 |
Karakutu
|
|
Reklam
|
|
Google Arama
|
|
Arama
|
|
Online üyeler
|
|
Şu an sitemizde, 235 Üye Adayı ve 9 Üye bulunuyor.
Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.
|
Reklam
|
|
Forum Son Başlıklar
|
|
Giriş Sayfanız Yapın
|
|
Önemli Linkler
|
|
Karakutu - RSS - Alexa
|
|
|  |
|
Dünyada kıskanç bir erkeğin kıskançlığından kurtarılması kadar zor bir iş
daha yoktur. Kıskançlığın ne olduğu üzerine enine boyuna
düşünmeden, bu iş
başarılamaz pek.
Düşüncede ve solunan havada baş gösteren bir daralmadır kıskançlık, sanki küçük
bir odada yaşanması gerekmektedir ve odadan kaçıp kurtulmanın yolu yoktur.
Yer yer odada bir pencere açılır, kıskançlık konusu nesne şöyle bir göz atar
içeri, sonra yine kaybolur ve pencere kapanır. Kıskançlık elini kolunu
sallayarak dilediği gibi ortalarda gezip dolaşırken, kıskanç kişinin kendisi
odaya hapsolmuştur ve bir yere kıpırdayamaz. Bir yere gidilemez olmuş,
kıskançlıkta doğmuştur.
|
|
Siz de eski Türk filmlerini fırsat buldukça izlemeyi sevenlerdenseniz, şimdi
anlatacağım sahneleri
hatırlayacaksınız.
Olay şirin ve küçük bir Anadolu kasabasında geçer.
Yaşlıca bir adam, mukavva bir kutu içinde yol kenarına bırakılmış minik bir
köpek yavrusunun şiddetli bir şekilde yağan yağmura maruz kaldığını
görür.
Elindeki şemsiyeyi kutunun üzerine koyar ve yoluna devam eder.
Mahallenin kendi halinde, temiz ve saf genç kızlarından biri, tanık olduğu bu
olayı önüne gelen her kadına aynı şirin üslupla
anlatır:
“Yağmurdan ıslanmış camları siliyordum. Bir ne göreyim, nur yüzlü bir adam,
elindeki şemsiyeyi...”
Bu olay dilden dile yayıldıkça kasabada müthiş bir şemsiye efsanesi
oluşur.
Bu öyküdeki gibi içinde “Nur yüzlü bir adam...” geçen çok öykü anlatılır
Anadolu’da.
|
Eğlence bir tür afyon
Televizyonla birlikte hayatımıza giren, aşağılık, sinsi,
küstah, ukala ve de
ölümcül bir kelime “daha” kelimesi. Hayvan, yeteri kadar avlanıyor. İlkel adam
da öyle. Ya insan?..
Hayır, kimse hayatımızdaki aktivitelerin sadece karnımızı doyurmakla sınırlı
olduğunu
söyleyemez “TV kültürü”nü TV-Sinema eleştirmeni Ali Osman
Aydın ile konuştuk. Aydın, “Eğleniyoruz, çünkü mutsuzuz. Televizyon bize her
fırsatta eğlenmemizi öğütlüyor. Eğlence, halkların yeni dini.
Eğlence bir tür afyon. Sorunlarla karşılaşan korkak bireyler, çözümü erteleyerek
eğlenceyle zihinlerini uyuştururlar. Tamamiyle gereksiz futbol ve bilumum spor
oyunları, pop müzik, sinema, tiyatro, sergiler, bunların hepsi
saçmalık.
Problemlerimiz var, acılarımız var ve çok ciddi sorunlarımız var. Eğlenmek, bir
erteleme biçimidir” dedi.
|
|
Son olarak 'Amerikan Köpekleri' isimli bir kitap çıkaran Nihat Genç, SKYTURK'te
yayınlanan 'Ne Var Ne Yok'
programına katıldı.. İşte programda Serdar Akinan'ın
sorularını yanıtlayan Genç'ten çarpıcı açıklamalar.....
Serdar Akinan: Nihat 81.yılda Cumhuriyet ne ifade ediyor?
Nihat Genç: Derin mevzular
konuşacağız yani bugün. Bugünlerde halkımız da
derin mevzular konuşuyor. Cumhuriyet gitti gidiyor.Satıldı satılıyor.Önce ben
bir cumhuriyet çocuğuyum, sonra da 81 yıl kutlu olsun ve bu cümleden hala
heyecan
duyuyorum.
Cumhuriyet çok büyük bir proje ve bu proje eğer bizler çalışırsak devam edecek.
Devam etmesi için de yazarlık yapıyorum ben. Çok şey var tabi yani bugün
Cumhuriyet'in üzerinde tartışacağımız.
|
|
Sizin az sonra dinleyeceğiniz soğuk ve ağırbaşlı şiiri, hiç heyecana kapılmadan,
haykırarak okumayı düşünüyorum. Size gelince,
içeriğine dikkat edin, ve karışık
imgeleminizde, bir yüzkarası gibi, dayanılmaz bir izlenim bırakmasına karşı
sakının kendinizi. Ölmek üzere olduğumu sanmayın sakın, çünkü iskeletleşmedim
henüz, ve yaşlılık sıvanmadı alnıma.
Can vermekte olan kuğu ile beni karşılaştırma düşüncesini bir yana bırakalım, ve
karşınızda, yüzünü görmediğiniz için mutlu olduğum bir canavar bulunduğunu
bilin; ama, bu yüzün ürkünçlüğü ruhunun yanında hiç kalır. Bir
cani değilim
bununla birlikte... Üzerinde fazla durmayalım bu konunun.
|
|  |
Kategori ve Yazarlar
|
|
|