Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 232 Üye Adayı ve 10 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri
 vahşi
 Rüya
 Bizler geçmişteki insanlardan daha mı akıllıyız?
 Yaz Dedi Tanrı
 Melekler ağladığında
 Kanadım
 VELEVKİ TARTÜF
 Duan dileğindir...
 Kısa cümleler yazacak bu kalem
 İçinden at başlığını
 atlet giyen tanrıça
 Nazım Hikmet / Masallar
 Mucize Bu!

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Can Dündar: Bir buluşma öyküsü...
Tarih: 05.07.2005 Saat: 05:02 Gönderen: karakutu
 

"Geldof, bu kez bağış toplamak yerine en zengin 8 ülkenin liderini uyarmayı hedeflemişti.
Bu seferki konserin en etkili silahı Pink Floyd olacaktı.
Lakin müzik tarihinin efsane grubu 20 yıl önce, hem de mahkemelik olarak dağılmıştı. Değil konser vermek, birbirlerini görmüyorlardı bile...
Geldof, önce 20 yıl önce grubu terk eden Roger Waters'la görüştü. Onu ikna etti. Sonra durumu, grubu yaşatan David Gilmour'a açıkladı. Gilmour, grubun davulcusu Nick Mason ve klavyecisi Richard Wright'la konuştu. Ardından kavgalı iki dost, doğrudan görüştüler. Ve 2 Temmuz gecesi 20 yıllık ayrılık 20 dakikalık bir konserle bitti.

Adını, grubun beyni Syd Barrett'in, "Pink" ve "Floyd" isimli iki kedisinden alan grup, unutulmaz albümleri "The Wall"dan çalarak "Orada kimse var mı?" diye sorunca dünyanın dört bir yanındaki milyonlarca Floydçu yerinden doğrulup şarkıya katıldı:

"Duyuyorum, kendini kötü hissettiğini
 yatıştırabilirim acını
ve ayağa kalkmanı sağlayabilirim yeniden..."

Floyd dünyaya, dünya da Floyd'a söylüyordu sanki...
Bir nebze yatıştı acılar..."



***

Müthiş bir sahneydi:
Live-8 konserinin Londra ayağında Bob Geldof siyah kasketinin altından fışkıran ağarmış saçlarıyla "Gelin bu işin nasıl başladığını izleyelim" deyip dev ekrana döndü.
Açlığın ölümle buluştuğu noktada kapanmaya yüz tutmuş bir çift çocuk gözü yansıdı alana...
Geldof, bu görüntüyü 1984 sonunda BBC'de izlemişti.
Kendi deyimiyle evde "bir sürü modern ıvır zıvırın içinde rahatça otururken", bir deri bir kemik kalmış bu çocukla irkilmiş, o gece sabaha dek "Ne yapabilirim?" diye düşünmüştü.
Sting'i aradı:
"- Noel'den önce Etiyopya'ya para toplamak için birkaç adamla bir plak çıkarmak istiyorum, ne dersin?"
"- Tamam, ben varım."
Sonra Boy George'u, Paul Young'ı, Wham'i, U-2'yu, Sade'yi, Phil Collins'i aradı. Hepsi "Varız" diyordu.
Dünyanın bu en büyük grubunun adını "Band Aid" koydular.
Birkaç ayda Band Aid'in hesabında 8 milyon pound toplanmıştı.
Bu başarı, Geldof'a cesaret verdi. Ekibi genişleterek 1985 Temmuz'unda tarihin en büyük konserini düzenledi.
Konser büyük olay olmuş, 100 milyon pound toplanmıştı.
Yardım kafileleri Etiyopya'ya ulaştığında Geldof'un ekranda gördüğü kızın 10 dakika ömrü kalmıştı.

* * *

Geldof, 20 yıl sonra, önceki gece o kızı hatırlattı, "Kimse bize yaptığımızın işe yaramadığını söylemesin. İşte kanıtı" dedi.
Ve ışıl ışıl gülümseyen bir Afrikalı sahneye çıktı.
Birhan Woldou, perdede hâlâ can çekişen o Etiyopyalı kızdı.
Duyarlılığın, dayanışmanın ve müziğin gücü onu ölümün elinden çekip almıştı.

* * *

Geldof, bu kez bağış toplamak yerine en zengin 8 ülkenin liderini uyarmayı hedeflemişti.
Bu seferki konserin en etkili silahı Pink Floyd olacaktı.
Lakin müzik tarihinin efsane grubu 20 yıl önce, hem de mahkemelik olarak dağılmıştı. Değil konser vermek, birbirlerini görmüyorlardı bile...
Geldof, önce 20 yıl önce grubu terk eden Roger Waters'la görüştü. Onu ikna etti. Sonra durumu, grubu yaşatan David Gilmour'a açıkladı. Gilmour, grubun davulcusu Nick Mason ve klavyecisi Richard Wright'la konuştu. Ardından kavgalı iki dost, doğrudan görüştüler. Ve 2 Temmuz gecesi 20 yıllık ayrılık 20 dakikalık bir konserle bitti.

Adını, grubun beyni Syd Barrett'in, "Pink" ve "Floyd" isimli iki kedisinden alan grup, unutulmaz albümleri "The Wall"dan çalarak "Orada kimse var mı?" diye sorunca dünyanın dört bir yanındaki milyonlarca Floydçu yerinden doğrulup şarkıya katıldı:

"Duyuyorum, kendini kötü hissettiğini
 yatıştırabilirim acını
ve ayağa kalkmanı sağlayabilirim yeniden..."

Floyd dünyaya, dünya da Floyd'a söylüyordu sanki...
Bir nebze yatıştı acılar...

Globalizm, sadece kapitalizmin emrinde olmadığını gösterdi.
Ve biz, saçları ağarsa ya da dökülse de kahramanlarımızın hâlâ büyük iş yaptığını gördük.
Sarılıp birbirimize, yolda yitirdiklerimiz için haykırdık:

"Keşke sen de burada olsaydın."
 



Milliyet
05/07/2005


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Güncel
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Güncel:
İşte yeni Amerika Haritası


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 4.66
Toplam Oy: 3


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

İbrahim Karagül: İşte Adamımız!
İşte Adolf Hitler'in en sevdiği yemekler
Budur işte, bu, bu!
yenilgi günlüğü
Yeni dalga...
Pink Floyd grubunun kurucu üyesi Richard Wright kansere yenildi
Wolf Biermann: Bir Amerikan Askeri İçin Kitabe-İ Sengi-İ Mezar
Amerikan istihbaratıyla “ulusal” savaş...
Amerika bir gecede yok olabilir!
Saad Muhyu: Yeni Ortadoğu haritası hazır
Karakutu Türkiye'nin dahi haritasını çıkarıyor!
İnsan ruhunun haritası

"Bir buluşma öyküsü..." | Hesap Aç/Yarat | 1 yorum | Tartışma Ara
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Re: Bir buluşma öyküsü... (Puan: 1)
Gönderen: aynurszr Tarih: 10.07.2005 Saat: 23:11
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
Can Dündar'ın yazısına ne eklenebilir ki!
"HOW I WISH, HOW I WISH
I WAS THERE"


 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke