Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 234 Üye Adayı ve 9 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri
 vahşi
 Rüya
 Bizler geçmişteki insanlardan daha mı akıllıyız?
 Yaz Dedi Tanrı
 Melekler ağladığında
 Kanadım
 VELEVKİ TARTÜF
 Duan dileğindir...
 Kısa cümleler yazacak bu kalem
 İçinden at başlığını
 atlet giyen tanrıça
 Nazım Hikmet / Masallar
 Mucize Bu!

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


İskender Pala: Beyit nakışlı billurlar
Tarih: 08.08.2005 Saat: 23:45 Gönderen: karakutu
 

Kanunî çağının önemli üstadlarından Hayretî’nin bir beyti vardır; şöyle der: “Kâtib-i kudret ezel bezminde hatt-ı la’lini / Bir muhayyel şi’rdir yazmış kenâr-ı câmda”




Mânâ murad olundukta şöyle demeye gelir: “(Ey sevgili!) Kudret katibi (Allah’ın takdiri), ta ezel bezminde, henüz canlarımız yeni yaratıldığı vakit, senin dudağının pembe yakutunu hayal ötesi bir şiir haline getirip kadehin dudağına yazmış.” Şair bu ifadesinde üç göndermede bulunuyor. 1) Kadehin içindeki şarap rengi ile dudak renginin aynîliği. 2) Bahsettiği kadehin dudak kısmına gelen yerde kırmızı bir çizginin nakış olduğu. 3) “Yazmak” kelimesinin “resmetmek, nakşetmek” anlamından yararlanarak, ezel katipleri tarafından sevgilinin dudağında bir kadehin resmedilmiş olması. Beytin bu üçüncü anlamı şairin de kimliğine uygun olarak tamamen tasavvufî bir izaha muhtaçtır ve uzun bir konudur.

İlk anlama göre sevgilinin dudağının şarap gibi sarhoş edici olduğu, sevgilinin ağzından çıkacak bir çift güzel sözün belki şaraptan daha mest edici olduğu vurgulanmaktadır.

Kelimenin ikinci anlamıyla şair bir hatt-ı câm tasviri yapmaktadır. Hatt-ı câm, yani kadehin üzerindeki yazı. Rivayete göre şarabın mucidi olan Cemşîd’in kadehi üzerinde yedi satır yazı varmış. Bunu şimdiki sırça bardakların üzerindeki çizgiler gibi düşünmek mümkündür. Eski kadehlerin çepeçevre beyitlerle kaplı oluşu estetik bakımdan fevkalade önemlidir. Hani su taslarının üzerinde sudan bahseden güzel beyitler olması, hoşaf kaselerinin içinde veya dışında iç ferahlatan dizelerin bulunması, testilerin dışına beyitler nakşedilmesi gibi. Böyle bir içecek kabı insanın hem göz, hem gönül, hem de damak zevkine hitap eder zannederiz. Şimdi de Paşabahçe’nin sırça mamulatı çevresine altın suyuyla beyitler yazılı olsa, insan bir şey içerken bir yandan da onları okuyup içtiği nesnenin lezzetine varsa fena mı olur?!.. Yüksek bir medeniyet birikimi olan bu uygulama pekala da revaç bulabilir. Sevindirici olan taraf, gitgide bu tür malzemelerin üretileceği bir çağın eşiğinde oluşumuzdur.

Eski kitaplar, Cem’in kadehindeki yedi satırda neler yazıldığı hakkında uydurma rivayetlerle doludur. Sabri-i Şakir adlı şair, bir kadehin üzerinde okumayı istediği yazıyı şöyle dillendiriyor: “Değil hat-ı lebi bir beyt-i hûb yazmışlar / Kenâr-ı câma mey-i hoş-güvâr vasfında”

“Sevgilinin dudağının çevresindekileri ayva tüyleri sanmayınız, hayır, bir kadehin çevresine hoş içimli şarabın güzelliği hakkında güzel bir beyit yazmışlar o kadar!..”

Dudak çevresindeki ayva tüyleri eski şairler tarafından sır dolu bir yazı olarak düşünülür ve Vahdet’i (Birlik) temsil eden dudağın anlatımı olarak görülürdü. Böylece dudaktan çıkacak sözlerin sarhoş edici özelliği de izah edilmiş, her iki anlamıyla esrar da (sırlar veya keyif verici toz) ortaya dökülmüş olacaktır. Şair, eğer dudağında beyit yazılı bir kadeh kullanmamış, görmemiş olsaydı bu beyti söylemekte zorlanırdı. Demek ki su testilerine nakışlar yapan bardak ustaları, şarap şişesi olarak kullandıkları susakların (su kabaklarının) üzerine mücevher işleten yeniçeriler, renkli billurlar üreten cam ustaları, evine tas alırken süslü olanı tercih eden ev hanımları, kahve fincanlarında ince nakışları benimseyen sırça ustaları vb. hep aynı estetik zevkin mahsulü olan sanat yargılarıyla hareket ediyorlardı. Belki şair de onların yaptıklarının kayıtlarını tutuyor, bu şiirsel sanat boyutunu dizelerine dizerek gazel kadehinin yedi çizgisini nakışlıyordu. İşte Es’ad Efendi’den bir beyit: “Lebün üstünde hat gûyâ ki bir nârenc-i zîbâdır / Hat-ı Yâkût ile ser-çeşme-i hayvâna yazmışlar”

Yani ki şöyle demek: “(Ey sevgili!) Ayva tüylerinin arasında dudağının görünüşü, güya Yakut hattı ile bengisu pınarının üstüne yazılmış nakışlı bir meyvadır.”

Şair dudağın söz söyleme özelliğini Hz. İsa’nın ölüleri diriltme mucizesi ile örtüştürerek, sevgilinin dudağının âşıka ölümsüzlük verdiğini, belki âşıkların ölü gönüllerini dirilttiğini, böylece tasavvuftaki fenâ makamıyla ölçülen âb-ı hayat menbaını bir çırpıda sıralayıveriyor. Daha da önemlisi, şimdilerde kaybolmuş olan, üzerinde ab-ı hayatla ilgili beyitler, dizeler yazılı su bardaklarını bize hatırlatıveriyor.

Anlaşılan o ki kültürün her bir ayağı (sanat, zenaat, zihniyet, gelenek vb.) zevk-i selîm ile işlendikten, damıtıldıktan sonra bir bütün olup medeniyeti meydana getiriyor; yüksek medeniyeti…


Zaman
28.07.2005
 


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Divan Edebiyatı
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Divan Edebiyatı:
Gelen Giden


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 3.62
Toplam Oy: 8


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

Darbe belgelendi
Gelen giderken
Gelen Giden

"Beyit nakışlı billurlar" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke