Genç Yazı Müdürü, önceki bir röportajımdan hatırlıyormuş, o söyledi, ona
demişim ki:
''-... lâiklik bahsinde ilk şaşkınlığımı, Paris'e ilk gittiğimde yaşamıştım
(1949); o tarihte, bıraktığım Türkiye, 'Mevlîd-i Nebevî'nin devlet radyosundan
naklen yayımlanması, laikliğe uygun mudur, yoksa aykırı mıdır?', onu
tartışıyordu; 'aydın kesimi'nin çoğunluğu, 'aykırılığından' emin; oysa lâikliğin
(çünkü 'Aydınlanma'nın) yaratıcısı Fransa'da, devlet radyoları düzenli olarak
katedrallerden, hatta sinagoglardan naklen yayın yapıyor, âyinleri yayımlıyordu.
Lâiklik uygulamamızın, 'Aydınlanma Felsefesi'ne mi; yoksa ülkede oluşmuş
Oligarşi'nin (Bürokrasi + Burjuvazi), çıkar hesaplarına mı uydurulduğunu, ilk o
zaman düşünmeye başlamıştım...''
Hattın öteki ucundaki genç, 'İslamcı' bir derginin sorumlusu;
'İktidar Yönetimi' nin 'ılımlı İslam' ı, o kesimi de tartışmaya
sürüklemiş, öyle anlaşılıyor. Sorunun irdelenip netleştirilmesi, bana
sorarsanız, Türkiye 'nin -özellikle de 'rejim'in- geleceği açısından önemli;
zira Anadolu İhtilâli 'nin ve Mustafa Kemal Paşa 'nın, 'inkılâb' ın amacı ve
uygulaması hakkındaki görüşleri, aslında 'halefleri' nden hayli farklı!
Ama isterseniz önce 'lâiklik' , daha doğrusu onun ülkemizdeki
'uygulaması' hakkında, 'ecnebi' nin ne düşündüğüne, bir göz atalım?
Laik olsun, İslâmcı olsun; sorun her bakımdan, her iki kesim için de önemli ve
'hayati' görünüyor.
Bond filminden farksız...
' Hanımefendi' nin adı, insanda o an 'Fransız'
intibâını, uyandırıyor. 'Cheryl Benard', oysa Fransız değil, Amerikalı; fakat
hayli garip, zira Avusturya 'da yaşıyor; ünlü ve önemli bir Sosyoloji
laboratuvarı olan, Boltzmann Enstitüsü 'nde görevliymiş! 'Feministliği'
ün salmış ama, daha çok romanları ve Üçüncü Dünya (İslâmiyet), üzerindeki
araştırmalarıyla tanınıyor; bunlardan sonuncusuna, 'Sivil Demokratik İslâm:
Ortakları, Kaynakları ve Stratejileri' adını vermiş. Washington 'ın 'Büyük
Ortadoğu Projesi' ni ortaya çıkardığı, Irak ve Kıbrıs düğümlerinin kafaları
karıştırdığı şu sıralarda Cheryl Benard 'ın ne dediği önemli, hele şu
ayrıntıları da biliyorsanız...
(Açık İstihbarat/1. ''... ünlü Rand Corporation'ın hazırlattığı; ve bu tarz
araştırmalara yılda yüz milyon dolar ayıran Richardson Vakfı'nın finanse ettiği,
'Sivil Demokratik İslâm; Ortakları, Kaynakları ve Stratejileri' başlıklı
çalışma, bunlardan biri. Rapor, 'İslâm ve Müslümanlar' , eğer Batı
demokrasisi ve değerleri ile 'küreselleşme' ye entegre edilemezse;
medeniyetler arası çatışma ihtilamının yüksek olduğu teziyle; 'Washington ve
Londra merkezli stratejinin, İslâm'ın ve Müslümanların nasıl kontrol altına
alınacağına dair' tezini sunuyor...''
''... raporu kaleme alan Cheryl Benard; gerçekte, ABD Başkanı Bush Jr'ın,
Basra Körfezi ve Güney Asya Danışmanı Zalmey Halilzad'ın eşi olurmuş: Afgan
kökenli bir ABD 'şahini'; ABD petrol şirketlerinin, öncü savaşçısı; 'yeni ABD
Yüzyıl Projesi'nin altına imzasını atmış; en çok da, Afganistan ve Irak'ın
işgalleri arasında üstlendiği roller nedeniyle, Türkiye'de yakından
tanınıyor...''
(24 Nisan 2004),
Washingtonhaber@yahoo.com)
Nasıl ilginç değil mi? Hele Cheryl Benard 'ın başarı için örnek aldığı
modelin Türkiye olduğunu; bunun nedeni olarak da, Türkiye'nin uyguladığı
'agresif' (saldırgan) laikliği' gösterdiğini öğrenirseniz! Dikkat isterim, kadın
'alenen ve resmen' , ülkemizdeki 'laikliğin' 'agresif' yâni 'saldırgan'
olduğunu yazmış, evet!..
Kafa farklı, hüküm aynı!
Hayrettir, yakınlarda Türkiye 'yi ziyaret etmiş, fikirleri ve önerileri hayli
dedikodu ve rivayeti beslemiş, ünlü Rus fikir adamı Aleksandr Dugin 'in önemli
bir eseri dilimize çevrilip yayımlandı, ortalıkta çıt yok! Hem Avrasya
-dolayısıyla Türkiye ve çevresi- üzerinde ilginç şeyler yazmış; hem de ABD'nin,
'kendi' Avrasya Projesi 'nin (Türkiye/İsrail/Hindistan) gündeme alınıp
tartışıldığı bugünlerde, söyledikleri ayrı bir önem taşıyor ama, kimse tınmadı.
Türk aydınları, -bu arada Media 'mız- 'kapalı devre' yaşamaya
bayılıyorlar; işlerine gelmeyeni tartışmak, âdetten değil, kısaca yok sayılıyor,
o kadar: kocaman, üstelik stratejik avantajları olan bir devlet olduğumuz halde,
içinden çıkamadığımız 'çıkmaz' ın bir nedeni de bu değil midir? O ayrı
bir bahis, şimdilik üzerinde duracağımız, Aleksandr Dugin 'in, bu her bakımdan
ilginç ve tartışmaya değer eserinde, 'laikliğimizi' nasıl
değerlendirdiği!
(Açık İstihbarat/2 ''... Doğu'nun kendi manevi, dini ve jeo/politik
geleneğinden, keskin bir şekilde kopan ilk devleti, Türkiye'dir. Bugün NATO
üyesi olan Türkiye, fiilen Atlantikçiliğin ve tek dünyacılığın Doğu'daki 'ileri
karakolu', Asya (Doğu) ile Arap Âlemi arasındaki 'tampon kordonu' sayılmaktadır.
Türkiye'nin önerdiği jeo/politik model, Batı dünyasına ve ateist tek dünyacı
medeniyete entegre olmaktır...'' (Aleksandr Dugin, 'Rus Jeopolitiği / Avrasyacı
Yaklaşım', s. 160. Küre Yayınları, Temmuz 2003) )
Biri Amerikalı öbürü Rus, iki farklı hatta karşıt düşünürün; Türkiye'nin
laikliğini 'saldırgan' ve ateist' saymaları, elbette dikkati çekiyor; acaba
neden, iki karşıt düşüncenin vardığı sonuç, aşağı yukarı aynı? Neden ülkemizdeki
'resmi görüş' e yüz vermiyorlar? Neden onu ya 'saldırgan' sayıyor;
ya da ülkeyi düpediz 'ateist' diye niteliyorlar?
Tartışılmaya değmez mi?
Cumhuriyet
05/05/2004
|
| |
İlgili Bağlantılar
|
|
Haber Puanlama
|
|
Ortalama Puan: 4.85 Toplam Oy: 7

|
Seçenekler
|
|
|