İdris Özyol: Bu yazı Nil Nehri'nin üzerinde okunacaktır
Tarih: 25.11.2004 Saat: 22:35 Gönderen: karakutu
|
|
En yakınımda istiyorum seni ey geniş, ey dokunulmaz, ey sarhoş, ey büyülü, ey
Magripli yürek!
Anlaşma böyle. Bu yazıyı avcunun içine sıkıştırıp Nil Nehri'nin üzerinde
okuyacaksın. Yeryüzü düşlerimizi sulayan bir nehir, bütün görkemi, bütün
bilgeliği, bütün acılarıyla akıp gidecek altından. Sen onun üstünde akıp
gideceksin. Şimdi o kara gözlerini en uzak noktaya çevir ve gözlerinden daha
kara, ellerinden daha yalnız ve fakat bir gün dünyanın en güzel karanfiline
dönüşecek olan kıtayı seyret. Kıtamızı seyret. En güzel Afrika'mızı seyret. Ve
kıskan bu nehri benim yerime. Geniş sularını, kıyılarında koşan çocukları ve
akan tarihi ve kahramanları ve hainleri ve soytarıları kıskan.
Nil Nehri'ni övmek haram kılındı bize bir süredir. Bir ırmağın bazen sakin,
bazen çılgın
fısıltılarına kapılıp gitmek, ruhumuzu onun dansına göre ayarlamak,
yüreğimizi serinliğine bırakmak yasaklandı. Kendimiz koyduk yasağı, çünkü
üstünde yaşadığımız şehir, dirseğimizi dayadığımız masa, şu an üstünde
dolaştığımız
harfler, parmağımızla yokladığımız şahdamar, hepsi hepsi içimizi
daraltıyor ve illa ve illa uzaklar. İllallah uzaklar! Yakınımda, en yakınımda
akmasını istiyorum Nil'in. En yakınımda istiyorum seni ey geniş, ey dokunulmaz,
ey sarhoş, ey
büyülü, ey Magripli yürek! Gel ve yak bütün ışıklarımı, gel ve
gelişin başımı döndürsün, gel ve kara gözlerin dünyanın en değerli taşları gibi
parıldasın karanlığımda, gel ve fakat gelişin tıpkı gitmek gibi olsun, aynen
gitmek gibi. Böyle bir
gitmek görülmesin. Akıp gitsin Nil altında ve sen Nil'in
üstünde akıp git.
Bu nehir senin gördüğünden daha geniş, benim gördüğümden daha dar. Bu genişlik
ve darlık arasındaki diyalektik, bu uçların cezbesi, bilmenin sıfır
noktası ve
en dar damarlarımızdan beslenip hayata doğru genişleyen büyük devrim, hepsi,
hepsi, hepsi, bir nehrin sularında özetleniyor şimdi. Nil çok şey anlatıyor
anlamak isteyene ve her ne kadar "bir nehirde iki kez yıkanılmaz"
diyorsa da
Heraklit, içinden kovulduğumuz akışı durdurup, aynı suda iki kez, ve kezlerce
kez yıkanmak niyetindeyiz. Artık bizim için ve bizim gözlerimizle ve bizden biri
gibi akmalı bu nehir. Söyle şimdi Nil'e, dur ve söyle, geliyoruz
yakında.
Avuçlarına sıkıştırdığın yazı bir emirdir, bir isyandır ve uzak, ama bir o kadar
da yakın topraklardan, Anadolu'dan gönderilmiş terli bir kısraktır bu yazı. Az
sonra bitecek ve devamı Kahire sokaklarında, İskenderiye izbelerinde
yazılacak,
altına kardeşlik imzaları atılacak bir mektuptur avcundaki. Üzerinde
yüreklerimiz, dirençlerimiz ve duraksamadan yürüdüğümüz yollar vardır. Ki
yollar, onları yüklenen bir kısrağın, Nil'e ayağını vurduğu yere kadar uzanır.
Ki
yolların üzerinde hüzünlü bir coğrafya vardır. Üzerinde Anadolu halklarının,
üzerinde bir Kürt kızının, üzerinde Çeçen kartallarının, üzerinde Ortadoğu
devrimcilerinin, üzerinde Mısır kahramanlarının gözyaşı vardır.
Negrican,
negrican, ağlama can!
|