Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 70 Üye Adayı ve 10 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Dağ Başında...
 İsimler
 Cemil Meriç
 SULUKULE
 Gelenek
 Birleşik Devletler'e ait bazı coğrafik bilgiler
 Dilemmalara, tekliğe, vahdete dair
 CEZA ve Rap
 Töremeyesiceler...
 tahammül
 köy
 eskimiş bir dosta
 J.J.ROUSSEAU ve EMİLE
 Berat Kandili
 Keşke hiç yaşamasalardı!..
 Dilemma
 SANAT'IN TARİHİ
 TNT'ye Kafa Atmak
 4 ağustos

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Ahmet Zeki Gayberi: Tembellik kutsal mıdır?
Tarih: 23.09.2005 Saat: 01:03 Gönderen: karakutu
 

Doğumla başlayan kalp atışları, aslında ölüm şafağının geri sayımıdır…
Çalışmadan, üretmeden, en kestirme yoldan tefekküre ve hazza ulaşmanın yoludur emeksiz zenginlik…

Neo-liberal kapitalizmin “sosyelit”e kapak olan getirilerinden biri de budur.
Zengin ülkelerin ‘ulu hoca’larının para-iktidar ilişkisindeki çıkarımları, insanı, üretebilme gücünden arındırılmış bir soysuza çevirmiştir…

Tanrı, ruhunun en yaratıcı tarafından üflemiştir ademoğluna. Modern-zengin Batının, bugün fikri mastürbasyona vardırdığı “aylaklığı kutsama” girişimlerine “biz açların” kıçıyla gülmesi de bu yüzdendir…
En büyük paradoks ise, çalıştıkça tüketmek, tükettikçe çalışmak zorunluluğunun çaresizliği…




Doğumla başlayan kalp atışları, aslında ölüm şafağının geri sayımıdır…
Doğar, yaşar, çalışır, çalışır, çalışır ve ölürüz….

İstanbul’da aylarca iş arayan bir arkadaşım;
-“Rasyonel olarak nasıl zengin olabileceğimi biliyorum artık” demiş ve eklemişti:
-“Sabah uyandığımda Tanrı’nın ismime mühürlediği çil çil altınlarla dolu bir çuval altın bularak…”
At yarışları, ganyan, iddia, loto, toto, piyango… Hepsi de milyonların sınıf atlama hülyalarını süslüyor.

Loto’nun o hafta 5 trilyon ETL vereceğini duyan bir amca, her hafta 400 milyon ETL’lik kupon aldığını söylemişti unutmuyorum. Neredeyse bir asgari ücretlinin maaşını her ay loto’ya yatırıyordu…
Çalışmadan, üretmeden, en kestirme yoldan tefekküre ve hazza ulaşmanın yoludur emeksiz zenginlik…

Üretmeden, mirasla, ganyanla, lotoyla, hortumla, vurgunla gelen servet de, insanı tefekküre, edilgenliğe, her şeye ve herkese tepeden bakabilmeye kısacası hedonistçe bir kaygısızlığa ulaştırabilir…
Kendi ben-merkezli erdem ve ahlak yapınızı bile kuracak-dayatacak kadar yalaka ve pervane zümresi bulabilirsiniz etrafınızda…

Neo-liberal kapitalizmin “sosyelit”e kapak olan getirilerinden biri de bu olsa gerek…

Halbuki insan, bütün dinlere, antropolojiye, tarihe, kültüre, geleneğe ve hatta felsefeye kadar bütün inanç örgüleri ve öğretileri tarafından, çalışmaya, üretmeye, yaratmaya yatkın bir varlık olarak tarif edilmiştir.

Tanrı, ruhunun en yaratıcı tarafından üflemiştir ademoğluna. Modern-zengin Batı felsefesinin bugün fikri mastürbasyona vardırdığı “aylaklığı kutsama”, tembelliğe varoluşsal kılıf uydurma, ataleti, ‘ahlak’ sayma girişimlerine “biz açların” kıçıyla gülmesi de bu yüzdendir…

Özellikle, eni boyuna denk geldiği için trampet çalan, kitleleri sadece ve sadece müzik ve spor organizasyonlarında bir araya getirebilen yeni küresel paradigmanın, bireyi çaresiz kılan ekonomik yapısını ve bu algısını cihana teşmil etmesi, felsefi bir dogma-dolma kadar bile yutulacak cinsten değildir…

Zengin ülkelerin ‘ulu hoca’larının para-iktidar ilişkisindeki çıkarımları, insanı, üretebilme gücünden arındırılmış bir soysuza çevirmiştir…

“Para varsa iktidar sizsiniz”, “Para varsa teb’a ve kul bulursunuz” genel yargısı, pratikte geçerliliği olsa da nihayetinde bir şamar gibi insanlığın -o soyut diye dalga geçilen- onur katmanları arasında foseptik bir işleve bürünmeye mahkumdur…

Mükemmeliyetçiliği dayatan hegamonik kültür algılayışı, kısa yoldan köşe dönmeyi de beraberinde getirdi… Madem iktidar-otorite varsıllıkla ilgilidir, tez elden iktidara ulaşmak gerek! Bu da, kişilik bozulmalarına, özgürlüğümüzü kazanmanın tek yolunun paraya kavuşma ile çözülebileceği yanılgısına sürüklüyor…
Ancak bugün çalıştığımız için, hayata dair dönüştürücü bir gayret içinde olduğumuzu da iddia edemiyoruz. Daha çok, bir homo-ekonomicos olarak etiketlendiğimizi, sosyal konumumuzun belirlendiğini hissetmek ise paradoksal bir sarmala gark ediyor bizleri…

Açlığı yenmenin, hayata tutunmaya çabalamanın, köpek gibi değil insanca bir ömür sürmenin gün geçtikçe zorlaştığı bir devirde, çalışmanın bir anlamı da kendimizi bu lanetlediğimiz yapıya yaranma-yamama- şekline bürünüyor. Ama çalışmanın tek anlamı, aç kalmamak değildir ki…

Boş gezmenin, aylaklığın, ataletin, hangi boşlukları, hangi hiçliği doldurduğunu iyi tespit etmeliyiz.
En büyük paradoks, çalıştıkça tüketmek, tükettikçe çalışmak zorunluluğunun çaresizliği…
 

gayberia@yahoo.com


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Ahmet Zeki Gayberi
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Ahmet Zeki Gayberi:
Aloo! Kes sesini!


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 4.33
Toplam Oy: 12


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

Aloo! Kes sesini!
Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner
Ruh hastalarına ölüm tehlikesi
Herkesin bir derdi, değirmencinin de su derdi

"Tembellik kutsal mıdır?" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com RSS uyumludur RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke