Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 233 Üye Adayı ve 9 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri
 vahşi
 Rüya
 Bizler geçmişteki insanlardan daha mı akıllıyız?
 Yaz Dedi Tanrı
 Melekler ağladığında
 Kanadım
 VELEVKİ TARTÜF
 Duan dileğindir...
 Kısa cümleler yazacak bu kalem
 İçinden at başlığını
 atlet giyen tanrıça
 Nazım Hikmet / Masallar
 Mucize Bu!

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS



 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


Deneme

Bu Konuda Ara:   
[ Ana Sayfaya Git | Yeni Bir Konu Seçin ]
Gökhan Özcan ► Rutinlerim döküldü, toplayamadım!
 
Şahsi rutinimin dışına çıkarak felekten şöyle ekstra bir gün çalmayalı çok zaman olmuştu.

"Rutin" durduk yerde kamuoyunun en popüler kavramı olunca, bende de bir "uyanma" durumu hasıl oldu ve kendi kendime "Haydi bir değişiklik yap, biraz rutininin dışına çık!" dedim.

Bu hiç de fena bir fikir değildi ve hayatımdaki küçük değişikliklerin bana her zaman yeni bir enerji verdiğini hatırladım.

Dışına çıkmak üzere hemen rutinimden fırladım.

İlk iş olarak dolmakalemimi doldurmak için aldığım mürekkebi alt kattaki komşunun sakız gibi yıkayıp balkona astığı çamaşırların üstüne boca ettim.

Sonra evden çıkarak apartmandaki bütün komşuların sigortalarını gevşettim ve hepsini karanlığa mahkum ettim.
Yazının Tamamını Okumak için TıklayınYazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Deneme

Gökhan Özcan ► Aslı var mı bütün bunların?
 
Aslı var mı bütün bu içlenmelerin, bütün bu kıvranmaların, uzaktan daha da uzak noktalarda, solmaya yüz tutan bir gül goncası gibi dalgınlaşıp gitmelerin, kendini rüzgarın kasvetli uğultusu içine terkedip bırakmaların, düz yollarda yürürken sebepsiz yere yalpalamaların, sebepsiz yere sallanmaların, aslı var mı bütün bu sızlanmaların, tırnak uçlarını sanki gerçekten batıracakmış gibi,

sanki gerçeğe batıracakmış gibi inatla yüzlerde dolaştırmanın, çayların ilk yudumlarında, cigaraların son nefeslerinde çarmıhlara gerilmelerin, dertleri ciğerlere çekmenin, yüreklere ateş düşürmelerin, hafızaların tetiğine olur olmaz asılmaların, sükunetin en orta yerinde infilak etmelerin, boşta bulunup söze karışmaların, farkında olmadan hayata ilişmelerin, aslı var mı bütün bu çırpınışların, bütün bu heveslerin, göz çukurlarımızda toplanan bütün bu yağmur sularının, bütün bu nahoş kokulu denizlerin, dalgaların, kıyıları kırbaçlayan ağır elli dalgaların, dalgaların içindeki beyaz köpükler gibi kıpırdanıp durmaların, kıyıları alıp denizlerin yerine koymaların,
Yazının Tamamını Okumak için TıklayınYazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder 1  1 yorum var. Cevaplamak isterminiz ? Deneme

Gökhan Özcan ► Korkarım ki öyleyiz!
 
Korkarım ki hepimiz, gidecek çok yolu olan ve fakat binecek atı olmayan süvarileriz.

Korkarım ki hepimiz, kendi söylediklerinden kendi nabız atışları telaşelenen söz tedirginleriyiz.

Korkarım ki hepimiz, kendi tutuşturduğu yangından korkan kundakçı ürkekleriz.

Korkarım ki hepimiz, koparılmış bir çiçeğe solacağını söyleyemeyen kelebekleriz.

Korkarım ki hepimiz, bir fırtınanın ardında bıraktığı yersiz yurtsuz kalıntılarız.

Korkarım ki hepimiz, tedbiri elden bırakıp yanlış bahara açan zavallı tomurcuklarız.
Yazının Tamamını Okumak için TıklayınYazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder 1  1 yorum var. Cevaplamak isterminiz ? Deneme

Rasim Özdenören ► Keçeleşmiş zihin
 
Kimseye zorla bir kitap okutamazsın. Kimseye okuduğu bir şeyi anladığından fazlasını anlaması için zorlayamazsın. Ama şunu yapabilirsin: onun anlamasını istediğin şeyi kendiliğinden anlamasının yolunu açabilirsin. Ancak böyle bir şeyin sağlanabilmesi bile o kişinin bazı şeylere açık olmasını gerektirir. Dünyaya açık olmasını gerektirir.

Dünyaya açık olmak.. öyle mi? Dünyaya açık olmak çarşıya inebilmektir. Sait Faik, bir öyküsünde "Çarşıya İnemem" diyordu. Üstelik bunun sebebini açıklamayı da başaramıyordu. Önüne koyduğu çeşit çeşit nedenlerin hiç biri, kahramanımızın çarşıya niçin inemediğini açıklamaya yetmiyordu. Çünkü onun çarşıya inememesi, ne esnafa olan borcundan kaynaklanıyor, ne buna benzer başka bir sebebe dayanıyordu. O yalnızca çarşıya inemediğini biliyordu, o kadar. Bunun altında yatan temel sebep belki de, kahramanımızın artık dünyaya ilgisizliğiydi: dünyaya ilgi duyma hevesini, keyfini ve daha önemlisi ihtiyacını yitirmiş biriyle karşı karşıya bulunuyorduk.
Yazının Tamamını Okumak için TıklayınYazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Deneme

Gökhan Özcan ► Çokluğun yalın halinden uzakta...
 
Kimse kimseye güvenmiyor aslında. Ve kimsenin kimseye güvenmesi için de pratik bir neden
yok ortada!

Çok değil kalabalığız. Yalın değil çıplağız. Çokluğun yalın halinden epeyce uzaktayız.
Ellerimiz kirli. Ellerimizi altına tuttuğumuz sular kirli. Ellerimizi yıkamak isterken
kirletiyoruz en çok.

Dışımızın karanlığından içimiz sıkılıyor. Ama aynı içimiz, hiç sıkılmıyor içimizin
karanlığından.

Birşeyleri anlatamıyorsak, bu daha çok, o şeyleri anlamak istemediğimizden oluyor.

Anlamlı olana ulaşmak için konuşmuyoruz çoğu zaman. Hayatın ağır katarını itelemek sadece
derdimiz.
Yazının Tamamını Okumak için TıklayınYazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Deneme

Toplam Haber 331 - Toplam 67 Sayfa - Her Sayfada 5 Haber

Şu An Bulunduğunuz Sayfa

[<<]  [<] [ 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | ......... | 62 | 63 |  64  | 65 | 66 | 67 ] [>]  [>>]
Kategori ve Yazarlar

Arşive Geçenler
12.02.08
Mustafa H. Okutucu: Umudum sendin anne...
26.12.07
Jonathan Swift: Mütevazi Bir Öneri
23.12.07
Ecco Homo / Önsöz
Aslı Erdoğan: Aynanın Dibine Yolculuk
07.12.07
Ateizm ve agnostisizm
22.11.07
Evrene uzanan ses: Tren düdüğü
17.11.07
'Yalan' üzerine bir deneme
08.11.07
Birdenbire aşk
28.10.07
Bir “O” tanıdım
Geçmişten gelen gece
Snopsisler
Abes savaşım
Aradaki Günler
Soğuk ışık
Eylül gerginliği
Oyun
Yaz sinekleri
Devlet kapris yapar mı?
30.09.07
Boşluğun masalı...
26.08.07
Çekimser (2)

Eski Haberler




KarakutuTv
·AKA ARAMA KURTARMA
·AKA ARAMA KURTARMA
·AKA ARAMA KURTARMA
·Moya Brennan - Joy To The World
·Moya Brennan - Rinne Tu (you made)
·Máire Brennan- Where I Stand
·Máire Brennan- To the Water
·Máire Brennan - Follow the Word
·Maire Brennan - Whisper to the wild water
·MOYA BRENNAN - No Scenes of Stately Majesty

devamı...

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke