Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 230 Üye Adayı ve 9 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri
 vahşi
 Rüya
 Bizler geçmişteki insanlardan daha mı akıllıyız?
 Yaz Dedi Tanrı
 Melekler ağladığında
 Kanadım
 VELEVKİ TARTÜF
 Duan dileğindir...
 Kısa cümleler yazacak bu kalem
 İçinden at başlığını
 atlet giyen tanrıça
 Nazım Hikmet / Masallar
 Mucize Bu!

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Rasim Özdenören: Herkes doğru dese de yanlış yanlıştır
Tarih: 15.09.2005 Saat: 14:00 Gönderen: karakutu
 

Bir önceki yazımızda (8 Eylül 2005), bir tartışmayı, meselenin en dibinden, en temelinden ele alarak yürütmemiz gerektiğini söylemiştim. Çünkü yüzeyde görülen mutabakatın, aslında derinlere indirildiğinde pek de bir mutabakat olmadığı ortaya çıkabilir diyorduk. Şimdi, gene aynı iddiayı sürdürmek istiyorum. Eğer taraflar oportünist bir tavır içinde değillerse, yüzeydeki uyuşma veya uzlaşma, aslında ve hakikat planında fazlaca bir anlam taşımaz, diyorum.

Nitekim gündelik hayatımızda, muhataplarımızla öyle karşılıklı konuşlanmalar üzere bulunabiliriz ki, onlarla belirli konuda anlaştığımızı sanabiliriz. Oysa, anlaştığımızı sandığımız o hususlardan biri pratik olarak karşımıza çıktığında, o konuya bizim bakışımızla, muhatabımızın bakışının hiç de örtüşmediğini fark edebiliriz.



Ama pratik zorunluluklar, bizim, birbirimizle anlaşmamızı öngörüyorsa, biz de, diğer faktörlerin üstünü örterek, durumu "idare etmeye" kalkışabiliriz. Ancak böyle yaptık diye, gerçekten anlaşmış sayılır mıyız? Öyle bir kabul içinde görünmek, o görüntüyü hakikat yapmaya yeter mi?

Bahsi geçen yazının bir yerinde şunu söylüyorduk: "Bir yanlış, her zaman yanlıştır. O yanlışa zamanla hoşgörüyle bakılması veya o yanlışı zamanla herkesin benimsemiş olması, giderek o yanlışın artık hatırlanmaz oluşu ve böylece onu herkesin doğru diye kabul etmesi, asla, asla, asla, onun artık doğru haline geldiğini göstermez. Çünkü yanlış bir temelin üzerine doğru bina inşa edilmez, edilemez. Batıl bir temel üzerine hakkı inşa edemezsiniz. Amerika veya İngiltere veya herhangi bir gayrimüslim ülke (devlet), Müslümanlara müsamaha gösterse, onların baş örtüsüne, namazına vb. müdahale etmese, o ülke Müslümanlarca belki sempati görür; fakat bu durum o ülkenin Müslümanlaştığı anlamına gelir mi?"

Şimdi, bu mülahazalar üzerine birisi kalkıp şu itirazı ileri sürse ve dese ki: "Yanlış her zaman yanlış olmuyor, bugün için geçerli olan yanlışlar yarın doğru olabiliyor, bugünkü doğrular da yarın yanlış olabilir. Bu olay tabiî ki daha çok ön kabule bağlıdır. Temel dayanağın sakatsa (yanlışsa demiyorum) üstüne inşa ettiğiniz bina da sakat olacaktır."

Böyle bir karşı çıkış, tam da bizim söylemek istediğimiz hususu örneklendirmiş olur. Biz kelime oyunu peşinde değiliz. Yanlış kelimesinin yerine sakat kelimesini ikame etmekle hedeflenen gerçeklik değiştirilmiş olmaz. İtiraz sahibinin kelimelerini kabul ederek düşünsek bile, ortada değişen bir gerçekliğin bulunmadığı ortadadır. Şöyle ki, yanlış kelimesini kullanmaktan kaçınıp onun yerine "sakat" kelimesini kullansak ve o ifadeyi aynen benimsesek ne çıkar? "Temel dayanağın sakatsa (yanlışsa demiyorum) üstüne inşa ettiğiniz bina da sakat olacaktır." demek, neyi değiştiriyor? Yani sakat bir temel üzerine bina inşa etmek sakat bir iş olacaksa, bu iş zaten ve kendiliğinden yanlış olmuş olmuyor mu?

Ama bazılarının dikkati tuhaf iş görüyor. Siz, parmağınızla bir hedefi işaret ediyorsunuz, arkadaş o hedefe bakacağına parmağınıza bakıyor. Siz parmağınızı değil, fakat başka bir yeri hedeflediğiniz için, uzlaşmanız da imkânsız hale geliyor. Çünkü o, ısrarla, sen bana parmağını göstermedin mi, diye sorup durdukça, tartışmanın sağlıklı yürütülmesi bir yana, tartışmanın zemini bile ortadan kalkmış oluyor.

 

Yenişafak
11/09/2005


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Deneme
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Deneme:
DOĞRULUK KAYGISI


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 4.80
Toplam Oy: 21


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

DOĞRULUK KAYGISI

"Herkes doğru dese de yanlış yanlıştır" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke