Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 142 Üye Adayı ve 10 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Dağ Başında...
 İsimler
 Cemil Meriç
 SULUKULE
 Gelenek
 Birleşik Devletler'e ait bazı coğrafik bilgiler
 Dilemmalara, tekliğe, vahdete dair
 CEZA ve Rap
 Töremeyesiceler...
 tahammül
 köy
 eskimiş bir dosta
 J.J.ROUSSEAU ve EMİLE
 Berat Kandili
 Keşke hiç yaşamasalardı!..
 Dilemma
 SANAT'IN TARİHİ
 TNT'ye Kafa Atmak
 4 ağustos

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Ahmet Zeki Gayberi: Aloo! Kes sesini!
Tarih: 31.12.2005 Saat: 14:30 Gönderen: karakutu
 

İnsanı sevdiğini gösteren her eylem, kutsaldır... Ama bunu telefonla, mesajla yapmaya kalkışma zevzekliğine ‘yeter artık’ demenin vakti geldi de geçiyor...

Telefonun, ayrılıkların lezzetini, gurbet acısını, sıla özlemini, arzulamayı ve vuslatı piç eden işlevselliğine isyan ediyorum…

Sersemletici yabancılaşmanın hazzı yüzünden, kablolarla, ahizelerle konuştuğumuzu fark etmiyoruz bile. Ruhsuz, ‘paket’ mesajlarla bu yabancılaşmayı daha da körüklüyoruz.

Mesajla bir şeyleri kutlayıp, sevap bekleyenlere sesleniyorum; Bu gösterinin şaklabanı da seyircisi de sensin unutma! Yani kendinden, samimiyetinden kontör düşüyor anlamıyorsun...

“Gösteri çağı, ideolojinin yerine kozmetiğin geçtiği, hakikatin imaja yenik düşerek içeriksizleştirilip eğlenceliğe çevrildiği, muhakemenin kaybolduğu bir çağdır.”
(Neil Postman)



Oldum olası, mekanik bir aygıtın karşında düştüğüm aczi insanlara ifade etmekte güçlük çektim. Telefondan bahsediyorum...
Onunla, sözüm ona sohbet denen ve uzadıkça yavşayan sakızları sevmiyorum…

Manevi, duygusal ve metafizik içerikten yoksun dijital iletilere, mesajlara illet oluyorum…

Telefonla, dini, ideolojik ve insani hiçbir düşüncenin, karşı taraftakine aktarılacağına ve onda gerekli hassasiyeti uyandıracağına inanmıyorum…
Telefonun, ayrılıkların lezzetini, gurbet acısını, sıla özlemini, arzulamayı ve vuslatı piç eden işlevselliğine isyan ediyorum…

Sözde, maşuk ile özlem tesis eden, ancak gerçekte sağaltıcı bir mastürbasyondan, yani, “Oh bunu da aradan çıkarttık”tan başka hizmeti olmayan bu soğuk aletten nefret ediyorum…
Bazen, sürekli temas, acıyı kaşıyor. Bazen, yalana sevk ediyor.

Bakırköy minübüsünde, “Yok abi! Şu anda görüşmemiz imkansız, daha Kadıköy’deyim” diyene bizzat şahit oldum…
Telefonla, derdini değil meramını anlatırsın. Haber verirsin, durum bildirirsin. 10 yıl önceyi hatırlayalım. Sözün namusuna güvenip günler öncesinden buluşma yeri ve saati tertip eder ve -ölüm olmadıkça- buluşurduk. Şimdi herkesin uydularla fezayla konuştuğu bir dönemde, son anda arayıp “İşim çıktı” bahanelerine sığınıldığına şahit olmak gönlümü yaralıyor...
Muhabbet ettiğimizi sandığımız muhatabımız, aslında büyük bir yanılsama! Karşımızda kimse yok aslında!

Sersemletici yabancılaşmanın bizi ele geçirdiği duygularla, mekanik bir aygıtla, kablolarla, ahizelerle sesleştiğimizi, karşımızda bir insan olmadığını bilinçaltına tulum peyniri gibi bastırıyoruz…
Hele mübarek gün ve gecelerde, bayramlarda ve bizim için anlamı olan günlerde, cepten ucuz yollu mesaj atma terbiyesizliğinin vardığı haddini bilmezlik, pespayelik, samimiyetsizlik ve içeriksiz edebiyat katletme zevzeklikleri, iletişimde soytarılığın vardığı şahika gerçekten...

Bir de beleş mesaj kontenjanından, paket bir dörtlüğe kurban gitmenin tek anlamı var bence o da; resmen tacize uğramak...

GSM şirketlerinin kâr hanesini şişirirken, sevap hanesinde artış beklemek kesinlikle saflıkla açıklanamayacak kadar enayiliğe yakın bir ruh durumunu işaret ediyor.

Otomatiğe bağlı bir kutlama, sevap bekleme, gönül alma beklentisindeki insanların sayısındaki dehşet artış, yakında bu özel kişilikler için onların yerine sanal ibadetler yapan aletlerin icat edilmesinin de habercisidir. Çünkü piyasada talep eden malzeme bu kadar çok olunca elbette ki karşı malzeme de arzolunacaktır...

Sıla-i rahim’in yerini cep to cep iletiler alıyorsa, yollarsın bilmemkaç bilmemkaça yeni bir ileti, yerine namaz da kılarlar. Hem ne dersiniz daha güzel olmaz mı..?

 


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Ahmet Zeki Gayberi
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Ahmet Zeki Gayberi:
Aloo! Kes sesini!


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 3.80
Toplam Oy: 42


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

Aloo! Kes sesini!
Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner
Ruh hastalarına ölüm tehlikesi
Herkesin bir derdi, değirmencinin de su derdi

"Aloo! Kes sesini!" | Hesap Aç/Yarat | 4 yorum | Tartışma Ara
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Re: Aloo! Kes sesini! (Puan: 1)
Gönderen: ugur77 Tarih: 06.01.2006 Saat: 08:28
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder | Günlük)
bu ülkede cep telefonu yaşının ilk okula kadar düştüğü bir zamandayız. yeni yetme bebelerimiz telefonlardan konuşmaya başladı önce baba demeden. her ay yeni model almak için çırpınan asgari ücretllerin ülkesiyiz biz.her gün gasp diye söylenen suçlarda çalınan en öenmli eşyadır cep telefonu.bu kadar bilinçsiz bir toplum olduk ki şaşıyorum.bir cep telefonu için 10 yıl ceza alanlar kadar suçluyuz bunu bir organ gibi telakki eden zihniyetimizle.ithalata giden milyar dolaralrı görmeyenler bir gün nereye varacaklarını da tahmin edebilirmi ki.her şey sanal oldu ve bir sanal ile gerçekliği karıştırıken sömürülmeye devam edeceğiz bilelim.gsm şirketleri önemli günlerde sevaptan kazanırken siz ay sonu faturalarınızı ve uçan kontürlerinizi düşünün.aklım duurdu.bilmem kapsama alanı dışına mı çıktı ne.....



Re: Aloo! Kes sesini! (Puan: 1)
Gönderen: sokakkedisi Tarih: 06.01.2006 Saat: 09:20
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
güncel ve çok güzel bir tesbit...arık gidişatı engellemek te imkansız ne yazık ki...



Re: Aloo! Kes sesini! (Puan: 1)
Gönderen: nirengi63 Tarih: 25.01.2006 Saat: 01:50
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
Modern çağın keşmekeşlikleriyle dolu ortamında sıkışan, sorunlara çare üretemeyen , kendisini yenileyemeyen bir insanın hezeyanlarıyla karşı karşıyayız.Günümüz teknolojik gelişmelerine pratik ve teorik herhangi bir katkı sağlayamayan bir toplumun ferdi olarak yazar maruz görülebilir.Pratik dünyada söz sahibi olmanın olmazsa olmaz şartı ;özellikle elektronik teknolojisinde var olabilmedir.Bu yazıyı okuyan genç dimağlar bir yerde nostaljiye esir düşecek ve kendilerinden beklenebilecek ilim ve fenne katkıyı basit bir uğraş olarak görebileceklerdir.Meselenin diğer bir boyutuda bütün insanlar birbirleriyle direk irtibat kurma ekonomik alt yapısına sahip olmaları düşünülemez.Artı herkes tanıdığı bütün insanlarla arkadaş veya dost olmayabilir.bu kategorideki çevresine insanların teknoloji nimetiyle ulaşıp kendilerini hatırlatması ve hal hatır sorması neden yadırganır anlayamadım.bu tür mesajlar sonunda kişilerin birbirleriyle karşılaştıklarında " mesajını aldım beni hatırladığın için teşekkür ederim"dediğini herhalde toplumun dışında yaşamaya alışmış yazarımız hiç rastlamamıştır.Kendi sığ çekirdek aile ve iş ortamından dışarıyı göremeyen ,halkı üst katlardan bakarak değerlendirmeye çalışan insanların yorumlarına benzeyen bu yazıyı yazarın yeniden düşünüp ele almasını temenni ederdim.Hem kime hangi şartlarda nasıl sevap yazılacağına ; kimin karşısındakilerle hangi duygularla iletişim kurduğuna sanırım kimse karar veremez.Onu Ancak Allah bilir.Bu gün mesajlaşmaya karşı çıkanlar geçmişte , dumanla,kuşlarla,telgrafla,mektupla haberleşmeyede karşı çıkmışlardır.Bunların çırpınışları hiç bitmeyecek soyları tükenmeyecektir.


 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com RSS uyumludur RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke