 |
Karakutu
|
|
Reklam
|
|
Google Arama
|
|
Arama
|
|
Online üyeler
|
|
Şu an sitemizde, 237 Üye Adayı ve 10 Üye bulunuyor.
Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.
|
Reklam
|
|
Forum Son Başlıklar
|
|
Giriş Sayfanız Yapın
|
|
Önemli Linkler
|
|
Karakutu - RSS - Alexa
|
|
|  |
Günümüz Avrupası halklarını oluşturan “aslî nesep”lerden birisinin
“Germenler” olduğundan bahsetmiştik. Almanya, Danimarka, Hollanda, Belçika,
Lüksemburg, İsveç, Norveç, Avusturya, İsviçre, Kuzey İtalya, İzlanda, hatta,
Kuzey ve Orta Fransa ile aşağı İskoçya ve İngiltere’yi
oluşturan halkların
kökenleri “Germen.”
Germen kavimleri, Hıristiyanlıkla İsa’nın doğumundan beş yüz yıl sonra ancak
tanışıyorlar. Ancak, Germen Avrupa’nın Hıristiyan olması
büyük çatışmalar sonucu
mümkün olabiliyor. Dokuzuncu hatta onuncu yüzyılı buluyor.
Hıristiyanlık öncesi dinleri paganizm. Paganizmin esası, tabiata ve
tabiat güçlerine duyulan saygı. Saygıyı getiren:
“farkındalık.” Toprakla
uğraşan, eken biçen tüm paganlar gibi Germenler de herşeyden önce güneşin
hareketini izliyorlar. Yıl içindeki en önemli tabiat olaylarından birisi,
gün-tün eşitliği dediğimiz, ekinoks; diğeri
bu eşitliğin azami ölçüde bozulduğu
solstis – eski adıyla tahavvülü şemsi - yani güneşin değiştiği nokta.
|
Beyaz Kurdelecilerin Bayan Aşkın’a verdikleri plâket: “İlime inanmayanlar
Galile’yi bile mahkûm etmişlerdi!” Ne alâka diye sormayacaksınız; alelacele
demirlenen pencereleri, “Türkiye seninle gurur duyuyor” saptamasının temelini
sormadığınız gibi sormayacaksınız. Nitekim Bayan Aşkın da soramamıştır; denize
düştüğünüzde kimlere sarıldığınızı sorgulayamazsınız.
Prof. Dr. Erdoğan Teziç’i tanır mıyım? Tanırım. Prof. İsa Eşme’yi tanır mıyım?
Onu da tanırım.
|
“Hippi”ler 1960’lı yılların Amerikasında yerleşik davranış biçimlerini reddeden,
tabiata yakın yaşamaktan, cinselliğin özgürce ifade edilmesinden yana olan genç
insanlar olarak bilinirler.
Çoğunlukla uzun saçlı, sıradışı giysiler giyinen
hippiler, bilinçlerini geliştirdiğine inandıkları bir takım
kimyasalları
tüketmekten kaçınmazlar. Hatta, günümüzde Hollanda başta olmak üzere Avrupa
ülkelerinde bir takım uyuşturucuların serbest bırakılmış olması 1960’lı yıllarda
filizlenen bu gençlik hareketinin sonucu olarak
değerlendirilir.
Oysa, hippi hareketi 1960’lı yıllardan çok daha eski ve Amerika değil Avrupa
kökenli. Şöyle ki, daha 1930’larda ABD’nin California ve Florida gibi sıcak
eyaletlerinde, nerede sabah orada
akşam yaşayan, meyva, kuru yemiş gibi
ormanlarda bulduklarıyla beslenen, hippiler gibi giyinen azımsanamayacak sayıda
genç insan var ki, bunların istinasız hepsi birinci kuşak Alman göçmenlerinin
çocukları, ABD doğumlu ikinci
kuşak.
|
Günümüz Almanya’sının aslî nesepi “Germen.” “Slav,”
“Semitik” ya da “Türkik”
gibi çok sayıda klanı kapsayan bir tanım, Germen. Angles’ler, Sakson’lar,
Burgundî’ler, Lombardlar, Vizigotlar, vb vb. onlarca farklı “Germen”
klanı var.
Sadece günümüz Almanlarının değil, Hollanda, Belçika, Lüksemburg, İsveç, Norveç,
Danimarka, İzlanda, Avusturya, İsviçre, Kuzey İtalya, Kuzey ve Orta Fransa,
aşağı İskoçya ve İngiltere’yi oluşturan halkların kökenleri
de “Germen”lere
dayanıyor.
İngilizler, halkının “Germen” kökenlerine referansla ülkeye “Germany” /Germanya
demişler. Fransızlar ve biz Türkler,
“Allemanni” isimli Germen klanından yola
çıkarak, “Allemand” /Almanya diyoruz.
Günümüzde güney Baden-Württemberg, güneybatı Bavarya ve güneybatı Almanya’yı
kapsayan tarihi
Schwaben ya da Swabia bölgesine de “Alamannia” deniyor ama
Almanların kendileri ülkelerine “Deutschland” demeyi tercih etmişler.
|
“Avrupa” sözcüğünün nereden geldiğini bilmem
hiç düşündünüz mü?
Bir rivayete göre, Avrupa adını Finike prensesi Europa’dan alıyor. Finikeliler günümüzde Lübnan’ın olduğu Doğu Akdeniz
kıyılarında yaşayan denizci bir halk – bu hesapça Prenses Europa Orta Doğulu bir genç kız oluyor.
Efsaneye göre, pagan Yunanlıların en büyük tanrıları Zeus, Finikeli genç kıza
aşık oluyor. Beyaz bir boğa şekline giriyor, Prenses Europa’yı kaçırıyor, Girit adasının batısına getiriyor.
Europa o kadar güzelmiş ki, Zeus onu kaçırdığında güneş de onunla birlikte gidiyor, Batı
istikametinde prensesin gözden kaybolduğu yerde kayboluyor. O gün bugün, Doğu Akdenizin Lübnan sahillerinden bakanlar, güneşin Europa’nın gözden kaybolduğu batıda battığını
görürlermiş. Hatta, Arapça ve İbranicede “gün batımı” anlamına gelen “ereb” kelimesi de aslında bu Finike prensesinin isminden türemişmiş.
|
Toplam Haber 56 - Toplam 12 Sayfa - Her Sayfada 5 Haber
Şu An Bulunduğunuz Sayfa
[<<] [<] [ 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | ......... | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 ] [>] [>>] |
|
|  |
Kategori ve Yazarlar
|
|
|