Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Site içi Arama



Google Arama

Karakutu.Com - Arama


Online üyeler
Şu an sitemizde, 93 Üye Adayı ve 9 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Şiir gibi yaşayanlar...
 SINIF, TÜKETİM ve ''MÜSLÜMANLAR''
 Uyanıştan önce
 gerisi hikaye...
 CİHAN DEMİRCİ- KARİKATÜR
 Lale Müldür
 SUNA PEKUYSAL
 Molla Nasreddin Azerbaycan 2008 Karikatür Yarışması
 Nilgün Marmara
 Kendimiz Olabilmek
 Mutfak Üzerine
 İNSAN DEMLEYEN; ÇAYCI
 komşuuuuuuu...
 Bilginin Muğlaklığı
 TARAF OLMAK !
 Divan edebiyatı üzerine konuşalım
 Her şeyi açık etmek
 Futbol Sadece Futbol Değildir
 Antonio Machado
 LAİKLİK YA DA ...?

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Ahmet Altan: Burası bir ülke mi?
Tarih: 29.05.2006 Saat: 16:06 Gönderen: karakutu

 

İçinde bulunduğumuz durumu sonsuza kadar sürecek sanmak yanılgısına hepimiz sahibiz.

O anda durum neyse onun ilanihaye süreceğini sanıyoruz.

Bütün düşünce sistemimizi, hayattaki duruşumuzu, bu “sonsuzluk” anlayışı üzerine bina ediyoruz.

Yüz yıl önce, dünya haritasını basan matbaaların kullandıkları klişelerin arasında “Türkiye Cumhuriyeti” kalıbı bulunmuyordu.

Öyle bir ülke yoktu.

Yüz yıl sonra olacak mı peki?

Doğrusu bundan çok emin değilim.

Biz Türkiye Cumhuriyetini “dünya durdukça duracak” bir gerçeklik gibi algılıyoruz ama doğru mu algılıyoruz?

Türkiye Cumhuriyeti varlığını sürdürebilecek mi?

Yoksa “cumhuriyet, Osmanlı’nın yıkılışının son bölümüdür” diyen tez doğru mu?



2006 yılında ülkemize baktığımızda “yanlış giden” bir şeyler olduğunu görüyoruz.

Bir “ülke” görüntüsünden gittikçe uzaklaşıyoruz.

İkinci Dünya Savaşı felaketini yaşamış, yakılıp yıkılmış, tarumar olmuş Avrupa ülkeleri çoktan başlarını alıp gittiler.

Aramızdaki fark gittikçe açılıyor.

Daha on yıl önce, bizim en çok korktuğumuz “faciayı” yaşayıp parçalanmış olan Rusya kısa zamanda toparlanıp yeniden dünyanın en önemli ülkelerinden biri oldu.

Rejimleri yıkılan Doğu Bloku ülkeleri yeni rejimlerini oturtup birer birer AB’ye giriyorlar.

Biz ise dengemizi bir türlü bulamıyoruz.

Yeni bir çağın başında hala en büyük sorunumuz, “üniversiteye giden kızlar başını örtsün mü örtmesin mi” tartışması.

Bu, bize doğal gözükebilir.

Ama bir adım geri çekilip tabloya öyle bakın.

Genç kızların “saçlarını” rejim meselesi yapmanın bir ülkenin yapısı hakkında pek iyimser ipuçları vermediğini göreceksiniz.

Ülkenin her yanından “çeteler” çıkıyor.

Bu kadar çok “çetesi” olan herhangi bir ülke biliyor musunuz?

Bu çeteleri hangi yapı doğuruyor?

Ve, bence en korkuncu, liselerimizin birer cinayet mahalline dönmesi, “liseli katil” sayısının patlaması.

Böylesine korkunç bir gelişmeyi gerçekten sadece “Kurtlar Vadisi” dizisiyle açıklayabileceğinize inanıyor musunuz?

Hiç aklınıza “eğitim sisteminde bir hata mı var” sorusu gelmiyor mu?

“Din” ve “ırk” üzerinden hastalıklı bir böbürlenmeyle doldurulan çocukların, o eğitimle sahte biçimde şişirilmiş egolarının hayatın gerçekleriyle karşılaştıklarında delik deşik olmasının nasıl sonuçlar vermesini bekliyorsunuz?

Amerika’daki, İngiltere’deki, Almanya’daki yaşıtlarıyla rekabet edecek olan çocukları, bu rekabete hazırlayabiliyor muyuz?

Yoksa o ülkelerin gençlerinin bizim gençlerimizden daha iyi yetişmesini bir “doğa yasası” gibi kabul etmekten yana mıyız?

Toplumun, belki de en önemli sorunu karşısındaki sessizliği sizi bu ülkenin geleceği için ümitlendiriyor mu?

Cumhuriyeti kurarken “devleti” gerektiği biçimde oluşturamadık.

Atatürk’ü, bir devleti kuran bir lider konumunda tutmayı beceremeyip onu “kutsal bir tabu” haline getirmemiz elbette ülkemizin entelektüel derinliği konusunda soru işaretleri yaratıyor.

Ama daha önemlisi, kurduğu devletin mayasına “demokrasiyi” katmayı başaramayan bir lideri kutsallaştırdığınızda “demokrasi dışı” bir yapıyı da kutsallaştırmış oluyorsunuz.

Ardarda kuşakları “demokrasi” bilincinden yoksun yetiştiriyorsunuz.

Demokrasiyi kendi “kutsalları” arasında görmeyen insanlar yetiştiren bir ülke demokrasiyi özümseyebilir mi?

Peki, siz hiç geleceği parlak “demokrasisiz” bir ülke gördünüz mü?

Gelişmiş bütün ülkelerin demokrasisi olması pek de aldırmamamız gereken bir tesadüf mü?

Yaşadığımız iç savaşta, faili meçhul cinayetlerde, her yandan fışkıran çetelerde, o çetelerin içinden her seferinde askerlerle polislerin çıkmasında, liseli gençlerin birbirlerini vurmasında, yetmiş milyonluk bir toplumun 2006 yılında en büyük sorununun “genç kızların saçı” olmasında siz “demokrasi” eksikliğinin hiçbir izini görmüyor musunuz?

Sakatlanmış bir imparatorluktan “sağlam” bir cumhuriyet yaratma mucizesini ne yazık ki gerçekleştiremedik.

Bu mucizeyi bundan sonra gerçekleştirebilir miyiz?

Televizyon programlarında bir tek özgün cümle söylemeden yalnızca ezberlenmiş cümleleri tekrarlayan, hamasetten ihtiyarlamış üniversite gençlerine, her yanından silah fışkıran liselere baktığınızda bu mucizenin işaretlerini görebiliyor musunuz?

Türkiye Cumhuriyeti iyi bir yere gidiyor gibi gözükmüyor.

Ne olacağını bilemem ama kesinlikle söyleyebileceğim tek şey, yola böyle devam etmemizin mümkün olmayacağı.

Toplum ve devlet kendini değiştirmek için gerekli iradeyi gösteremezse bizi hayat değiştirecek.

Geleceği kişisel olarak pek de umursamayacak bir yaştayım artık.

Ama gönlüm genç çocukların gelişmiş ülkelerdeki çocuklar gibi huzurlu ve zengin yaşamasını istiyor.

Ama bugünkü tabloya baktığımda, aklım gönlüme acıyor.



Gazetem.net
290/5/2006
 


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Ahmet Altan
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Ahmet Altan:
Biz Türkler, siz Türklerle anlaşamıyoruz...


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 5
Toplam Oy: 4


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

‘Hani o bırakıp giderken bizi’
Ogden Nash: Bankerlerden Bütün Farkımız: Onlar Paralı Biz Parasız
İlhan Selçuk: Biz mi, Ben mi?..
Türkler, krizler ve Papa…
Türkler, Kürtler ve yaşam kalitesi
Biz Türkler, siz Türklerle anlaşamıyoruz...
İkinci yenicilerden hangisi sizin şairiniz?
Siz hâlâ yüce büyüklerinizin margariniyle mi bakarkörleşiyorsunuz?
Ragıp Duran: Militarizm ve Milliyetçilik Sizde Kaç Dolar?
Kürtleri Türklerle terbiye etmek

"Burası bir ülke mi?" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com RSS uyumludur RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke