Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 230 Üye Adayı ve 10 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri
 vahşi
 Rüya
 Bizler geçmişteki insanlardan daha mı akıllıyız?
 Yaz Dedi Tanrı
 Melekler ağladığında
 Kanadım
 VELEVKİ TARTÜF
 Duan dileğindir...
 Kısa cümleler yazacak bu kalem
 İçinden at başlığını
 atlet giyen tanrıça
 Nazım Hikmet / Masallar
 Mucize Bu!

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


İskender Pala: Huzur dersleri
Tarih: 15.10.2005 Saat: 05:56 Gönderen: karakutu
 


DÜN / BUGÜN

Ramazan bereketi denir ya, işte tam da ondan bahsedeceğiz.

Bilmem farkında mısınız; artık ramazanlar pek çok toplantıya, görüşmeye, konferans ve etkinliğe zemin hazırlıyor, çeşitli kuruluşlar özellikle kültürel etkinlikler düzenlemek açısından neredeyse birbirleriyle yarışıyorlar.


Eskiden yalnızca büyük şehirlerde düzenlenen bu tür programların gitgide Anadolu kasabalarına kadar yayılması doğrusu entelektüel birikimlerin paylaşılması açısından hayli yararlı da oluyor. Keşke bu toplantılara masanın her iki yanından da daha çok insan katılabilse; daha çok bilgi ve kültür akışı sağlanabilse.



Lüks otellerde verilen iftar yemekleri bahsi var bir de. Kültürel amaçtan ziyade bir dost ağırlama faslı gibi. Buna da elbette ihtiyaç var, illa ki bu tür lüks sofralarda iftar etmek herhalde fakir fukaranın da hakkı olsa gerektir.

Anlattıklarımızın paralelinde geçmişe bakacak olursak Osmanlı entelektüellerinin ramazana has toplantıları içinde huzur derslerini en ön sırada görürüz. Osman Gazi zamanında başlayıp Murad Hüdavendigar’ın tertibiyle resmileşen ve her ramazanın ilk sekiz gününde icrası gelenek haline gelen huzur derslerinde şeyhülislam ile onun seçtiği 8-10 kadar alim bulunur, bunlardan birisi (genellikle ulemâdan olur) bir sureden ayetler okuyup meal ve tefsirini verir, sonra da meclistekiler (bunlar da müderrislerden seçilir) sorular sorarak meseleyi müzakere ederlerdi. Öğle namazıyla ikindi arasında ve hünkar huzurunda icra edilen derslerin katılımcıları her gün ayrı kişilerden seçilebilirdi. Müzakerecilere üç aylar başlangıcında ders konusu ve katılım günleri habe r verilir, böylece hazırlıklı bir toplantı icra olunurdu. En son huzur dersi Halife Abdülmecid huzurunda 1924 ramazanında yapılmıştır. Huzur derslerinin sonunda padişaha dualar edilir, o da alimlere hatırı sayılır hediyeler verirmiş.

Atalarımız huzur derslerine özenerek halk arasında da toplantılar tertip etmişlerdir. Bu toplantılarda da keza zamana ve mekana uygun okumalar ve açıklamalar yapılırmış. Konaklarda ve eşraf arasında Leyla ile Mecnun okumaları, mahalle kahvelerinde Kan Kalesi, Hamzaname, Battal Gazi gibi destanlar okunması gelenektendir. Okunan kitaplar o zamanın imkanlarına göre elyazması olduğundan, ramazandan evvel sahaflardan kira ile temin edilir, okuma bilen bir kişi okudukça anlatıma yorumlar katar, zenginleştirir, hatta mahallileştirdiği de olurmuş. Bu tür meclislerde masrafı bazan tertipleyen karşılar, bazan da kahvehane sahibi kitabı okuyandan kahve ve çay parası almaz, onun yerine dinleyicilere bolca servis yaparmış. Bu meclislerin en büyük sakıncası, hiç şüphesiz, kitabı okuyanın yazıyı söktüremeyip heceleye heceleye okumasıdır.

Eski çağların entelektüel muhitlerinden biri de enderun iftarlarında teşekkül edermiş. Özellikle ramazan ortasında kutsal emanetlerin ziyarete açılmasıyla birlikte enderun iftarları fevkalade önem kazanır ve devlet ricali burada iftarda buluşmaya can atarmış.

Bir de lezzeti estetikle buluşturmak isteyenlerin Bayezit Kulesi’nde yaptıkları iftarlar vardır. Ramazanın yirmisinden sonra iki veya üç defa yapılır, katılmak isteyenlerin çokluğu ile hiyerarşik hırgür çıkar, buna mukabil davetiye gönderilenler gelemezlerse paylarına düşen mükellef sofralarını gönderirlermiş. İftarı düzenleyenler, yaşlı olup kuleye çıkamayacak zengin paşalara ve hidivlere davetiye göndererek mükellef sofralar kurdurturlarmış. Oruç haliyle kuleye çıkmanın zahmeti, herhalde yukarıdan Adalar ve Marmara manzaraları ile Yeşilköy taraflarındaki gün batımını seyretmeye değer bir şey olsa gerek.

Burada bir notu da ilave edelim: Eski İstanbul sofralarının ramazan çorbası işkembeden ibarettir. O kadar ki, iftarda işkembe çorbası bulundurmayan ev sahibi ayıplanırmış. Top atılır atılmaz bütün şehrin, intikam alırcasına işkembe çorbasına saldırdığını varın siz düşünün!..

Hiç şüphesiz eski ramazanlarda midelerden öte gönüllerin doyması için de zengin ve zarif nimetler ilgililere sunulmuştur. Bugünün ramazanlarında onlardan eksik kalan bir yanımız olduğunu sanmıyorum. Mideler, zihinler, gönüller ve hassaten ruhların ziyafeti adına biz de ona “onbir ayın sultanı” diyoruz zaten.


ACAYİP / GARAYİP

Vaktiyle musıkişinas bir Tesbihçi Emir Efendi yaşamış. Bayezit Camii avlusunda tesbih satar, bu sırada kendi bulduğu bir terennüm ile “Tesbihim birer paraya!” diye şarkı okur gibi sesine ahenk verirmiş. Garip tesadüftür, bu tesbihçi öldüğü zaman “Tesbihim birer paraya!” sözünü ebced ile hesap edenler tesbihçinin ölüm yılına tekabül ettiğini görmüşler.


BERCESTE

Neşv ü nemâ bulamaz düşmeyicek hâke nebât

Mütevâzı olanı rahmet-i Rahmân büyütür

Laedrî

(Bir tohum, toprağa düşmeyince asla büyüyüp gelişme gösteremez. Çünkü mütevazı olup başını yere indireni Allah’ın rahmeti büyütür.)




Zaman
13/10/2005
 


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Divan Edebiyatı
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Divan Edebiyatı:
Gelen Giden


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 4.5
Toplam Oy: 8


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

Darbe belgelendi
Gelen giderken
Gelen Giden

"Huzur dersleri" | Hesap Aç/Yarat | 1 yorum | Tartışma Ara
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Re: Huzur dersleri (Puan: 1)
Gönderen: nejla Tarih: 13.09.2006 Saat: 04:42
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
En güzelin sevgisi hep üzerinizde olsun, Bugün de huzur dersleri düzenlenmeye çalışılıyor; ama o kadar hazin bir tablo aksediyor ki gönüllerimize...Ne biraz rahalama ne de birazcık bilgi edinimi var bu sohbetlerde.Sanki insanların hepsine aynı şeyler öğretilmiş de, bu kelamlardan gayrısının sarfı yasakmış gibi bir hal var cemiyet insanının üzerinde. Birçok kez gittim bu toplantılara her defasında kapıdan girerken daha iyisi olacak inşallah temennasıydı yüreğimden geçip dilimde vücut bulan düşünce;fakat kapıdan her çıkışımda bir başka oldu hüznüm.İnsanlar öğenmeye,gelişmeye,bu gayeyle çalışmaya çok mu uzaklar yoksa bunlara ayıracak vakitleri mi yok(!) bilmiyorum ama yüreğimdeki hüzne sus deyip daha çok sabır diliyorum Mevla'dan. Dilerim her şey daha güzel,insanlar daha bilgili sohbetler de iç açıcı olur hayırlı ramazanlar....


 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke