Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 237 Üye Adayı ve 10 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri
 vahşi
 Rüya
 Bizler geçmişteki insanlardan daha mı akıllıyız?
 Yaz Dedi Tanrı
 Melekler ağladığında
 Kanadım
 VELEVKİ TARTÜF
 Duan dileğindir...
 Kısa cümleler yazacak bu kalem
 İçinden at başlığını
 atlet giyen tanrıça
 Nazım Hikmet / Masallar
 Mucize Bu!

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


İdris Özyol: Bu ne sevgi ah, bu ne ızdırap
Tarih: 25.11.2004 Saat: 23:05 Gönderen: karakutu
 

Şehrin en korkunç,
en karanlık,
en tenha,
en tehlikeli sokaklarında sesleniyorum sana;
varoşlardan,
kara mahallelerden sesleniyorum;
çamur yollardan,
ışıksız evlerden,
sobasız odalardan sesleniyorum ve bütün bunların yüreğiyle,
çaresiz heyecanların diliyle, yokluğun
ve yoksulluğun kelimeleriyle
seviyorum seni.


Hırçınım biraz, biraz öfkeli, yıkıcı epeyce. Dövülmüş, dövüle dövüle büyütülmüş ve günü gelince her gün dayak yediği babasına bıçak çekmiş çocukların aşkına indirdim kendimi. Yalın, basit, barbar ve laftan anlamaz bir aşk bu.

Laftan anlamaz ve sadece gerçekliğin acı kökleriyle sınanmayı bilir. Isırdım köklerini hayatın ve ağzımda buruk bir tad, ağzımda bıçak sesi, ağzımda sen. Bana "git" dersen ölürsün.

Vururum dudağından dökülen bütün cümleleri. Çünkü gitmemek ve yenilmemek üzere sevdim seni. Sevdim ve yeminler ettim bildiğim bütün kutsallar üzerine.



Bize gösterilen kapılardan süklüm püklüm çıkmaya alıştığımızı sanıyorsan yanılıyorsun. İşaret parmaklarının ucundaki dünyaya kızgınız biz. Ve iyi bilirler ki o dünyanın ayakta tutucuları, iyi bilirler ki, varlığımız tek başına yeter hayatı altüst etmeye ve rahat değildirler o yüzden şömine önlerinde, koyun postlarında, rahat değildir sözde şeyhler, uyduruk dervişler, dandik binbaşı Ali Cemaller rahat değildir.

Yürek yangınlarını pis bir çamurun içinde boğmaya yeltenen, pisliklerini bizim gibilerinin uğruna öldüğü büyük kelimelerin içine gizleyen ve aşklarımızın içini boşaltan, cümlelerimizi uysallaştıran ve sırtımızdan edindikleri servetlerle araba ve kadın değiştiren bu 'modern zaman dervişleri' rahat değildir. Çünkü biliriz numarasını Ali Cemal gibilerin ve bir gün akar makyaj, bir gün helalleşme vakti gelir.

İşte o gün hakkımız helal edilmemiş olur ve belki daha öncesinde, hakkımız yapışır yakasından böylelerin, yapışır ve kirlettikleri her şeye çarpa çarpa kafasını sokağa atar. Bir gün olur bu. Çünkü iman ettik.

Diyorum ki şimdi, diyorum ki kardeşlerime, asıl düşmanı iyi tanıyın. Asıl düşman içinizdedir sizin. Asıl düşman, gözlerimizi izleme şansı edinmiş olandır. Kelimelerimizin sıcaklığına yakın durma imkanı verdik onlara. Ve fakat onlar, kelimelerimiz altındaki ateşi söndürmek için çırpındılar. Dağıtmaya çalıştılar yanan odunları. Şimdi o ateşte yanma vakitleri gelmiştir. Perde açılır ve bir yüzün ardındaki diğer yüz, irinli ve kusmuk kokulu bir surat çıkar ortaya. Yakındır oyunun bozulma vakti. Yakındır gerçeğin bir çekiç, hayatın örs olduğu an. Ve o örste bir yılanın kafası esilir.

Anlatacağım artık. Karar verdim kalemimi içimizdeki şeytana dokundurmaya. "Güzele bakmak sevaptır" sözünü hadis-i şerif mertebesine çıkartmaya çalışarak kadın avlamaya yeltenenlerin bulanık denizlerini anlatacağım.

Allah'ı -haşa- kösnül arzularına çöpçatan yapmaya yeltenen bu adamları, Çeçenistan'da 'la ilahe illallah' aşkıyla döğüşen delikanlının kanı bile kurumadan, buralarda, içimizde, bir yılan kıvraklığıyla hileye, pisliğe, düşmanlığa doğru akan iki yüzlü vatandaşların bütün oyunlarını anlatacağım. Biliyorum ve bildiklerimi saklamayacağım artık. Haberiniz ola!

 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla İdris özyol
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: İdris özyol:
Bu ne sevgi ah, bu ne ızdırap


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 4.58
Toplam Oy: 17


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

Jeff Buckley: Grace
İsrail artık mide bulandırıyor
Selim İleri: Bu şehirde Edip Cansever'le...
1937-1938’de Dersim’de neler oldu?
Kasırgalar yerine, hafif bir meltem biraz da...
Severim sevmem, terk ederim etmem, sana ne?
Sevgi Duvarı
Sevgili devlet,
Filistinli Sevgili
Avni Özgürel: Padişah, 'söz anlayan vekil' istemişti
Günah, Istırap Ve Acı Çekmek Üzerine
Bu ne sevgi ah, bu ne ızdırap
Kadın olmanın ''ızdırap'' olduğu ülke...

"Bu ne sevgi ah, bu ne ızdırap" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke