Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 237 Üye Adayı ve 10 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri
 vahşi
 Rüya
 Bizler geçmişteki insanlardan daha mı akıllıyız?
 Yaz Dedi Tanrı
 Melekler ağladığında
 Kanadım
 VELEVKİ TARTÜF
 Duan dileğindir...
 Kısa cümleler yazacak bu kalem
 İçinden at başlığını
 atlet giyen tanrıça
 Nazım Hikmet / Masallar
 Mucize Bu!

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Nihat Genç: İnsanlık zor günlerde
Tarih: 28.07.2005 Saat: 04:55 Gönderen: karakutu
 

Londra metrosundaki patlamalardan sonra Blair'in İngiliz polisine 'vur emri' vermesi güvenlik sorunundan çok öte anlamlar taşıyor.

Savaştan önce Birleşmiş Milletleri devre dışı bırakan Blair, şimdi 'hukuk düzenini' şehir güvenliği adına iptal ediyor.

Bu basit bir güvenlik olayı değil. İnsanlık çok zor günler yaşıyor. Sıradan bir polisiye tedbir hiç değil. Batı uygarlığının birkaç manyak tarafından bitirilmekte olduğunu gösteriyor.

Bu vur emri, engizisyon günlerinde dahi yoktu, bu vur emri, Fransız İhtilali, seçim, anayasasının, hayata geçirilmesi ya da Ümit Burnu'nun keşfi kadar derin bir tarihi noktadır.

Bu vur emri, arkasında büyük, siyasi, sosyal, hukuki sarsıntılar bırakacak ve bir uygarlık artık kökünden tartışılacak.



Batının uygarlık kurumları, yani, akademileri, gazeteleri bu vur emrini nasıl tölere edecek, hep birlikte izleyeceğiz.

Muhtemelen şöyle sağlam bahaneler bulacaklar: 'Irak'taki sıcak savaş dolayısıyla geçici önlemler', 'dünyayı saran olağanüstü terör olayları nedeniyle alınmış ara önlemler', 'savaşın şehirlere yayılmasını önlemek için alınmış acil önlemler'...

Yani, batının uygarlık kurumları, yakın gelecekte buna benzer başlık ve açıklamalarla batı uygarlığının düştüğü bu kepazelik ve insanlık dışı durumu geçiştirmeye çalışacak.

Çünkü Blair'in sokak ortasında gördüğün karakafalıyı sorgulamadan, anlamadan vur emrini vermesi, batıyı oluşturan son beşyüzyıl içinde en büyük siyasi olaydır.

Şehirlerimizi uygarlık anlayışımızla oluşturduk, şehirlerimizi bu saatten sonra, Müslüman, zenci, mülteci, karakafalı, Hıristiyan, bizimkiler gibi güvenlik kuşaklarına ayıramayız. İnsan ve birey haklarını, batılı, kalkınmış, bizden, Hıristiyan, Avrupa ve Amerika doğumlu olanların haklarına dönüştüremeyiz.

Siz, doğulular ya da batılılar, sizler Bushlar ya da Japonlar, sokak ortasında insanları vuramazsınız... Güvenlik tedbiri deyip hiçbir insanı, yaşı, cinsi, mezhebi, ülkesi kim olursa olsun öldürme hakkına sahip değilsiniz...

Şimdi, Blair'in bu güvenlik tedbirlerine sulanan Ruslar sokak ortasında Çeçenler'i, Mısırlılar sokak ortasında Müslüman kardeşleri, Türk polisi sokak ortasında PKK sempatizanı şüphesiyle çatır çatır adam öldürmeye başlarsa, insanlığın hali ne olur?

Böyle bir hakkı kimse eline geçiremez. Kullanamaz. Böyle delirmiş, gaddarlaşmış bir hakkı kullanmak isteyen devletlere, şehirlere, polislere, askerlere karşı tüm dünya ayağa kalkmalı...

Burada sağcılık solculuk, ilericilik gericilik yoktur, olamaz, doğuculuk batıcılık, Müslümanlık, Hıristiyanlık yoktur, olamaz, hepimiz aynı şehirlerin çocuklarıyız. Şehirlerimizde herkes huzur ve güven içinde yaşayabilmeli. Benim ülkemde, İngiltere'den gelip yeleşenlerle İran'dan gelenler, benden daha huzurlu ve kendini güvende hissetmeli. Uygarlık budur. Blair'in bu gaddar kararını, dünyanın ilk büyük uygarlık şehirleri olan kadim Kahire'de, Bağdat'ta, Şam'da, Kudüs'te, İstanbul'da tarihleri boyunca bulamazsınız...

Ama, batı, henüz değerleriyle kurulmadan kendi şehirlerini iptal ediyor...

Şüphesiz batıyı insanlık dışı bu rezil kepaze durumlara düşüren yine kendileri.

Terör, savaşlar, işgaller karşısında ısrarla ikiyüzlü, kalleş, ajanlı, çifte standartlı siyasetlerinin sonucu bu maskaralığa düştüler. Ve beşyüz yılda milyonlarca bilim/ hukuk adamının çabasıyla inşa ettikleri insan ve birey haklarını, yine kendileri paramparça ediyor...

Blair'in bu kararı güvenlik tedbiri değil, insanlık için yeni bir felaket, bir büyük manyaklıkl. Bu manyaklığa karşı insanoğlunun vicdan kurumları, ahlak kurumları, akademileri, gazeteleri, yazarları sessiz kalamaz.

Bizler, batının emperyalist işgallerine ve zavallı ülkelerin madenlerini soymasına karşı yüzlerce yıldır savaş veriyoruz. Ancak, batının bugün bizi şehirlerde kardeşçe yaşatan insan ve birey hakları, artık, hepimizin dünyanın en yüce değerleridir.

İnsan ve birey haklarını 'çifte standart' ölçüler içinde kullananlar bugün bir uygarlığın sonunu getirmekte, kendi medeniyetlerini baltalarla parçalamakta!..

Ne edip edip, batı uygarlığının insanlığa bir armağanı olan birey ve insan haklarını bu savaş manyaklarının elinden almalıyız...

Blair'in vur emri kararıyla gördük ki, mağdurları, mazlumları, silahsızları, çocukları öldüren katillerin 'hak' ölçüleri yoktur, olamaz... Eğer insanlık yeni bir hak ve hukuk ölçüleri bulacaksa, bu değerleri artık, çocukları, aileleri öldürülen, ülkeleri işgal edilen 'mağdurların' çocukları inşa edecektir...

Şehirlerimiz 'adalet' bekliyor. Şehirlerimiz, ayrımcılık gayrımcılıkla tehdit altında. Şehirlerimiz 'dünya' insanlık şehri olmaktan çıkıp, Arap, Müslüman, zenci, mülteci gibi güvenlik bölgelerine, yani, öldürülmelerinde sakınca olmayan bölgelere dönüşüyor!..

Hatırlayacağım şey şudur, insanız ve şehirlerde hep birlikte yaşıyoruz...

Terör insanlığın bedenine batmış bir dikense onu hukukun cımbızıyla çekip alacağız. Terör insanlığın kolunda, bacağında kangren ise onu hukukun neşteriyle kesip alacağız. Ama görünen o ki terör insanlığın beyninde bir tümör, bu tümöre sebep olan şey haksız savaşlar ve çifte standartlı hukuk uygulamaları. Yani yeniden ve yepyeni bir beyin arıyor insanlık ve şehirlerimiz.
 

Akşam
28/07/2005

Nihat Genç'e soru sormak için tıkla


 
İlgili Bağlantılar
· Nihat Genç Sitesi
· Doğu Konferansı Galerisi
· Skytürk Konuşmaları
· Daha fazla Nihat Genç
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Nihat Genç:
Sorularınız ve cevapları birinci bölüm


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 4.5
Toplam Oy: 12


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

Sorularınız ve cevapları ikinci hafta son bölüm
Sorularınız ve cevapları ikinci hafta birinci bölüm
Sorularınız ve cevapları ilk hafta son bölüm...
Fikret Başkaya: Kapitalizmin krizi veya otuz yıllık yalanın sonu
Severim sevmem, terk ederim etmem, sana ne?
Selim İleri: Bu şehirde Edip Cansever'le...
Çölaşan çok satanlarda birinci
Bezik Oynayan Kadınlar - Manastırlı Hilmi Beye Birinci Mektup
Fight Club - Birinci Bölüm
Satranç Dersleri -İkinci Bölüm-
Ben Ruhi Bey Nasılım - 3. Bölüm Son
Ben Ruhi Bey Nasılım - 2. Bölüm

"İnsanlık zor günlerde" | Hesap Aç/Yarat | 2 yorum | Tartışma Ara
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Re: İnsanlık zor günlerde (Puan: 1)
Gönderen: militan_siyaset Tarih: 28.07.2005 Saat: 13:36
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
köpeklerin havladığını çok görürsün; ama ısırdıklarını pek göremezsin.


 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke