Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 228 Üye Adayı ve 10 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri
 vahşi
 Rüya
 Bizler geçmişteki insanlardan daha mı akıllıyız?
 Yaz Dedi Tanrı
 Melekler ağladığında
 Kanadım
 VELEVKİ TARTÜF
 Duan dileğindir...
 Kısa cümleler yazacak bu kalem
 İçinden at başlığını
 atlet giyen tanrıça
 Nazım Hikmet / Masallar
 Mucize Bu!

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


İdris Özyol: Gitsem mi acaba Petra'ya / Olsam mı acaba toprağa yem?*
Tarih: 25.11.2004 Saat: 22:39 Gönderen: karakutu
 
Devrime inanmak gibi birşey senin yolunu gözlemek ve işte devrim, pencerede göründüğün o bir kaç dakika.

Kız sen yaşamayasın! Vurulsun horonu yarım bırakan. Toprak yemeyi unutan vurulsun ve karanlığa doğru kurşunlar sıkılsın uzak evlerden. Birbirine uzak evlerden ve benim sana yakın kalbimden senin bana uzak kalbine eşkiyalar yürüsün. Deniz olmaya geldim pencerene, dilsiz ve hırçın, uçsuz ve bir avuç, deli ve ürkek, deniz olmaya geldim. Sana akan bütün nehirleri kurutmaya yeminli ve bin beter uykularda kalası geceye öfkeliyim.

Öfkeliyim kız öfkeliyim, yurdumun ve senin işgal edilmiş düşlerine. Seni sevmek bir yurdu sevmek kadar sıcak ve zor ve beter ve şaşırtıcı. Nasıl bu toprakları severken aklıma ölüm geliyorsa, seni severken de silahlar patlıyor sol göğsümün altında. Devrime inanmak gibi birşey senin yolunu gözlemek ve işte devrim, pencerede göründüğün o bir kaç dakika. Tut o bir kaç dakikayı sonsuza uzat ve beni orada kendi yüreğini yerken bulsun jandarmalar. Yüksek ateş, yüksek tansiyon, yüksek ayrılık ve yürek büyümesinden öleceğim. Biliyorsun öleceğim, seni severken öleceğim ve sen benden sonra yaşamayasın.



Kız sen yaşamayasın! Kız ben gidiyorum, şarkılar söyleyerek gidiyorum, bir horona katılıp gidiyorum, sırtı lacivert hamsilerin ve mısır ekmeğinin zaferi için, "döngel"in ve "mora"nın zaferi için ölmeye, yeniden ölmeye, yeniden ölmeye gidiyorum. Kapkara bir deniz eşlik ediyor yoluma ve yeni doğan bir bebeğin çığlıklarıyla uyanıyor zafer ve belki yeniliyoruz ansızın ama şu yeşil dağların ardında bizim ülkemiz ve duruyor orada sıcak bir rüya, sıcak bir ev, sıcak bir toprak. Biliyoruz, şu yeşil dağların ardında bizim ülkemiz. Sanki böğürtlen yemişim, sanki ısırgan toplamışım, sanki bir kız sevmişim, sanki bir kız sevmemişim de mavi birşey kucaklamışım bütün gün. Bütün günü kalbimi pişirmişim sanki. Bütün gün bir şarkı tutturmuşum. Şarkının en kıvrak yerinde yakalanmışım düşmana. En kıvrak yerinde aşkın, gitmiş sevdiğim kız. Sanki gitmiş yeryüzü başka bir dünyaya. Topraksız kalmışım sanki. Oysa ben toprak yemeye geldim gözlerine.

Kız sen yaşamayasın! Bak kıpkırmızı oldu avuçlarım. Ki ben Petra yolcusuyum artık. O uzak ülke çağırıyor bedenimi. Çağırıyor bedenimi kayalar, vadiler, uçurumlar. Yoldaş sesleriyle uyandım bir kere, uyandım bir kere ayın altında, aya bakarken uyandım, gece inliyordu, gece işgal altında, gece tutsak ve kanlıydı ve kan sızıyordu yüzyıllardır dokunduğum herşeyden. Beni öldürmeleri bir işe yaramayacak. Bir işe yaramayacak bizim çocukları her sabah kurşuna dizmeleri. Her sabah Angola'da, her sabah Keşmir'de, her sabah Lübnan'da, her sabah Batman'da, her sabah Lazona'da, her sabah Korsika'da, her sabah Marakeş'te, her sabah yeni bir ülkesinde yeryüzünün yeniden uyanacağız. Gerine gerine uyanacağız arka bahçenizde ve üstüne titrediğiniz bütün meyve ağaçlarını yağmalayacağız. Barbar, kara, yaramaz ve yabani çocukların bir çekirge sürüsü gibi geçtiğini göreceksiniz kurduğunuz, kolladığınız, üstüne titrediğiniz herşeyin üstünden. Size ait her kaleye adım atarken tüküreceğiz kapıya ve zincirlerimizle girdiğimiz her tapınaktan ardımızda yıkılmış putlar bırakarak ayrılacağız. Ve biz o kapılardan gülerek çıkınca çökecek mermer tapınaklarınızın başınıza. Petra çökecek ve "Petra'ya gidesice" diye başlayan beddualarımız o büyük şehri, o uzak şehir aşkımızın başkenti olacak. Karadeniz kıyısında bir halk bu hayalle uyuyup hayalin gerçek oluşununa uyanacak.

Ka tun mita xendasoc. Kız sen yaşamayasın!

* Zuğaşi Berebe adlı müzik grubunun son kasetinden yer alan bir şarkının sözleri. Petra, şimdiki Ürdün'de bulunan antik bir kent. Laz kültüründe en uzak ülke anlamına geliyor.

 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla İdris özyol
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: İdris özyol:
Bu ne sevgi ah, bu ne ızdırap


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 4
Toplam Oy: 8


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

Jeff Buckley: Grace
İsrail artık mide bulandırıyor
Selim İleri: Bu şehirde Edip Cansever'le...
1937-1938’de Dersim’de neler oldu?
Kasırgalar yerine, hafif bir meltem biraz da...
Severim sevmem, terk ederim etmem, sana ne?
Sevgi Duvarı
Sevgili devlet,
Filistinli Sevgili
Avni Özgürel: Padişah, 'söz anlayan vekil' istemişti
Günah, Istırap Ve Acı Çekmek Üzerine
Bu ne sevgi ah, bu ne ızdırap
Kadın olmanın ''ızdırap'' olduğu ülke...

"Gitsem mi acaba Petra'ya / Olsam mı acaba toprağa yem?*" | Hesap Aç/Yarat | 2 yorum | Tartışma Ara
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Re: Gitsem mi acaba Petra'ya / Olsam mı acaba toprağa yem?* (Puan: 1)
Gönderen: ayselb Tarih: 27.07.2005 Saat: 10:22
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
Benim sana yakın kalbimden senin bana uzak kalbine eşkiyalar yürüsün. Deniz olmaya geldim pencerene, dilsiz ve hırçın, uçsuz ve bir avuç, deli ve ürkek, deniz olmaya geldim. Sana akan bütün nehirleri kurutmaya yeminli ve bin beter uykularda kalası geceye öfkeliyim.
Yüksek ateş, yüksek tansiyon, yüksek ayrılık ve yürek büyümesinden öleceğim. Biliyorsun öleceğim, seni severken öleceğim ve sen benden sonra yaşamayasın....
Gelmiş ve geçmiş zamanlar...Bu satırlar bir kere yazıldı.....





Re: Gitsem mi acaba Petra'ya / Olsam mı acaba toprağa yem?* (Puan: 1)
Gönderen: saksagan Tarih: 31.01.2006 Saat: 15:54
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
kazım abi geldi aklımaa bi yerimde vatan bi yanımda aşk yarası vardı şimdi kazım abinin yarasıda titredi . ruhunn tanrının istediği yere gitsinn


 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke