Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 235 Üye Adayı ve 10 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri
 vahşi
 Rüya
 Bizler geçmişteki insanlardan daha mı akıllıyız?
 Yaz Dedi Tanrı
 Melekler ağladığında
 Kanadım
 VELEVKİ TARTÜF
 Duan dileğindir...
 Kısa cümleler yazacak bu kalem
 İçinden at başlığını
 atlet giyen tanrıça
 Nazım Hikmet / Masallar
 Mucize Bu!

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS



 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


Felsefe Üzerine

Bu Konuda Ara:   
[ Ana Sayfaya Git | Yeni Bir Konu Seçin ]
Friedrich Nietzsche ► Deccal'den...
 

Kendimizi aldatmayalım. Hiperborlularız biz, pekâlâ biliriz ne denli kopuk yaşadığımızı. “Ne karadan ne de denizden bulabilirsin Hiperborlulara giden yolu.” Bunu daha Pindaros bilip söylemişti bizim için. Kuzeyin ötesinde, buzun, ölümün ötesinde , bizim yaşamımız, bizim mutluluğumuz... Mutluluğu keşfettik biz, yolu biliyoruz artık, binlerce yılın labirentinden çıkışı bulduk. Başka kim bulabilirdi ki bu çıkışı?

Modern insan mı? “Ne ettiğimi bilmiyorum; ne ettiğim bilmeyen herşeyim ben” diye iç geçirir modern insan... Bu modernlikti bizi hasta eden, tembel barışlar, korkak tavizler, modern Evet ve Hayır'ın bütün erdemli kirliliğiydi. Herşeyi “kavradığından” dolayı herşeyi “bağışlayan” bu hoşgörü, bu manda yüreklilik, bizim için scirocco'dur.

Çağdaş erdemler ile öteki güney yelleri arasında yaşamaktansa, buzlar içinde yaşamak yeğdir! Yeterince yürekliydik, ne kendimizi ne de başkalarını esirgedik: Ama, uzun süre, yürekliliğimizi nereye yönelteceğimizi bilemedik. Karamsarlaştık, durgunlaştık; bize yazgıcı dediler. Bizim yazgımız doluluktu, gerilimdi, güçlerin birikimiydi.

Şimşeğe, eyleme açtık, zayıfların mutluluğundan, “boyuneğiş”ten uzaktık... Göğümüzde sağanak vardı; doğa, bizim doğamız, bulutlanıyor, kararıyordu,  çünkü hiç yolumuz yoktu…  

Yazının Tamamını Okumak için TıklayınYazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Felsefe Üzerine

Antonin Artaud ► Antoin Artaud’dan Jacques Riviere’e Mektup
 

Sevgili Bayım;

Neden yalan söylemeli, neden yaşam çığlığının ta kendisi olan bir şeyi edebiyat düzlemine koymalı, neden gerçekliğin sızlanışlarını andıran, kökleri ruha gömülü cevherden yapılmış şeylere kurgu görüntüsü vermeli? Evet, düşünceniz hoşuma gitti, sevindirdi beni, koltuklarımı kabarttı, ama bir şartım var; sizi okuyacak kişi düzmece bir çalışmayla karşı karşıya olduğu izlenimine kapılmamalı.

Yalan söylemeye hakkımız var, ama olayların esası konusunda değil. Mektupları asıl adımla imzalamak taraftarı değilim. Mektupları birincisinden sonuncusuna kadar yayımlamak ve bunun için de Haziran 1923 yılına kadar uzanmak gerekli. Okuyucunun elinde tartışma konularının hepsi olmalı.

Yazının Tamamını Okumak için TıklayınYazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Felsefe Üzerine

Makale ► Ulus Baker: Kullanışlı Bir Felsefe: Spinozacılık
 

Bir Hayat

Spinoza, çağdaş yorumcularından Antonio Negri'nin yazdığı gibi çağının bir "anomali"sidir. Üstelik, 17. yüzyıl Hollanda'sı gibi bir başka anomalinin içinde yaşamaktadır - din savaşlarıyla ve despotik-merkantilist rejimlerin iktidarları altında sarsılan Avrupa'nın "en özgür", dolayısıyla en hoşgörülü diyarı... Spinoza, üçüncü kez de anomalidir - o dönemin Amsterdam'ında, bir kaç kuşaklık bir geçmişe sahip, muhtemelen ya İspanyol ya da Portekiz göçmeni bir Yahudi ailesine doğmuştur.

Yazının Tamamını Okumak için TıklayınYazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder 1  1 yorum var. Cevaplamak isterminiz ? Felsefe Üzerine

Immanuel Kant ► Aydınlanma Nedir ?
 


Aydınlanma, insanın kendi suçu ile düşmüş olduğu bir ergin olmama durumundan kurtulmasıdır. Bu ergin olmayış durumu ise, insanın kendi aklını bir başkasının kılavuzluğuna başvurmaksızın kullanamayışıdır. İşte bu ergin olmayışa insan kendi suçu ile düşmüştür; bunun nedenini de aklın kendisinde değil, fakat aklını başkasının kılavuzluğu ve yardımı olmaksızın kullanmak kararlılığını ve yürekliliğini gösteremeyen insanda aramalıdır

Sapare Aude! Aklını kendin kullanmak cesaretini göster! Sözü şimdi Aydınlanmanın parolası olmaktadır. Doğa, insanları yabancı bir yönlendirilmeye bağlı kalmaktan çoktan kurtarmış olmasına karşın (naturaliter maiorennes) , tembellik ve korkaklık nedeniyledir ki, insanların çoğu bütün yaşamları boyunca kendi rızalarıyla erginleşmemiş olarak kalırlar, ve aynı nedenlerledir ki bu insanların başına gözetici ya da yönetici olarak gelmek başkaları için de çok kolay olmaktadır. Ergin olmama durumu çok rahattır çünkü.

Benim yerime düşünen bir kitabım, vicdanımın yerini tutan bir din adamım, perhizim ile ilgilenerek sağlığım için karar veren bir doktorum oldu mu, zahmete katlanmama hiç gerek kalmaz artık.

Para harcayabildiğîm sürece düşünüp düşünmemem de pek o kadar önemli değildir; bu sıkıcı ve yorucu işten başkaları beni kurtaracaktır çünkü.
Yazının Tamamını Okumak için TıklayınYazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder 1  1 yorum var. Cevaplamak isterminiz ? Felsefe Üzerine

Hilmi Yavuz ► Osmanlı’da felsefe var mı idi? 1
 

Osmanlı toplumunda felsefi düşünce üretiminden söz edilebilir mi? Felsefi üretim belirli bir tarihsel döneme kadar var idi de, sonradan mı önü kesildi? Neden Batı tarzı sistemleştirilmiş bir felsefe geleneği yok.

Bu ve benzeri sorular, Osmanlı toplumunun entelektüel geleneği üzerinde düşünenlerin hemen hepsi tarafından sorulmuş olan sorular;- ama elbette bu sorulara verilen yanıtlar birbirinden çok farklı. Kimileri, mesela, rahmetli Ord. Prof. Hilmi Ziya Ülken hocamız gibi düşünenler, felsefi düşünce üretiminden söz edilebileceğini; ancak bu üretimin, sistemleştirilmiş bir yapısı olmadığı için ‘felsefe’ sayılamayacağını önesürmüşlerdir: Ülken hocamız, ‘Felsefeye Giriş’ adlı çalışmasında, felsefi düşüncelerin edebiyat, özellikle de şiirin içinden dilegetirilmiş olmasını ‘hikemiyyat’; ahlak ve hukuk kitaplarında dilegetirilmiş olmasını da ‘tefelsüf’ diye nitelendirir ve ‘hikemiyyat’ı da, ‘tefelsüf’ü de, gerçek anlamıyla ‘Felsefe’ saymaz.

Yazının Tamamını Okumak için TıklayınYazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder 1  1 yorum var. Cevaplamak isterminiz ? Felsefe Üzerine

Toplam Haber 13 - Toplam 3 Sayfa - Her Sayfada 5 Haber

Şu An Bulunduğunuz Sayfa

[  1  | 2 | 3 ] [>]  [>>]
Kategori ve Yazarlar

Arşive Geçenler
31.12.05
Osmanlı’da felsefe var mı idi? 2
29.06.05
Ölerek yaşamın onurunu korumak; Sokrates'in savunması
31.05.05
Prof. Hilmi Ziya Ülken ve ‘Türk Tefekkürü Tarihi’
Konuşmayı bırakıp ne zaman düşünmeye başlayacağız?
30.05.05
Ölümün susturamadığı bir ''düşünme''nin derinlikleri…
22.05.05
Tarihe tarihin dışından nasıl dahil olabiliriz?
18.05.05
HAYAT VE FELSEFE
14.05.05
Felsefe dilimizin sefaleti




KarakutuTv
·AKA ARAMA KURTARMA
·AKA ARAMA KURTARMA
·AKA ARAMA KURTARMA
·Moya Brennan - Joy To The World
·Moya Brennan - Rinne Tu (you made)
·Máire Brennan- Where I Stand
·Máire Brennan- To the Water
·Máire Brennan - Follow the Word
·Maire Brennan - Whisper to the wild water
·MOYA BRENNAN - No Scenes of Stately Majesty

devamı...

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke