-Parti Yönetiminin Kurulması’ başlıklı o ufuk açıcı araştırmasına bakabilir.

Ben sadece bir tek örnek vermekle yetineceğim: Terakkiperver Fırkası’nı kuran muhalif paşalar, hem ordu ve kolorduların başında asker kimlikleriyle hem de TBMM’de milletvekili kimlikleriyle görev yapmaktadırlar: Mustafa Kemal Paşa, muhalif paşalardan bir seçme yapmalarını ister: Ya ordu ve kolorduların başında kalarak asker kimliklerini seçecek ve milletvekilliğinden istifa edeceklerdir; ya da TBMM’de milletvekili olarak kalmayı seçecek, ama bu durumda ordu ve kolordu komutanlıklarından istifa edeceklerdir.

Muhalif paşalar, hangi şıkkı seçmişlerdir, dersiniz? Elbette milletvekilliğini! Çünkü gerçek iktidarın, ancak parlamenter (demokratik) yoldan geçtiğini bilmektedirler de, ondan! Mustafa Kemal Paşa ‘jakoben’ olsaydı, muhalif paşalar hiç ordu ve kolordu komutanlıklarını bırakırlar mıydı?




Zaman
04/06/2006
 


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Siyaset
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Siyaset:
'Üniversiteye almayalım demek vicdansızlık'


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

'Üniversiteye almayalım demek vicdansızlık'
‘Muhafazakâr sinema yazarı’ tam olarak ne demektir?
Avni Özgürel: Diplomasi çifte standart demek
Avni Özgürel: Seçim demek, liste kavgası demek

"Demokrasi mi, Laiklik mi?" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke