Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 235 Üye Adayı ve 9 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri
 vahşi
 Rüya
 Bizler geçmişteki insanlardan daha mı akıllıyız?
 Yaz Dedi Tanrı
 Melekler ağladığında
 Kanadım
 VELEVKİ TARTÜF
 Duan dileğindir...
 Kısa cümleler yazacak bu kalem
 İçinden at başlığını
 atlet giyen tanrıça
 Nazım Hikmet / Masallar
 Mucize Bu!

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Bülent Parlak: ATATÜRK'E ACIMAK HADDİMDİR
Tarih: 13.07.2005 Saat: 04:01 Gönderen: karakutu
 

Metruk ve heba olmaya hevesli küçük bir çocuğun serzenişleri imaparatorluğun batı hudutlarından bu tarafa yankılanmadı hiç.

Payitahtta vatanın derdine merhem olmaya çalışan padişah, sefalet ve barut kokuları içinde yaşayan tarihin en fazla entrikalarına maruz kalan halk ve Selanik'te fidan yaşında yaşamı tek başına kucaklamak mecburiyetindeki bir anne de bu yankıdan nasibini alamadı hiç.

Henüz sekiz yaşında bir daha elinden tutulup Tuna'ya götürülemeyecek, mahallenin hayta çocuklarından yediği okkalı dayak sonrası akşam eve dönen babasına ballandıra ballandıra attığı yumruk sayısını anlatamayacak, bayram geldiğinde şehrin lunaparklarına gidemeyecek, gitse de dönmek isteyecek, gece yatağa her uzandığında uykularını kevgire çeviren baba rüyalarını tekrar tekrar dile getirecek bir girdabın içine düştü  O.



Selanik'te doğan çocuk, koşan, düşen, kalkan çocuk, babasını gidenlerin bir daha dönmediği, meçhul anıtların bir bir sıralandığı yere gönderince O da kaybedenlerin meş'um klübüne üye olacaktır istemeyerek. Elbette istemeyerek..

O'nu ilk, başında kalpağı,yüzünde savaşın yorgun izlerinin yer aldığı rötuşlu bir fotoğrafla anımsıyorum. Fotoğraf gittiğimiz evin en müstesna yerine asılmış, tüm merakımı celbetmişti. Adını ve kim olduğunu öğrenmemle şu ana kadar geçen zaman Galiçya cephesinde kurşun acılarından yeşeren bir ağaç kadardır ancak.

Vermekten çok almaya, almaya, daha fazla almaya alışmış yoz ilişkilerden biridir O'nunla ilişkilerimiz. Babasını kaybedince annesinin bir süre sonra başka bir adamı ''baban!'' diye kabul ettirmeye çalıştığı zavallı bir çocuğun yaşadığı dramını hiç konuşmadık ve hiç düşünmedik. Trablusgarp'ta yaşadığı askeri başarısızlık, Çanakkale'de yedi düvele meydan okuyuştu bizim ilgilendiğimiz. Olayların bir yüzüne bakmaktan, diğer tarafını hatırlamadığımız içindir belki de bu geri kalışlar. Gittiği askeri ortaokuldaki başarısını dinlerken,harp okulunu bitirirken taktığı birincilik nişanını gurur köşemize çivilerken hep askerliği sevdiğini düşünüp durduk.

Oysa o kadar aşikardır ki ve bilirsiniz ki evinde güneş doğmayan herkes sokaklarda güneş bulma telaşındadır. Evinin güneşi babasını kaybedince hiç doğmamacasına batan Mustafa Kemal, dayısının çiftliğinde karga kovalamak yerine üniformayla evladı olduğu vatanın makus gidişatını engellemek isteyecek kadar zeki ve öngörü sahibidir.Yoksa kimse kolay kolay yatılı okulların soğuk ranzalarında ana hasretiyle boy sürmek istemez. Belki de onunkisi bir kaçıştı. Baba hasretinden, zamansız gelen ölümün yaralayan hislerinden bir kaçış. Ağaçtan düşeni en iyi, düşen anlarmış.

Bir de dile getirilmeyen evliliği var O'nun. Misâk-ı Millî sınırlarına kavuştuğumuz senelerde Fikriye ile olan evliliği de bir insanın en yıpranacağı şekilde sonuçlanmış. O'nun insani taraflarını göstermemeye çalışanların (çünkü o dokunulmazdır onlar için) çocukken yaşadığı travmalardan sonra cepheleri ezberleyip de devrimlerini tek tek gerçekleştirdiği sırada yaşadığı dram da içimi hep burkmuştur. Sevdiği kadınla yaşadığı sorunların açtığı yarayı gözardı etmek umursamazlığı iliklerimize işlerken eşinin intiharından duyduğu elem, üzüntü ve pişmanlıklar nasıl tarif edilebilir ki? Bir yanda idealleri, öte tarafta sevdiği kadın arasında bocalayıp kalmadı mı sanki? Kadın kendine daha çok zaman isterken kendine, Mustafa Kemal hiç istemedi mi acaba Salacak'ta tek başlarına bir bardak çay içmeyi? Elinden tuttuğu sevgilisine, eşine Tarabya'da babasına duyduğu özlemi hiç mi anlatmak istemedi sanki? Peki eşinin intihar haberini aldığında neredeydi?

Musul'un  peşindeydi, Hatay'ı Anavatan'a katmaya çalışıyordu...

O an hissettiği acıya; aldığı mareşallik ünvanı, yaptığı reis-i cumhurluk, kazandığı bir çok zafer merhem olabilmiş midir?

Bir yanda hedefleri, diğer yanda kendi hayatını hesaba çekenlerin yaşamadığı kendi hayatlarına bir dipnot yazmak istediklerinde ne yazacaklarını hep merak eder dururum.Bu Atatürk de olsa...Gözümden ne babasını kaybettiği gün, ne de eşinin intiharını duyduğu an gitmiyor. Çünkü benim gözümde koca hüzün tabloları canlanıyor. İşte bu yüzden diyorum: Atatürk'e acımak haddimdir, diye.


 

banazili@hotmail.com
 


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Bülent Parlak
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Bülent Parlak:
ATATÜRK'E ACIMAK HADDİMDİR


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 4.05
Toplam Oy: 36


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

ATATÜRK'E ACIMAK HADDİMDİR

"ATATÜRK'E ACIMAK HADDİMDİR" | Hesap Aç/Yarat | 15 yorum | Tartışma Ara
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Re: ATATÜRK'E ACIMAK HADDİMDİR (Puan: 1)
Gönderen: arkasokak Tarih: 13.07.2005 Saat: 14:34
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
1. Atatürk ile Fikriye'nin beraberliği Kurtuluş Savaşı öncelerine dayanır.Onlarınki o şartlarda bir evlilikti ama resmiyet imparatorlukta henüz oturmadığından Latife Hanım gibi tarihe eşi olarak geçmedi.O hep Fikriye'yi sevdi(BKZ Nezihe Araz İsmet Bozdağ v.s. kaynaklara).Fikriye Hanım Atatürk'ün hayatında çok önemlidir.
2.Fikriye Hanım hastalanıp Avrupa'ya gittiğinde Atatürk o esnada bazı sebeplerden ötürü Latife Hanımla evlendi.Bunu duyan Fikriye acilen yurda döndü ve Çankaya Köşkü'nde intihar etti.Giderken sevdiği adam geldiğinde resmi olarak bir başkasıyladı artık.Fikriye ile olan ilişkisini o zamanın şartları içinde düşününüz lütfen.
3.Fikriye'nin ölümü üzerine yapılan yorumların yoğunluğu intiharı üzerinedir.



Re: ATATÜRK'E ACIMAK HADDİMDİR (Puan: 1)
Gönderen: arkasokak Tarih: 13.07.2005 Saat: 14:41
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
Ayrıca Hıfzı Topuz'un Gazi ve Fikriye kitabında Atatürk'ün gizlice evlendiğine dair bilgiler yer almaktadır.
Yazar...



Re: ATATÜRK'E ACIMAK HADDİMDİR (Puan: 1)
Gönderen: musa Tarih: 13.07.2005 Saat: 23:18
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
Bana öyle geliyor ki bilgi sahibi olmadan fikir sahibiyiz.
Geçelim.
Şu trajediye bakar mısınız? 70 milyonluk bir ülke, 100'ün üzerinde üniversitesi var ama bir tarih dilimi için daha dün diyebileceğimiz hadiselerle ilgili doğru dürüst bir bilgiye belgeye sahip değiliz.
Yazıklar olsun. Üniversiteler ne işe yarıyor. Bilgi üretmek mi yoksa topluma bilgisiz fikir pompalamak için mi? Bugün her üniversitenin en az bir bakınlık kadar bütçeleri var.
Ama dünyadaki 500 üniversite arasına giremiyor?
Ne olacak halimiz?




Re: ATATÜRK'E ACIMAK HADDİMDİR (Puan: 1)
Gönderen: utarant Tarih: 13.07.2005 Saat: 04:12
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
1.Atatürk Fikriye ile evlenmiş midir?

2.Fikriye intihar ettiğinde Atatürk'ün eşi midir? Yoksa o dönemde Atatürk Latife Hanım'la mı evlidir?

3.Fikriye'nin intiharı üzerindeki sis perdesi aralanmış mıdır? Fikriye intihar mı etti, öldürüldü mü?

Bence bu sorular önemli sayın yazar...



Re: ATATÜRK'E ACIMAK HADDİMDİR (Puan: 1)
Gönderen: arkasokak Tarih: 13.07.2005 Saat: 13:26
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
Fikriye vardı ve onu ıraklaradan alıp getirmişti.
Evlilik?Sevmek yeterli olmuyor mu sence?



Re: ATATÜRK'E ACIMAK HADDİMDİR (Puan: 1)
Gönderen: cancan4104 Tarih: 26.09.2005 Saat: 15:58
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
benim bildiğime göre Fikriye hn. ile Atatürk birbirlerini çok seviyorlarmış. Resmi veya gayri resmi şekilde evlendiler ama Atatürk'ün bir şartı vardı. Bu şart Fikriye Hn. asla hamile kalmayacaktı. Bu şartı kabul etti Fikriye hn. Ama bir gün hamile olduğunu öğrendi ve Atatürk' e söyledi. Bu habere çok kızdı ve eğer benim çocuğum olursa ben öldükten sonra onu benim yerime getirirler ve tekrar padişalık devri başlar diye Fikriye Hn. Avrupaya yollar ve burda çocuğu aldırması ister.Fikriye Hn avrupaya gider ve isteği üzerine çocuğu aldırır. Fikriye hn avrupadayken onu sevmesine rağmen Latife hn evlenir. Fikriye hn ve Atatürk birbirlerini sevmekten asla vazgeçmezler. Ama Fikriye hn. da sevmesine rağmen asla affetmez. Avrupadan döndükten sonra Atatürk'ün evine gider. Atatürk eşi ile birlikte yemek yiyorlardı. Fikriye hn. geldiğini Latife hn söylerler.Latife hn. onu içeri almayıp geri götürmeleri söyler. Ve Fikriye hn geri götürlerken kendini vurur. Atatürk masadayken silah sesini duyar.
Belki yanlıştır ama benim bildiğim budur.


 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke