 |
Karakutu
|
|
Reklam
|
|
Google Arama
|
|
Arama
|
|
Online üyeler
|
|
Şu an sitemizde, 239 Üye Adayı ve 10 Üye bulunuyor.
Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.
|
Reklam
|
|
Forum Son Başlıklar
|
|
Giriş Sayfanız Yapın
|
|
Önemli Linkler
|
|
Karakutu - RSS - Alexa
|
|
|  |
|
BEYAZ kâğıdı yazı makinesine taktığında, yahut bilgisayar ekranının önüne
oturduğunda; el menzilindeki en beleş
konu "AB ile ilişkiler", daha doğrusu 17
Aralık'ta çıkacak karar üstüne, analizler yapıp yorumlar üretmek...
"Ankara, AB'nin oyuncağı olmamakta kararlı görünüyor" diye de başlayabilirsiniz
yazıya; "AB, Ankara'yı tatmin edecek bir
formül içinde bir müzakere tarihi
saptadığı takdirde" diye de...
Her zaman güveçte pişmiş cici mama konular vardır iç ve dış politikada...
***
Asıl sorun ise AB üyeliği için 17 Aralık'ta açıklanacak müzakere koşullarıyla
tarihinin, Başbakan Tayyip Bey'e ne getirip, kendisinden ne götüreceği.
Vatan millet aşkıyla, itibar koltuklarına kurulabilmek için, kim bilir kimler
bekliyor fermada, bilinmez...
Hele 17 Aralık'ta AB'nin kararı bir
açıklansın...
Ertesi gün seyreyleyin siz gümbürtüyü:
"Ankara'nın büyük başarısı"...
"Karşımıza yeni bir Sevr çıktı"
"Başbakan Erdoğan, gereken yapılacaktır, dedi"
"Dışişleri, karara soğuk bakıyor"...
|
|
Pardon, kafamın içinde dolaşıp durmayı keser misiniz, beynim bulanıyor!
Pardon, bu güzel imgeleri sizin şiirinizden topladım, bir sakıncası var
mı?
Pardon, sizin bu tuhaf rüyanızda bulunmaktan çok sıkıldım artık, lütfen uyanır
mısınız!
Pardon, ben beyaz atlı prensim, 48 numarada oturan bayanın nereye taşındığını
biliyor musunuz?
Pardon, sizin benim fikirlerime tercüman olmanıza bir itirazım yok da, acaba ben
niye yabancı dil konuşuyorum!
Pardon, ben temizlik şirketinden arıyorum. Uçan halınız yıkandı, ne zaman
getirelim!
|
|
Bir viraneye ne kadar derinden bakarsak bakalım; gözümüze çarpan herşeyle
aramıza, eskimenin küf kokulu örtüsünden türeyen mesafeler giriyor
mutlaka.
Kurşuni bir sis bulutunun ortasında, yakınlaştıkça uzaklaşan bir virane var.
Duvarlarının yıkık yerlerinden, kimbilir hangi kırık yaz sonundan kalma çerçöple
karılan harç tozları dökülmüş.
Sıva çatlaklarında geçmişin gelgitinden sağ kurtulan avazeler, kahkahalar
çınlıyor.
Hava soğuk...
Yerlerde toprağa bulanarak mevsimini yitiren çürümüş ayva yapraklarına
rastlanıyor.
|
Hüznüm gözlerimden okunur … ve bakmasını bilen herkes görür içimde büyüyen
eLem’i.. tebessümlere
hapsettiğim ve asla öpülmesini beklemediğim dudaklarım
kandırmasın seni…
neşeyle oynattığım ellerime bakıp aldanma… nazenin parmaklarımdaki kalem
kalbimin resmini çizer sayfalara.. ve hep güçlü gibi
gözüken ben , gecenin
içinde en zor saniyeleri büyütürüm, saatler içinde.. hayatla aramda ki naif bağ
orta yerinden kopacak diye beklemedeyim…
|
|
İnsanlar konuşurken kelimelerini yerlere düşürüyorlar. Sonra da o kelimeleri
orada bırakıp gidiyorlar. Ya gerçekten düşürdüklerini farketmiyorlar ya
da
eğilip alacak kadar önemli bulmuyorlar onları. Bana sorarsanız her iki durumda
da büyük bir kayba uğruyorlar. Çünkü düşürdükleri kelimelere bir daha sahip
olamıyorlar.
Bunu söylerken, aynı harfleri yanyana getirip
telaffuz edemiyorlar demek
istemiyorum. Benim söylemek istediğim, aynı harfleri yanyana getirerek
söyleseler de söylediklerinin yere düşen o kelime olmadığı... Çünkü kelimeler
söylendikleri an ve durum için var olurlar. O anı ve o
durumu ifade ederler.
Onları hafızamızdaki bir sandıkta saklayıp yeniden hatırlayabilirsek uzun bir
ömürleri olabiliyor. Ama yere düşürür kaybedersek; bir süre sonra solgunlaşır ve
daha sonra da kuruyup giderler. Bizim kelimelerimiz
olmaktan çıkarlar.
Kaybolurlar. Sonradan aynı harfleri yanyana getirmeyi başarabilsek de, aynı
kelimeyi söylemeyi başaramayız. Başka bir anı ve başka bir durumu anlatır yeni
kelimemiz.
|
Toplam Haber 331 - Toplam 67 Sayfa - Her Sayfada 5 Haber
Şu An Bulunduğunuz Sayfa
[<<] [<] [ 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | ......... | 60 | 61 | 62 | 63 | 64 | 65 | 66 | 67 ] [>] [>>] |
|
|  |
Kategori ve Yazarlar
|
|
|