Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 234 Üye Adayı ve 9 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri
 vahşi
 Rüya
 Bizler geçmişteki insanlardan daha mı akıllıyız?
 Yaz Dedi Tanrı
 Melekler ağladığında
 Kanadım
 VELEVKİ TARTÜF
 Duan dileğindir...
 Kısa cümleler yazacak bu kalem
 İçinden at başlığını
 atlet giyen tanrıça
 Nazım Hikmet / Masallar
 Mucize Bu!

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Nihat Genç: Srebrenica
Tarih: 21.07.2005 Saat: 15:23 Gönderen: karakutu
 

Bosna Dayanışma Grubu'nun Srebrenica soykırımının onuncu yıldönümü nedeniyle düzenlediği bir hafta süren Bosna ziyaretine katıldım.

Sırp vahşeti olarak tarihe geçen ve ikiyüzbinin üstünde Boşnak Müslümanı'nın katledildiği yerleri gördüm. Savaş müzelerini, işkence delillerini, her biri, insanlık utancı katliam fotoğraflarını ve hala kurşun, top mermi izlerini taşıyan yapıları gördük.



***


Akşam Gazetesi yönetimi, yeni sayfa düzeni planı olarak, artık yazılarımı daha kısa yazmamı rica etti. Yani, gazete yazısı ölçüsünde kaleme almam gerektiği söylendi. Oysa, Akşam Gazetesi yönetimi, beni yazar olarak davet ettiğinde, ben, kendilerine, dergi yazarı olduğumu, gazete yazısı yazamayacağımı, bu yüzden, gazete yazarlığı yapmayı hiç düşünmediğimi söylemiştim. Israr ettiler. Ortak bir noktada anlaştık. Ayrıca yazılarıma asla karışılmadı. Ayrıca son derece samimi bir diyalog kurdular benimle. Geçen zaman içinde bana gösterdikleri yakın ilgiden dolayı üstümde hatırları kaldı. Bu yüzden kısa yazı yazma becerim olmadığı halde, Akşam yönetiminin bu ricasına ayak uydurmaya çalışacağım. Bilmem becerebilecek miyim? Çünkü ben kısa yazıya hayatım boyunca inanmadım. Kısa yazarlığın gazetelerde bir süs çiçeği deseni olmaktan öteye gidemediğine ve asıl önemlisi, kısa yazının yapısı gereği yazarları 'ideolojik' ve 'dogmatik' yazmaya zorladığına inananlardanım. Ancak yazarlar kendilerine samimi davranıldığı zamanlar inanmadıkları işleri yapmaya kendilerini zorlarlar. Çünkü hayvanlarla insanlar arasında, sadece insanların konuşması, gülmesi, düşünmesi gibi farklar yoktur. Hayvanlar dışkılarını rahatlıkla ve sereserpe her yere bırakır. Oysa insanlar otobüste, sokakta zor durumda kalacağını düşünerek bu işi düzenlemeye çalışır. Yani, insanların hayvanlarla arasındaki en temel fark 'ıkınma'dır. Biz insanlar, her sabah 'ıkınarak' hayata başlarız, Metebolizmamızı, işimize ve zamana ve dışardaki düzene ayarlamak için.. Birazcık ıkınmadan bir zarar geleceğini sanmıyorum ama bir sabah keyfi yaşayacağımı da düşünmüyorum. Şöyle bir veciz cümleyle bu notumu bitireyim. İnsanlardan bazıları metabolizmalarıyla düşünceleri arasında düzen tutturamayıp sağa sola ve olmayacak yerlerde boşalttıkları için yazar olmuşlardır!..

Bosna Dayanışma Grubu'nun Srebrenica soykırımının onuncu yıldönümü nedeniyle düzenlediği bir hafta süren Bosna ziyaretine katıldım.

Sırp vahşeti olarak tarihe geçen ve ikiyüzbinin üstünde Boşnak Müslümanı'nın katledildiği yerleri gördüm. Savaş müzelerini, işkence delillerini, her biri, insanlık utancı katliam fotoğraflarını ve hala kurşun, top mermi izlerini taşıyan yapıları gördük.

Sırplar'ın elinde Yugoslav ordusunun silahları vardı ve Boşnaklar silahsızdı. Sadece silahsız değil, dik dağlarla çevrili küçük kasabaların ortasında savunmasız topa tutulup öldürüldüler.

Dik dağların ortasındaki minik kasabaların coğrafik yapısını gördüğünüzde, Müslümanların sığınacak, gizlenecek, kamufle olacak, ya da siper alacak bir tümsek ya da sırtlarını verecekleri bir cami duvarı bulamadan öldürüldüklerini görüyorsunuz. Bu talihsiz coğrafya yüzünden ortada keklik gibi avlandılar. Evet, bu büyük av partisini dünyanın egemen güçleri seyretti. II. Dünya Savaşı'ndan bugüne Avrupa topraklarındaki en büyük soykırım! Bu akılalmaz av partisine Sırplar hala zafer, kahramanlık, diyor.

Tarihin tartışacağı, belgelerin konuşacağı, siyasilerin karar vereceği bir şey yok ortada. Vahşet işte orada, ortada!

Bu vahşete insanlığın susması şu anlama geliyor. Bugün artık net bir şekilde biliyoruz ki, bu sessizliği Batılılar 'siyasi bir plan' olarak düzenledi. Yani, Sırplar'ın hedefi olan, Osmanlı mirasının çoluk çocuk cami köprü kazınması ve son Osmanlı çocuklarının yokedilmesi düşüncesi sadece Sırplar'ın savaş planı değildi.

Bugün, Srebrenica soykırımının onuncu yıldönümü için Kofi Annan, Wolfovitz ve İngiliz Dışişleri de oradaydı. Bir konuşma yaptılar. Konuşmaları içinde 'insanlık' gibi kelimeler vardı.

Ama gerçekte 'insanlık' gibi kelimeleri Batılılar artık bu soykırım törenlerinde kullanamıyor. Bu yüzden tören alanına koskoca Avrupa'nın binlerce hukuk, vicdan, işkence kurumlarından gelen olmadı. Şu bizim Diyarbakır'a koşanlar, ya da, başına 'insanlık' 'insanlar' 'insan örgütü' ibareleri taşıyan örgütlerden yoktu!..

Bizler, Srebrenica'da şimdi, yeni yeni toplu mezarlardan çıkarılan üç/beş yaşlarındaki kız çocuklarının, yani, sadece kafası, bacağı, bir parçası bulunmuş ceset parçalarının doldurulduğu tabutları toprağa verdik.

Geçtiğimiz on yıl içinde sınırlarımız etrafında, Bosna'dan Çeçenistan'a, Afganistan'a, Irak'a, Filistin'e şöyle genel bir fotoğraf çekin. Kaç milyon Müslüman öldürüldü? Neden dünya devleri coğrafyanın bu bölgesine odaklandı. Neden ölenlerin hepsi Müslüman!..

Batının, içinde nükleer bomba olmayan özgürlük cinsi yok mu? Batının içinde Sırp vahşeti Felluce bombaları olmayan demokrasi türü yok mu?

Yok! Çünkü, son on yılda Batı'nın hedeflediği aslında despot liderler, El Kaide, Taliban değil... İkiyüzbinin üstündeki Boşnak'ın ya da Felluce'deki çocukların bunlarla ne alakası var!..

Adını koyalım. Son on yılda sınırlarımız etrafında olup bitenlerin adı: Yavaş çekim bir üçüncü dünya savaşıdır. Bu savaş Müslümanları yok etmek savaşıdır!

Bu üçüncü dünya savaşının tarafları bellidir. Bush ve Blair'in yanında olanlar, onların yaptıklarına susanlar, seyredenler, etnik, bölücü, ideolojik örgütleri destekleyenler, ya da Felluce'den Afganistan'a 'İslam/terör' bahanesiyle saldıranlar!

Söz verdik, kısa keseceğiz. Ama ben Sırplar'ı sevdim. Çünkü Sırplar hala düşman. Hala katletmek için fırsat bekliyor. Yani, adam gibi niyetini söylüyor. Sırp denilen katliamcı, hedefinin, Osmanlı mirasını camiisinden bebeğine kadar kazımak olduğunu hiç saklamıyor...

Bu yüzden Sırplar'ı harbiliklerinden dolayı sevmek lazım. Bizi asıl uğraştıran fikrini Sırplar gibi söylemeyenler. Bazı aydınlar. Sırplar gibi açık, net, ortada ve aleni konuşmuyorlar. Bir o yana bir bu yana yalpa yapıyorlar. Kimin yanında konuştukları müphem. Biz bu aydınları kaypak, tutarsız diye suçluyoruz ama yanılıyoruz. Onlar bu üçüncü dünya savaşında yerlerini almış ve hangi plan içinde hangi örgütleri desteklediklerini iyi biliyorlar...

Bakın Cengiz Çandar bey, Diyarbakır'da, bir konuşmasında ne kadar berrak dillendiriyor düşüncelerini: 'Japonya'ya atom bombası atılmasaydı Japonya'ya demokrasi gelemezdi. Alman şehirleri bombalanmasaydı Almanlar Nazilikten vazgeçip demokrasi öğrenemezdi.. Felluce'ye bombalar düşmezse Araplar demokrat olamaz...'

Sırplar gibi Çandar beyi de kutlamak lazım. Çünkü, açık, net, ortada, aleni konuşuyor. Korkmamız gerekenler, düşünceleri arasına hala 'insanlık' 'özgürlük' insan örgütü, barış, gibi kelime ve kavramları geçirenler..
 

 

Akşam
21/07/2005

 

Nihat Genç'e soru sormak için tıkla

www.nihatgenc.com


 
İlgili Bağlantılar
· Nihat Genç Sitesi
· Doğu Konferansı Galerisi
· Skytürk Konuşmaları
· Daha fazla Nihat Genç
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Nihat Genç:
Sorularınız ve cevapları birinci bölüm


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 4.76
Toplam Oy: 13


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

Sorularınız ve cevapları ikinci hafta son bölüm
Sorularınız ve cevapları ikinci hafta birinci bölüm
Sorularınız ve cevapları ilk hafta son bölüm...
Fikret Başkaya: Kapitalizmin krizi veya otuz yıllık yalanın sonu
Severim sevmem, terk ederim etmem, sana ne?
Selim İleri: Bu şehirde Edip Cansever'le...
Çölaşan çok satanlarda birinci
Bezik Oynayan Kadınlar - Manastırlı Hilmi Beye Birinci Mektup
Fight Club - Birinci Bölüm
Satranç Dersleri -İkinci Bölüm-
Ben Ruhi Bey Nasılım - 3. Bölüm Son
Ben Ruhi Bey Nasılım - 2. Bölüm

"Srebrenica" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke