Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 232 Üye Adayı ve 9 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri
 vahşi
 Rüya
 Bizler geçmişteki insanlardan daha mı akıllıyız?
 Yaz Dedi Tanrı
 Melekler ağladığında
 Kanadım
 VELEVKİ TARTÜF
 Duan dileğindir...
 Kısa cümleler yazacak bu kalem
 İçinden at başlığını
 atlet giyen tanrıça
 Nazım Hikmet / Masallar
 Mucize Bu!

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS



 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


Rasim Özdenören ► Berk ve Bukowski ya da yalınlık meselesi
 

Amerikalı şair ve öykü yazarı Charles Bukowski yalın yazmaktan yana. Yalınlık üzerinde öylesine ısrarla duruyor ki, yalınlığın ne demek olduğu üzerinde bir kez daha düşünme gereğini duyuyorsunuz.

Şu sözler ona ait: "Yazmaya oturduğumda yalın ve doğru yazmak zorundayım. Bütün haftalığını dört saat içinde (at yarışlarında) kaybettikten sonra odana dönüp süslü püslü hikâyeler uyduramazsın." (Güneş, İşte Burdayım, çev: Avi Pardo, Parantez Y. İst.2004, s.24 ve kitabın muhtelif yerleri). Bu sözleri ya da benzerlerini kitap boyunca sık sık tekrarlıyor.

Yazının Tamamını Okumak için TıklayınYazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Kitap Tenkidleri

Nihat Genç ► Allem kullem yazarlar
 

Bugünlerde en çok konuşulan harika yaratıklar: Hırsızlar. Sosyal hayatımızın deşifre edilmesi için bize aydınlık bilgiler veriyorlar. Türk hikaye ve masallarında en çok anlatılan şey: Hırsızlıktır. Hikmetli dersler çıkartmak için okuruz. Özal dönemini hatırlayın.

Hırsızlar aşırı ve korkusuz insanlardır. Çelik kasaları yırtma, demir kapıları delme yetenekleri vardır. Ve topluca devlet üstün nişanı alma becerisini gösterip ödüllendirildiler.

Bütün hikaye ve masallarda 'hırsızlık' macerası bir 'pişmanlıkla' sona erer. İşte bizde olmayan budur. Ancak onlar hakkında her şey söyleyebiliriz ama, tembel olmadıkları kesin!

Yazının Tamamını Okumak için TıklayınYazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Nihat Genç

Çetin Altan ► Balon patlatmayı sevenler ve uzayın kahkahası
 

FRANSA'nın Avrupa Birliği İşlerinden Sorumlu bayan Bakanı Claudie Haignere, meğer 1996'da uzaya gönderilen Uluslararası Uzay İstasyonu'na da füzelenip orada yaşamış olan, Avrupalı ilk kadın astronotmuş.
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'e şöyle anlatmış uzay istasyonundaki izlenimlerini:

- İstasyon dünyanın etrafında her gün 16 kez dönüyor. Boğaziçi'nde günde 16 kez gündoğumunu izlemek kadar güzel bir duygu. Genç kuşaklar için gerçekleşmekte olan bir rüya uzay istasyonu...

***

2500 yıl önce yaşamış olan Sokrates, sanki "yer" küresine uzay istasyonundan bakarcasına şöyle demişti:
- Ben ne Atinalı, ne Yunanlıyım; ben dünyalıyım...

Yazının Tamamını Okumak için TıklayınYazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Deneme

Franz Kafka ► Dönüşüm
 

Gregor Samsa bir sabah bunaltıcı düşlerden uyandığında, kendini yatağında dev bir böceğe dönüşmüş olarak buldu. Zırh gibi sertleşmiş sırtının üstünde yatmaktaydı ve başını biraz kaldırdığında bir kubbe gibi şişmiş, kahverengi, sertleşen kısımların oluşturduğu yay biçimi çizgilerle parsellere ayrılmış karnını görüyordu; karnının tepesindeki yorgan neredeyse tümüyle yere kaymak üzereydi ve tutunabileceği hiçbir nokta kalmamış gibiydi.

Gövdesinin çapıyla karşılaştırıldığında acınası incelikteki çok sayıda bacak, gözlerinin önünde çaresizlik içersinde, parıltılar saçarak sallanıp durmaktaydı.

‘Ne olmuş bana böyle?’ diye düşündü. Gördüğü düş değildi. Biraz küçük, ama normal, yani içinde insanlar yaşasın diye yapılmış olan odası, ezbere bildiği dört duvarın arasında eskiden nasılsa, şimdi de yine öyleydi.

Yazının Tamamını Okumak için TıklayınYazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder 4 yorumlara cevap vermek istermisiniz ? Karakutu Yazılar

Charles Bukowski ► John Fante Hakkında
 

Aç, ayyaş ve yazar olmaya çalışan genç bir adamdım. Daha çok Los Angeles Halk Kütüphanesi'nde okurdum ve okuduklarım ne benimle, ne sokaklarla, ne de etrafımdaki insanlarla bağdaşıyordu.

Herkes sözcük oyunları peşindeydi sanki, süslü cümleler kurup hiçbir şey söylemeyen yazarlar mükemmel addediliyordu. Yazıları beceri, kurnazlık ve biçim karışımıydı ve öğretiliyor, özümseniyor ve okunuyorlardı. Herkesin işine gelen bir tertiple, çok düz ve kurnaz bir Dünya Kültürü ile karşı karşıyaydık.

Biraz kumar ve tutku bulabilmek için devrim öncesi Rus yazarlarına gitmek gerekiyordu. İstisnalar vardı, ama sayıları o kadar azdı ki bir süre sonra onlar da tükeniyor, kendini raflar dolusu can sıkıcı kitaba bularken buluyordun. Geçmiş yüzyılların edebiyatına ve bütün olanaklarına rağmen çağdaş yazarlar iyi değillerdi.
Yazının Tamamını Okumak için TıklayınYazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Karakutu Yazılar

Toplam Haber 4894 - Toplam 979 Sayfa - Her Sayfada 5 Haber

Şu An Bulunduğunuz Sayfa

[<<]  [<] [ 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | ......... | 930 | 931 | 932 | 933 | 934 | ......... | 975 | 976 | 977 | 978 | 979 ] [>]  [>>]
Kategori ve Yazarlar

Arşive Geçenler
21.11.08
Üç Maymun hakkında notlar
18.11.08
Bir İmparatorluğun Sonu
Tek vicdan
17.11.08
1937-1938’de Dersim’de neler oldu?
Nüfus mübadelesi
16.11.08
En Yüksek Kulenin Türküsü
Tan
Bamteli
Sekiz yıl olmuş be gözüm
Millî Şiirler
15.11.08
Fikret Başkaya: Kapitalizmin krizi veya otuz yıllık yalanın sonu
Aklın karamsarlığı, iradenin iyimserliği'
Sınıf korkusunun postmodern halleri
Unuttunuz mu, size de bağırdılar, ‘Çekip gidin Suudi Arabistan!’a diye...
Kasırgalar yerine, hafif bir meltem biraz da...
Hilkat garibesi
Arat Dink: Yokluğum Türk varlığına armağan olsun
Dünya Klasikleri ile aranız nasıl?
Yıldırım Türker: Marcos’un dili
Severim sevmem, terk ederim etmem, sana ne?

Eski Haberler




KarakutuTv
·AKA ARAMA KURTARMA
·AKA ARAMA KURTARMA
·AKA ARAMA KURTARMA
·Moya Brennan - Joy To The World
·Moya Brennan - Rinne Tu (you made)
·Máire Brennan- Where I Stand
·Máire Brennan- To the Water
·Máire Brennan - Follow the Word
·Maire Brennan - Whisper to the wild water
·MOYA BRENNAN - No Scenes of Stately Majesty

devamı...

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke