 |
Karakutu
|
|
Reklam
|
|
Google Arama
|
|
Arama
|
|
Online üyeler
|
|
Şu an sitemizde, 234 Üye Adayı ve 9 Üye bulunuyor.
Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.
|
Reklam
|
|
Forum Son Başlıklar
|
|
Giriş Sayfanız Yapın
|
|
Önemli Linkler
|
|
Karakutu - RSS - Alexa
|
|
|  |
|
Bazen hiç akılda olmayan işler oluyor. Kafanızda hiç yolculuk yapma tasarısı
yokken, bakıyorsunuz bir yerden bir çağrı.. tasarınızda
olanlar bozuluyor, yeni
bir tasarı geliştirmek zorunda kalabiliyorsunuz.
Böyle bir yolculuğa çıktığınızı tasarlayabilirsiniz. Aklınız herhangi bir konu
üzerinde sabitlenmemiş. Belki, evet belki, menzile ne kadar zaman sonra
ulaşacağınızı, o da, belirsiz bir tarzda, hayal edebilirsiniz. Deyin ki, Bolu
Dağları'nın yamaçlarındasınız. Otobüsünüz, yoğun sisi zorla aralayarak
ilerlemeye çalışıyor. Ve siz, bir an önce bir mola yerine ulaşma hevesindesiniz.
Sis
farları, sarı ışıklarıyla, ancak birkaç metre önünüze aydınlık sağlıyor.
|
|
Stepan Trofimoviç Verhovenski, Dostoyevski'nin Ecinniler adlı siyasal romanının
kahramanlarından birisidir.
Dostoyevski, bu "zeki ve pek sayın zatı" şöyle
anlatıyor: o, aramızda devamlı olarak hususi bir rol, bir vatandaş rolü
oynuyordu. Bu role bayılırdı, hatta ölür de ondan vazgeçmezdi sanırım. Kendisini
meslekten yetişme bir aktöre
benzetmek istemem. Allah etmesin, ona saygım
vardır. Onunkisi bir alışkanlıktı, daha doğrusu, çocukluğundan beri kendisini
hep iyi bir vatandaş, önemli bir adam (vurgu benden, R.Ö.) saymasından ileri
gelme bir şeydi.
Meselâ 'polisin takibine uğramış','sürgün edilmiş' olmanın zevkine doyamazdı. Bu
iki küçük kelimenin, yani 'takip' ve 'sürgün' kelimelerinin estetik büyüsü onu
bir daha ayılmamacasına sarhoş etmişti. Bu iki sıfatı
kabullendiği için de
kendini dev aynasında görüyor, kişiliğini büyülte büyülte sonunda bir övünme
kaidesinin üstüne heykel gibi kuruluyordu.
|
|
Son zamanlarda sizi her zamankinden daha da suskun görüyorum. Konuşmanın bir
yerinde susuyor ve sözünü ettiğimiz dünyadan
tamamen kopuyorsunuz.
Âniden sessizleşiyor ve tümüyle çekiyorsunuz kendinizi yanımızdan. Bizler,
konuşmanın orta yerinde usulca pencerelerinizi kapatıvermenizi görmezden geliyor
ve kaçıp gitmenizi hiç fark
etmemiş gibi sözlerimizi sürdürüyoruz. Görünüşe göre
bizim bu aldırışsız tavrımız, sizi pek rahatsız da etmiyor.
|
|
Ey insan, internete sınırsız abone olduğun için sürekli onun başında oturmak
zorunda değilsin. Bu sanal takıntın yüzünden aileni de ihmal
ediyorsun.
Doğumundan hemen sonra yüzünü ilk ve son kez gördüğün küçük bebeğin, az önce bir
abajura "baba" dedi. Bundan da rahatsız olmayacak mısın?
Ey insan, saçlar da senin, zevk de senin!.. Kazıtmak istiyorsan
tabii ki kafanı
kazıtabilirsin. Benim buna hiçbir şekilde itirazım olamaz. Ben sadece
süpermarkete her gittiğinde eve mutlaka bir adet saç jölesi ile dönmene itiraz
ediyorum. İçinde kazıtılmış bir kafa ve yüzlerce saç jölesi bulunan bir evi
anlamlı bulmakta zorlanıyorum doğrusu!
Ey insan, telefonla konuşurken aldığın notları bulamamış olmanın çok basit bir
açıklaması var. Sen o notları benim kağıt mendillerimin üzerine yazdın ve
korkarım ben de fena
halde nezleyim!
|
|
DEĞİŞİK bir açıdan bakıldığında, kutsallaştırılmış kavramlarla taşlaştırılmış
beyinlere; 200 yıldan bu yana
taze oksijenler taşıyan mizah, 21. yüzyılın da
mimarlarından biri...
Politik egemenlikler ve onların politik eleştirileriyle ilgili politik
özgürlükler; özgür bir mizah ortamından yoksunsalar, kanlı ve karanlık
serüvenlere de gebe
kalabilirler...
Özgür mizah, düdüklü bir tencerenin supabı gibidir; buharın sıkışmasıyla
tencerenin patlamasına karşı sigorta işlevi görür.
***
Örneğin Hz. Muhammed ile Gazi'nin karikatürleri yapılamadığında; böylesi özgür
bir mizah lezzeti, kutsal kavram ve simgelere karşı anarşik bir yozlaşma olarak
görüldüğünde; AB üyeliği rotasında da, çeşitli demagojilerin iğneli fıçılarında
çalkalanma sıkıntısına uğranabilir...
|
Toplam Haber 331 - Toplam 67 Sayfa - Her Sayfada 5 Haber
Şu An Bulunduğunuz Sayfa
[<<] [<] [ 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | ......... | 61 | 62 | 63 | 64 | 65 | 66 | 67 ] [>] [>>] |
|
|  |
Kategori ve Yazarlar
|
|
|