Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Site içi Arama



Google Arama

Karakutu.Com - Arama


Online üyeler
Şu an sitemizde, 25 Üye Adayı ve 1 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Dünyanın Dışında Herhangi Bir Yer
 eskimiş bir dosta
 Yeni Bir Parti Kuruluyor
 J.J.ROUSSEAU ve EMİLE
 Berat Kandili
 Keşke hiç yaşamasalardı!..
 Dilemma
 Şiire dizgin vurulur mu?
 SANAT'IN TARİHİ
 TNT'ye Kafa Atmak
 4 ağustos
 Reklam Edilen Ve Ötesi
 Aşk Coğrafyasında Konuşmalar
 "İyi şiir her zaman dinidir"
 Yapardım biliyorum
 İSTEK
 aşka ve terke dair
 GÜLÜM / Ömer Lütfi METE
 Şiir gibi yaşayanlar...

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Dücane Cündioğlu: Mehmed Akif'i hiç ağlarken gören olmuş mudur?
Tarih: 13.05.2006 Saat: 20:48 Gönderen: karakutu

 

Mehmed Akif'in ailesiyle ilgili elimizdeki bilgiler çok az. Dikkat edilirse, milli şâirimizin hakkında çok konuşulur, çok yazılır ve fakat söz, ailesine gelince her yeri bir sükût sisi kaplar.

Hiç kuşkusuz bu sükutun birçok sebebi var:

Birincisi, Akif'in mahviyeti, mizacından kaynaklanan ketumiyeti. Kendisinden bahsetmekten hoşlanmadığı gibi, ailesinden bahsetmekten de hoşlanmaz doğal olarak. Akif sükûtu bile güzel olan bir adamdı. Kendisi ve ailesi hakkında çokluk susmuştur.



İkincisi, dostları da Akif'in ailesi hakkında umumiyetle susmuşlardır. Şiirlerinin arkasına (!) bile düşülmeyen bir adamın ailesiyle kim, niye ilgilensin ki? Çevresindekilerinin çoğu, haklı olarak, Akif'in parmağını uzattığı yöne baktılar. Eh, bu arada o parmağın sahibinin, kendisini de, parmağını da gözlerden uzak tutmayı her defasında nasıl becerdiğini anlayamadılar.

Üçüncüsü, Akif'in ailesi de kendileri hakkında sustu, daha doğrusu susmak zorunda bırakıldı. Oğulları Emin ile Tahir, kızları Cemile, Feride ve Suad da pek konuşmadılar. Belki damatları konuşabilirdi, meselâ Ömer Rıza Doğrul, Muhyiddin Akçor, Ahmed Ali Bey... Ne var ki onlar da sustular.

Bakınız, Akif'in ortanca damadı, Muhyiddin Akçor Beyefendi 28 sene önce, Kasım 1978'de, biraz kendilerinden bahsetmelerini isteyen bir gazeteciye nasıl cevap vermiş?

— Mehmed Akif mevzû-i bahs olunca, kızı ve damadı olarak kendimize bir iftihar vesilesi çıkarmaktan ictinab ederiz. Sizler Mehmed Akif'e bizden ziyade yakınsınız. Bugün Akif'in yüzünü görmemiş, fakat eserlerinden onu öz evlâtlarından daha iyi tanımış nice gençler vardır. Bundan eminiz.

"İftihar vesilesi çıkarmak"...

Nedendir bilinmez, bu ifade, —belki de kafiye tutturmak zaafının itkisiyle!— ilk okuyuşta bana "intihar vesilesi çıkarmak" anlamını çağrıştırmıştı. Herhalde yanılmış olmalıyım.

Her neyse, sanırım şimdi bilgi vermekten kaçınma sırası torunlarda...

Bizler de çaresiz eldeki bilgi kırıntılarıyla idare edeceğiz. Bu nedenle Mehmed Akif'in ortanca kızı Feride Hanım'ın babasıyla ilgili olarak aktardığı bilgilerin kıymetini bilip bir kenara kaydetmeliyiz. Çünkü bu hâtırada aynı zamanda Emin Akif Ersoy'un çocukluğuyla ilgili bazı ipuçları bulacağız. Bu aktarımda, Akif'in Milli Mücadele'ye katılmak için ailesinden ayrılışını tasvir eden sahne emsalsizdir.

Şahsen bilebildiğim kadarıyla Akif'in 'ağladığına" tanıklık eden tek aktarım bu! Nitekim kızı Feride hanım da "İlk defa o vaziyette görüyordum babamı" demektedir.

Daha fazla beklemeden, kızından, Akif'in Millî Mücadele'ye hangi şartlarda katıldığını ve ailesinden nasıl ayrıldığını dinleyelim:

— "Hiç unutamadığım hatıra, babamın ilk Anadolu'ya gidişi esnasında cereyan etmiştir. Annem bir sabah geldi, "Çocuklar! Kalkın, babanız Halkalı'ya gidiyor" dedi. Babam her zaman Halkalı'ya giderdi. "Dersi var" diyorduk. Baktım, babam kapının önünde, giyinik vaziyette duruyor. Baktım, babamın gözlerinden yaşlar akıyordu. İlk defa o vaziyette görüyordum babamı. Çok fena oldum. Gayet tabiî birşeyler anladım. Ben de kendimi tutamadım. Ağlayarak yukarıya koştum. Babam da arkamdan koştu. Beni kucakladı. "Üzülmeyin" dedi. Babamın o hâlini çok iyi anlıyordum. Çünkü bir daha ya görüşecektik, ya görüşmeyecektik.

Sonradan görüştüğümüz bir asker, babamın Anadolu'ya gidişini anlattı. Küçük kardeşimle birlikte yola çıkmıştı. Aileden bir hatıra olsun diye onu yanına almıştı. (Çok sevdiği bu erkek kardeşim sonradan vefat etti.) Kardeşimi hep sırtında taşırmış. Ayakkabıları yırtılmış. Ayakları kanlar içindeymiş."

Emin Akif Ersoy'un çilesi, bu rivayette de görüldüğü üzere, çocukken başlar. Nitekim bu yılları Emin Akif'in kendisi de uzun uzun anlatmıştır. Sonra sürgün... sonra askerlik... sonra Kur'an... sonra tevkif... sonra firar... sonra meyhane... sonra tımarhane... sonra özgürlük... sonra ölüm...

Aradaki boşlukları doldurmak için her adım atışınızda, sizi önlenemez bir hicranın, dindirilemez bir ızdırabın, önüne geçilemez bir yazgının yollarında döşeli kara taşların beklediğinden emin olabilirsiniz; size "Keşke bilmeseydik!" dedirtecek kadar kara, kapkara taşların...

Akif hakkında susmayı tercih edenler, keyiflerinden mi susuyorlar zannediyorsunuz?




Yenişafak
14/05/2006


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Mehmet Akif Ersoy
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Mehmet Akif Ersoy:
Mehmet Akif Ersoy'un Hayatı


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 4.38
Toplam Oy: 13


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

Avni Özgürel: Uzun Mehmet kömür için öldürüldü
Mehmet Barlas: Gazete mi, gazeteci mi daha güçlüdür
Mehmet Bekaroğlu: Vesayet sistemi ve siyasi partiler
Taha Akyol: Mehmet Âkif'i anmak
Mehmet Akif Ersoy'un Hayatı
Mehmed Akif'i hiç ağlarken gören olmuş mudur?
Biz kirli elleriyiz hayatın
Ulus Baker: Spinoza: Hayatın Geometrisi
Filistinli mültecilerin hayatı giderek zorlaşıyor

"Mehmed Akif'i hiç ağlarken gören olmuş mudur?" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com RSS uyumludur RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke