Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 242 Üye Adayı ve 10 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri
 vahşi
 Rüya
 Bizler geçmişteki insanlardan daha mı akıllıyız?
 Yaz Dedi Tanrı
 Melekler ağladığında
 Kanadım
 VELEVKİ TARTÜF
 Duan dileğindir...
 Kısa cümleler yazacak bu kalem
 İçinden at başlığını
 atlet giyen tanrıça
 Nazım Hikmet / Masallar
 Mucize Bu!

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Hilmi Yavuz: Edebiyat tarihinin siyasi tarih olarak okunması üzerine notlar
Tarih: 14.09.2005 Saat: 14:26 Gönderen: karakutu
 

Tevfik Fikret’in ölümünün 90. yıldönümü dolayısıyla onun bu kez ‘Aydınlanmacı’ bir kimlik atfedilerek anılması, aslında semptomal bir okumayla Türk entelektüel tarihinin dönüşümü konusunda manidar ipuçları verebilir.

Geçen haftaki yazımda da belirtmiştim: Tevfik Fikret’le Mehmet Akif arasında, Fikret’in ‘Tarih-i Kadim’ şiirindeki iki dize üzerine başlayan atışma, sonunda bir İlerici- Gerici kavgasına dönüşür. Rahmetli dostum, edebiyat tarihçisi Atilla Özkırımlı, ‘Tevfik Fikret’ kitabında, bu ‘çatışma’nın ‘ilerici- gerici biçiminde konulması[nın] yanıltıcı’ olduğunu, ‘sorunu Batıcılarla İslamcıların çatışması biçiminde koyma[nın] daha doğru olaca[ğını]’ bildirir;- haklıdır da! Gelgelelim bu tartışma, daha sonraki uzantılarıyla, ‘ilerici-gerici kavgası’ biçiminde anıldığı gibi, ‘sağ-sol tartışması’ olarak da dile getirilmiştir.



Bizim zihin tarihimiz bakımından üzerinde durulması gereken, bu çatışmada Mehmet Akif’ten yana olanların ‘İslamcı’, ‘Doğucu’, ‘Gerici’, ‘Mukaddesatçı’ kimlikle, Fikret yandaşlarının, ‘Maddeci’, ‘Pozitivist’, ‘Ateist’, ‘Humanist’, ‘Batıcı’ ve şimdi de ‘Aydınlanmacı’ kimlikle anılıyor olmalarıdır. Dolayısıyla, Akif ve Fikret, bizim entelektüel tarihimizdeki iki temelli kutuplaşmayı temsil eder konumda görünüyorlar. Bu kutuplaşmanın daha sonra Nazım Hikmet ve Necip Fazıl üzerinden yürütüldüğünü de biliyoruz elbet..

Bütün bunlar neyi gösteriyor? Şunu: Türkiye’nin edebiyat (ama özelde şiir) tarihi, siyasi tarihe irca edilerek, siyasi tarih verileri olarak okunmaktadır. Hemen belirteyim ki, bir edebiyat ürününün, mesela bir romanın, belirli bir toplumsal dönemin çözümlenmesi için sosyolojik malzeme olarak kullanılmasından söz etmiyorum. O, bilimsel bir çözümlemedir ve kimsenin elbette buna bir itirazı olamaz. Benim üzerinde durduğum, olgulara ilişkin bir çözümleme değil, ideolojik önyargılarla yapılan değerlendirmelerdir. Şairin, şiirinin edebi değerine ya da değersizliğine bakılmaksızın öne çıkarıldığını, siyasal kimliğinin edebi kimliği ile yer değiştirerek onun yerine geçtiğini, mesela Fikret ve Akif konusunda olduğu gibi, kim görmezden gelebilir?. Bazı şairlerin ‘İslamcı’ kimlikleri ya da ‘solcu’ kimlikleri dolayısıyla büyük şair sayıldıklarına da tanık olmuyor muyuz?

İster Fikret-Akif kavgası olsun, ister Nazım Hikmet-Necip Fazıl kutuplaşması, her ikisinde de, sorunun bir edebiyat tartışması biçiminde konulmadığı da ortadadır. Orhan Okay, geçen hafta da andığım ‘Tarih-i Kadim Münakaşaları Dışında Fikret ve Akif’ başlıklı bildirisinde, ‘[b]aşlangıçta, yenilikçiler ve muhafazakârlar arasında bir münakaşa gibi başlayan hadise, 1940’lardan sonra Fikret’in Marksistler, Akif’in dindarlar tarafından bir bayrak haline getirilmesiyle değişik bir istikamete yönelir,’ der ve, dikkat edilsin, şunları ilave eder: ‘Bu davranışların her ikisi de doğrudan doğruya edebiyatla ve şiir sanatıyla ilgili değildir.’ Atilla Özkırımlı da aynı kanıdadır: O da Fikret’le Akif arasındaki ‘düşünce çatışmasını, bir edebiyat tartışması olarak görmemek gerek[tiğini]’ bildirir: ‘Ne bir dil ve biçim anlaşmazlığı, ne içerik’ değgin bir yenilik ve ne de genel olarak yazınsal bir sorun yol açmıştır bu kavgaya’.

Öyle görünüyor ki, Türkiye’nin entelektüel tarihinin ister ‘sağ-sol’, ister ‘ilerici- gerici’, ister ‘İslamcı-Batılı’, ister ‘muhafazakâr-yenilikçi’ biçiminde ifade edilsin, bu iki temelkoyucu bölümlenmesi, edebiyat da dahil olmak üzere, Türk kültürünün bütün kesimlerinde belirleyici olmaya devam etmektedir. Ekonomiden Dil’e (Osmanlıca kullananların ‘gerici’, ‘muhafazakâr’, ‘İslamcı’, sağcı’ sayılmaları gibi!) ve elbette edebiyata ve özelde şiire kadar, zihin hayatımızın her alanında belirleyici olan, bu temelkoyucu ikili karşıolum’dur (binary opposition).

Her zaman için geçerli bu belirleme. Kimileri gerçekten değerli, ama kimileri beş para etmez şair, salt ‘İslamcı’ ya da ‘komünist’ diye göklere çıkarılmadı mı; ‘beş para etmez’ler için sanki edebi değerleri varmış gibi retorik söylemler icad ederek?..



Zaman
14/09/2005
 


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Makale
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Makale:
Bir Fabl Olarak Fare ile Kedi Hikâyesinin Arkasındaki Mesaj


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 5
Toplam Oy: 1


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

Bir Toplum Mimarı Olarak Yahya Kemal
Bir İmparatorluğun Sonu
Kasırgalar yerine, hafif bir meltem biraz da...
Bir Fabl Olarak Fare ile Kedi Hikâyesinin Arkasındaki Mesaj
Kalkınma yöntemi olarak sosyalizm
‘Muhafazakâr sinema yazarı’ tam olarak ne demektir?
Dağ fareyi doğurmak üzere
Coca Cola Ve Fare
Dünya Klasikleri ile aranız nasıl?
Selim İleri: Bu şehirde Edip Cansever'le...
İsrail ablukasını ‘Onur’la deldiler
Kara Kedi
Aynı evin kedileri
Obez kediler
Büyükanıt: Örgütün arkasındakilere bakın
Keskin bir mesaj....
Hasan Cihat Örter'den mesaj var

"Edebiyat tarihinin siyasi tarih olarak okunması üzerine notlar" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke