Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 236 Üye Adayı ve 9 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri
 vahşi
 Rüya
 Bizler geçmişteki insanlardan daha mı akıllıyız?
 Yaz Dedi Tanrı
 Melekler ağladığında
 Kanadım
 VELEVKİ TARTÜF
 Duan dileğindir...
 Kısa cümleler yazacak bu kalem
 İçinden at başlığını
 atlet giyen tanrıça
 Nazım Hikmet / Masallar
 Mucize Bu!

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Salih Tuna: Matematik ve ezik kafalı aşk
Tarih: 15.01.2006 Saat: 22:50 Gönderen: karakutu
 

Soru şudur: "İki artı iki kaç eder?" Mali müşavirinize sorarsanız, "Size kaç lazım?" cevabını alırsınız. Maliye bakanına soracak olursanız; "Dört milyar dolar eder" der. Psikologunuz ise, "Hele şu divana uzanın ve bu sorunun yanıtını niçin bilmek istediğinizi, çocukluğunuzdan başlayarak anlatın" karşılığını verir. Cevabın, soru sorduğunuz kişinin mesleğine göre değişeceğini anlatan eski bir fıkradır bu.

Aynı soruya bir matematikçinin cevabı, "Bilmiyorum"dan ibarettir. Mezkur fıkranın devamı değil, gerçekten böyledir. Canım, bilir bilmesine de; bir artı birin ikiye eşit olduğunu bilirse, bilir. Yoksa nerden bilsin. Matematikçi dediğin müneccim değil ki.



Meslekten matematikçi Jerry P. King, bunun şaka değil, hakikatin ta kendisi olduğunu söyler. Çünkü matematik tanımlanan aksiyomların üzerinden yürür.

Mesela 1, 2, 3, 4, 5... diye devam eden doğal sayıları ele alalım (Bre aman! Buradaki üç noktayla artı sonsuza kadar ulaşılır, rozet yapılmaz.) Eğer doğal sayılar hakkındaki temel kural bilinmezse, dörtten sonra beşin geleceğini de kimse bilemez. Beş (rakamla 5) adını verdiğimiz nesne doğada asla bulunmaz. Zaten matematiksel nesnelerin hiçbirine doğada rastlayamazsınız. Matematiksel dünya idelerden müteşekkildir. Bu dünyada matrisler, transandantal sayılar, analitik fonksiyonlar gibi yığınla varlık birbirleriyle hiç kavga etmeden barış içinde yaşayıp dururlar. Platon'un felsefesine yatkın dille söylersek; matematikçi, insanın eylem ve düşüncelerinden bağımsız yaşayan bu matematiksel varlıkları keşfetmeye kendini adayan kişidir.

Demem odur ki; matematiksel nesneler fiziksel aleme ait değildir. Bilim adamları, bilimsiz adamlar yani topyekün insanlık yan yana gelse, fiziksel bir "5" rakamını bile yaratmayı başaramazlar. (Bütün dünyanın bildiği, "5"in sembolü, yani resmidir.) Aksini iddia eden; bir kağıda koyun resmi çizmekle, koyun yaratılabileceğine de inanmak zorundadır. Koyun resminden kurban kesmek ise; Zekeriya Beyaz hocanın, "Horozdan kurban olur" fetvası kadar fıkha uygundur. Üstelik, koyun resminin kavurması hiç lezzetli değildir.

Matematik tartışma ve pazarlıktan hiç mi hiç hoşlanmaz. Kesin hükmü taşımayan şeye selam bile vermez. Bu konuda kimsenin gözünün yaşına bakmaz. Sözgelimi, iki artı iki beş diyene de, yüz beş diyene de sittiri çeker. Kimseye ayağı alışsın diye kıyak çekmez. Matematiğe göre bir şey ya kesindir ya da hiçbir şeydir. Filozoflar gibi tartışmakla mesai tüketmez. Diğer bilimlerin aksine her hükmü kesin ve tartışılmazdır. Ve onunla zıtlaşarak kimse bilim yapamaz.

Zihinde var olan matematiksel nesneler hakkındaki bilgi, nasıl olur da gözlemleyebildiğimiz fiziksel gerçeklikten daha kesin olabilir? Fiziksel gerçekliğin, zihinde olan ve 'inanılan'a mahkum ve mecbur olmasının hikmeti nedir? Sanırım buna benzer sorular yüzünden matematikçi Alfred Renyi, "İnsanın var olmayan şeyler hakkında var olanlardan daha çok şey bilmesi ne kadar gizemli" diyerek küçük dilini yutmuştur. İyi de etmiştir. Çünkü matematik gevezelikten hazetmez.

Jerry P. King üstadımız matematiğin sanat olduğuna kendisini öyle kaptırmıştır ki; ona bakarsanız matematikçi sanatçı, matematik de sanattır. Öyle ki, matematiği estetikle, şiirle ilişkilendirmek için kırk dereden su getirir. Getirdiği sular da içilmeye layık sulardır. Ne ki, bir kıza kur yapmak için logaritmadan bahsetmek yerine, "Ben sana mecburum bilemezsin" demek daha evladır. Bana sorarsanız matematikle kız tavlanmaz. Hele ki aşka, hiçbir faydası olmaz. Aşk başlı başına problem oluşturma ve yaşama halidir. Matematik ise yakaladığı her problemin kafasını ezer. Zaten evlilik "ezik kafalı aşk"tan başka nedir ki!..



Yenişafak
11/06/2006


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Deneme
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Deneme:
DOĞRULUK KAYGISI


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 4.64
Toplam Oy: 37


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

DOĞRULUK KAYGISI

"Matematik ve ezik kafalı aşk" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke