Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 235 Üye Adayı ve 9 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri
 vahşi
 Rüya
 Bizler geçmişteki insanlardan daha mı akıllıyız?
 Yaz Dedi Tanrı
 Melekler ağladığında
 Kanadım
 VELEVKİ TARTÜF
 Duan dileğindir...
 Kısa cümleler yazacak bu kalem
 İçinden at başlığını
 atlet giyen tanrıça
 Nazım Hikmet / Masallar
 Mucize Bu!

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Salih Tuna: George W. Bush'un reenkarnasyonu
Tarih: 31.12.2005 Saat: 13:40 Gönderen: karakutu
 

12 Eylül öncesinin zorunlu seyahat tekliflerini hatırlayanlar bilirler. Ağabeylerimiz ağız dolusu haykırırlardı:

"Komünistler Moskova'ya!"

Faşistler mi?

Onların coğrafya seyahat biletleri indirimli tarifeden çoktan kesilmişti.

Biz o vakitler mahalle aralarında top koşturuyorduk. Ekmek bıçağı ile topumuzu hacamat eden kahraman bakkal Rami amcaya büyük atlastan yer aramıştık: "Mançurya..."


Ne komünistlerin Moskova'ya "hicret" edecekleri vardı; ne de Rami amcanın Mançurya'ya... Kimsenin bir yere gittiği/gideceği yoktu. Olsun, yine de acayip rahatlardık. Bunun, günümüz yükselen uygun ifadesi; "Canın cehenneme"dir.

Soğuk savaş dönemi ideolojik kitlesel kalaydan, pırıl pırıl bireysel kalaylamaya geçiş, işte bu "dublaj veledi" lakırdı sayesindedir.

"Layık olduğu ömrü süremedi..."

Fransız şairi Baudelaire'in yaşantısını özetleyen bu güzel deyişi aktarmamıza bakarak, sakın ola ki Sartre'ın o nefis "Baudelaire" incelemesinden söz açacağımız sanılmasın.

Maksat, lafın rotasını Max Deauville'in "Baudelaire" adlı mizahi hikayesine çevirmeden, okuyucunun kemerleri bağlamasına fırsat tanımaktır. Üstelik yeri gelmişken heybemizden okkalısından bir kitap boşaltalım ki, havamız olsun.

Max Deauville söz konusu hikayesinde, Baudelaire'in "ruh göçümü"nü konu eder.

"Ruh göçümü" de ne ola?

Ruh göçümü, bildiğiniz tenasüh inancının TDK'daki karşılığıdır:

"Ruhun bedenden bedene intikal etmesi."

Yani, reenkarnasyon.

Evet, batıl itikat... Lakin kullanmasını bilirseniz, batıl olduğu kadar da eğlencelidir.

Küreselleşmeden söz edilen postmodern zamanlarda, zorunlu coğrafi seyahat teklifleri anakronik kaçacağından, reenkarnasyon meseliyle metafizik düşe yatmak oldukça rahatlatıcıdır.

Efendim? George W.Bush'u düşün kralına yatıracağız da, az sabredin. Madem Deauvill'den bahsettik, hikayesine şöyle bir bakış fırlatalım ki, bakarsınız yine adamcağıza işimiz düşer, ayıp olmasın.

Deauville, ilkin bokböceği daha sonra sırasıyla sümüklüböcek, kedi, köpek derken, on ikinci kez yeniden doğuşunun ardından yarış atı kılığındaki Baudelaire'i anlatır. Yarış atı kılığındaki Baudelaire, üzerine bahse giren seyirci denen "kirloz"ları suçlar. Suçlar suçlamasına ama iyisinden azarı işitir. "Fleurs du Mal" için kazandığı parayı günümüzde kazanması şöyle dursun, şiirlerini basabileceği kağıdı satın alması bile mümkün değildir; haline şükretmelidir. Hikayenin sonunda huysuzluğu artan Baudelaire'in tepinmesine, çifte atmasına, kişnemesine aldırış edilmez ve ahırın kapısı yüzüne kapatılır.

ABD Başkanı George W. Bush bu dünyadan ayrılmak zahmetine katlandığında, Max Deauville'in Baudelaire'e reva gördüğünü ona reva görecek değiliz. Gariban dünya halklarına yaptığını Bush'a yeni hayatında hayvanların yapması maazallah mümkündür. Ayrıca ot ve saman bulmak için onca yıl didindikten sonra hangi amaç uğruna yaşadığını bilmeden bir ikinci reenkarnasyon yolculuğuna çıkmasına, sizi bilmem ama benim vicdanım elvermez.

Schopenhauer'ın demesine göre, önceki hayatında ölmek zorunda olduğunu bilen "metafizik hayvan" olan insanoğlunu, herhangi bir ahırda tımarlanmış bir at olarak düşlemenin bir çok sakıncası vardır. Mesela, Bush'u, aralarında görmeye tahammül edebilecek kadar demokrat olmayan ahır cemaatinin cıngar çıkarması kuvvetle muhtemeldir.

Şaşacaksınız ama kestirmeden söyleyeyim; Bush'u ikinci hayatında hep papatya çiceği olarak düşlemişimdir. Ama kopardıkça hiç tükenmeyen bir papatya: "Seviyor-sevmiyor, seviyor-sevmiyor..."

 


Yenişafak
28/12/2005


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Deneme
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Deneme:
DOĞRULUK KAYGISI


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 4.55
Toplam Oy: 9


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

DOĞRULUK KAYGISI

"George W. Bush'un reenkarnasyonu" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke