Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 238 Üye Adayı ve 9 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri
 vahşi
 Rüya
 Bizler geçmişteki insanlardan daha mı akıllıyız?
 Yaz Dedi Tanrı
 Melekler ağladığında
 Kanadım
 VELEVKİ TARTÜF
 Duan dileğindir...
 Kısa cümleler yazacak bu kalem
 İçinden at başlığını
 atlet giyen tanrıça
 Nazım Hikmet / Masallar
 Mucize Bu!

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


İskender Pala: Mühr-i Süleyman
Tarih: 03.09.2005 Saat: 19:00 Gönderen: karakutu
 

Kanunî döneminin ünlü şairi Bakî Efendi’nin bir beyti vardır; der ki: “Mest olup uyurken öpmüş la’l-i cânânı rakîb
Ehremenler hâtemi almış Süleyman bîhaber”
Anlamı şöyle: Sevgili uyurken ifrit gelip dudağından buse çalmış. Yani ki devler mührü almışlar da Süleyman’ın haberi yok.





Beyitte geçen hâtem kelimesi Hz. Süleyman’ın mucizevî mührünü karşılamakta. Mâlum, Hz. Süleyman’ın yüzük olarak taşıdığı bir mührü vardı. Biri yukarıyı, diğeri aşağıyı işaret eden iki eşkenar üçgenin meydana getirdiği bir hexagram şeklinden ibaret bu mühür rivayete göre Allah’ın en büyük adını (İsm-i A’zam) temsil etmekteymiş. Hermetik gelenek buna makrokozmos gözüyle bakmış. Kadim Hind’de yaratıcı Vişnu üçgeni ile yok edici Şiva üçgeninin iç içe geçmiş hali imiş ve maddi alemin yaratılışı ile yok oluşuna işaret edermiş. İslam öncesi doğu kültürlerinde aynı hexagram, madde ile mânâ, iyi ile kötü, güzel ile çirkin, Tanrı ve kaos, derun ve masiva, kadın ve erkek vb. zıtlıklara işarette bulunmuş.

Mühr-i Süleyman’ın üzerindeki altı kollu yıldız motifinin daha tunç devrinden itibaren Ortadoğu coğrafyasında sıklıkla kullanıldığı arkeolojik kalıntılardan bilinmektedir. Keza Roma, İbrani, Asur, Bizans gibi eski medeniyetlerden kalan eserler üzerinde de göze çarpmaktadır. Eski Türklerin kullandığı on iki hayvanlı takvimde de bu yıldızı görürüz. Mitolojik zamanlardan itibaren bereket ve güç sembolü sayıldığı, pagan toplumlarda da kutsal kabul edildiği bilinmektedir. Ona her devirde atfedilen anlam da bu yüzden değişip durmuştur. Altı yön, matematikte ilk mükemmel sayı, dünyanın altı günde yaratılışı, bereket ve bolluğun özü vs. bunlardan. Şer güçlerden korunmak için tılsım oluşu ise pek yaygın.

Hıristiyan ve Yahudiler arasında mühr-i Süleyman’a “Davud Yıldızı” denilmektedir. Onlar altıgen mührün üzerindeki yıldızın her bir köşesinde sıra ile İbrahim, İshak, Yakup, Musa, Harun ve Davud isimlerinin yazılı olduğuna inanırlar. Bugünkü İsrail devletinin bayrağı üzerinde de hexagram bulunmasının sebebi budur.

Mühr-i Süleyman’ın önemi Yahudilerce bir amblem olarak kullanılmaya başladıktan sonra artmıştır. Mührün, İlahî himayeyi sembolize ettiğine inanan Yahudiler sonraki dönemlerde bu şekli sancak ve flamalara, muskalara nakşetmişler, büyücülük tılsımı olarak sıklıkla kullanmaya başlamışlar, zamanla ona kudsiyet atfedilmiş ve özellikle dinî ikbal uğrunda kullanmışlardır.

Mühr-i Süleyman, İslam tezyini sanatlarının metal, ahşap, mimari, dokuma gibi pek çok dalında da nakış amaçlı kullanılmıştır. Birinin tepesi diğerinin tabanına geçirilmiş iki eşkenar üçgenin figüratif birleşimindeki kontrast, özellikle yapı süslemelerinin göbek motifi olarak çok cazip görülmüştür. Mühr-i Süleyman’ın bulunduğu yere şeytanın giremediğine dair halk inancından dolayı da taş, ağaç, cam, kağıt vb. satıhlarda merkezî motif niyetine kullanılmıştır. Yine bu inanıştan dolayı cami, tekke vb. mekanların kubbe veya tavan nakışlarında yahut medhal sövelerinde mühr-i Süleyman desenleri bulunur. Anadolu Selçukluları, Artukoğulları ve İlhanlıların eserlerinde bilhassa kubbelerin kilit taşlarında sık rastlanır. Osmanlılarda ise başta hamam kubbe delikleri olmak üzere mezar taşları, cami tezyinatları, anıtlar ve kemer kilit taşlarıyla çini, seramik gibi mimariyi ilgilendiren hususlarda şeytanı uzaklaştırma amacıyla; mutfak eşyalarında, çeşmelerde, sebillerde zehirlenmeye karşı tılsım niyetine; serpuş, tolga vb. başlıklarda güç sembolü olarak; giyim eşyaları ve takılarda hırz ve vefk olsun diye kullanılmıştır. Nitekim Barbaros Hayreddin Paşa’nın, rüzgara hükmedebilmek maksadıyla sancağına mühr-i Süleyman motifi nakşettirmesi bu geleneğin bir neticesidir.

İmdi, bir beyit yüzünden bütün bunları söylememizin sebebi, toplumdaki insicam, aydınların ortak birikimleri; kültür-medeniyet malzemesinin sanatın hemen her dalıyla ilişkide olduğu gibi konularda ahkam kesmek değil; belki evrensel kültürün hemen her millet tarafından farklı biçimlerde paylaşıldığı gerçeğini vurgulamaktır. Bu arada bir şairin de söz konusu birikimden uzak kalması elbette düşünülemeyecektir. Nitekim Bakî’nin, ifritlerin (rakiplerin) çalmasına razı olmadığı mührü (dudağı), daha yüzlerce şair yüzyıllar içerisinde tekrar tekrar ifritlerden korumaya çalışacak ve mühr-i Süleyman hakkında efsaneler oluşacaktır.




Zaman
23/06/2005
 


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Divan Edebiyatı
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Divan Edebiyatı:
Gelen Giden


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 4.4
Toplam Oy: 15


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

Darbe belgelendi
Gelen giderken
Gelen Giden

"Mühr-i Süleyman" | Hesap Aç/Yarat | 1 yorum | Tartışma Ara
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Re: Mühr-i Süleyman (Puan: 1)
Gönderen: ahmetsimsek Tarih: 07.09.2005 Saat: 13:22
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
Ankara zincirli caminin duvarında da güzelce çizilmiş bir Mühr-i Süleyman vardı.Bir arkadaşım yetmişli yıllarda hain siyonistler eskiden camilerimize bile girip yerleşmişler diye cami derneğini dolduruşa getirip o harika ism el azam mührünü kaldırttı.O zamanki bilgi ve kültür düzeyim yeterli olmadığı için mani olamadım.Aradan geçen yıllar o arkadaşımı 28 şubat döneminin aczimendilerinin ön saflarına yerleştirdi.şu andada islama hizmete devam ettiğini sanıyor.Bence Mühr-ü Süleyman insanlığın ortak mirasıdır.Bilhassa Adaletli olanların çünkü Yahudiler o mühre Davut yıldızı derler(Davut As. adaleti ile ünlüdür) bayraklarına koyarlar sonrada kendilerinden olmayanlara adil olmaya gerek yoktur derler.Mühr-i Süleyman peygamberlerin tümünü aynı saygı ve hürmetle anan müslümanlarındır.Eski kadirilerin takkelerinde taşıdıkları mühre en uzak olanlar ehrimen deyimine en uygun düşen siyonistlerdir.Gönlümüzdeki mühr-i Süleyman Kudüsdür.Sevgilinin lal dudağı Mescid-i Aksa.Uyuyan süleymanda emnetlerin sahibi T.C olsa gerek.Selamlarla


 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke