Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 230 Üye Adayı ve 10 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri
 vahşi
 Rüya
 Bizler geçmişteki insanlardan daha mı akıllıyız?
 Yaz Dedi Tanrı
 Melekler ağladığında
 Kanadım
 VELEVKİ TARTÜF
 Duan dileğindir...
 Kısa cümleler yazacak bu kalem
 İçinden at başlığını
 atlet giyen tanrıça
 Nazım Hikmet / Masallar
 Mucize Bu!

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


İskender Pala: Hızır’ın külahını kapmak
Tarih: 09.09.2005 Saat: 17:15 Gönderen: karakutu
 

Divan şiirinin son temsilcilerinden bir İzzet Molla vardır (ö. 1829). Tanzimat’ın ünlü siması Fuat Paşa’nın babası. Yeniçerilerin kazan kaldırıp durdukları ve nihayet kazanın devrildiği dönemlerde İstanbul’u ve oradaki hayatı şiirlerine yakından aksettiren, hatta bu yüzden savrulan hayatını Sivas’ta noktalayan ilginç bir sima.




Hayatın siyahını ve beyazını, baharını ve kışını, iyisini ve kötüsünü de görerek yoğurduğu fikirlerini şiir kalıbında damıtırken çok defa hikmet vadisinde yürür. İşte onlardan biri:

“Dest-i kûtâhımızı etmemiş Allah resa/ Menba-ı lûtfunu yoksa elimizle kaparız/Bize versin mi Hudâ Âb-ı Hayât-ı tevfîk/ Hızr-ı bulsak reh-i zulmette külahın kaparız.”

İç içe anlamlar ve zengin çağrışımlarıyla bu dörtlükte aşağı yukarı şunlar söylenmiş: “Çok şükür ki Allah elimizi kısa yaratmış; yoksa elimiz uzanabilseydi O’nun lutuf ve iyilik menbaını elimizle kapatır, köreltir, kuruturduk (veya çalar, kapıp kaçar, başkalarının yararlanmaması için onu Allah’ın elinden almaya kalkardık). Bu halimizle Allah bize, istediğimize uygun başarı ve mutluluk bengisuyunu verir mi sanıyorsunuz; zulmet yurdunda (veya karanlık bir yerde) Hızır’ı yalnız yakalasak külahını kapacağımızı (bizden başka kimsenin yardımına koşmasın diye onu soyup soğana çevireceğimizi) O bilmiyor mu?!..”

Dayatma hayatların yaşandığı ilginç tarih dilimlerinde insan kumaşının ne derece epriyip flasalandığını bu dört dizeden daha güzel anlatabilecek pek az söz vardır. İnsan, hamiyyet ve seciyye yönünden imtihanları kaybetmeye amade bir varlıktır. Bazı çağlar, onları kendi hayatları içine hapsedip öyle bencilleştirir, öyle ben merkezci ve menfaatperest kılar ki artık toz duman arasında bizzat insan kaybolur gider, tanınmaz olur.

Her milletin genel karakter çizgileri vardır. Yazık ki son zamanlarda biz Türklerin karakter çizgilerimiz de siliniyor, değişiyor, dağılıyor. Ne zamandır bilinmez, artık kendimizle eşit konumda olan bir kardeşimizin onduğunu istememekte direnip durmayı adet edindik. Tanısın tanımasın, yüzünde hüzün gördüğü insana yaklaşıp “Senin bir sıkıntın var galiba arkadaş, istersen paylaşalım, belki yardımım dokunur!” diyen alicenap kuşaklar gitti, yerine “Benim bir sıkıntım var!” diyerek onurunu zedelemek pahasına kapımıza gelen kişiye “Bu senin problemin; beni ilgilendirmiyor!” diyebilecek kadar ithal (That’s your problem!) bir seciyesizlik derekesine inmiş nesiller geldi.. İsteme huyu olmayan şu millet neredeyse dilenci yapıldı. Kimsenin görmediği yerde Hızır’ın imdadına yetişeceğini unutan toplum, neredeyse televizyon ekranlarından Noel Baba yolu gözlemeye başladı.

Bilmem şu anlatacağım türden fıkralar caiz midir? Doğrusu pek güzel yakıştırılmış:

Efendim, adamın biri ölünce günahlarıyla sevapları eşit gelmiş. Melekler, “Sana,” demişler “cenneti de cehennemi de gezdirelim, hangisini istersen orada kal.” Ve başlamışlar cehennemi gezdirmeye. Her yerde sıra sıra kaynayan çukurlar. Çukurların başında uzun kürekleriyle nöbet tutan birer zebani, kafasını çıkarana vurup geri düşürüyorlar. Bizimki biraz bakınmış ortalık şiddetli. Çıkış kapısına doğru ilerlediği sırada köşede bir çukur görmüş. Çukurun başında zebani yok. Arada sırada bir baş, çukurdan yukarı doğru uzanıp sonra geri iniyor. Sormuş ki “Bu ne iş?”; aldığı cevap tam hâle uygun:

-Haa orası mı!?.. Orası Türklerin çukuru. Orada nöbetçi zebani istihdamına gerek görmedik. Çünkü ne zaman içlerinden biri yukarı tırmanmak isterse diğerleri onu tutup aşağı çekerler.

Kıssadan hisse: Hak Taala’nın insanoğlunun hasis elini biraz kısa yaratmasındaki hikmeti en iyi tebarüz ettiren millet biz kaldık. Eğer elimiz erişse idi bunca bencillik, bunca cimrilik ve “Hep bana, hep bana!” mantığıyla O’nun iyilik pınarından kendimiz doya doya içer, sonra da sakın komşumuzun bahçesine akmasın diye orayı kuruturduk. Galiba Allah da Hızır’ı, Hızır suretindeki feyiz ve bereketini bize bu yüzden göndermiyor.

-Sahi lugatlar hâlâ “hamiyyet” diye bir kelime kaydediyorlar mı?!..




Zaman
11/08/2005


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Divan Edebiyatı
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Divan Edebiyatı:
Gelen Giden


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 4.90
Toplam Oy: 11


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

Darbe belgelendi
Gelen giderken
Gelen Giden

"Hızır’ın külahını kapmak" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke