Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 180 Üye Adayı ve 10 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri
 vahşi
 Rüya
 Bizler geçmişteki insanlardan daha mı akıllıyız?
 Yaz Dedi Tanrı
 Melekler ağladığında
 Kanadım
 VELEVKİ TARTÜF
 Duan dileğindir...
 Kısa cümleler yazacak bu kalem
 İçinden at başlığını
 atlet giyen tanrıça
 Nazım Hikmet / Masallar
 Mucize Bu!

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS



 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


Divan Edebiyatı

Bu Konuda Ara:   
[ Ana Sayfaya Git | Yeni Bir Konu Seçin ]
İskender Pala ► Mecnun bir deli miydi?
 

Mecnun adını hepimiz biliriz. Türkçe’deki kelime anlamı “cin tutmuş, çıldırmış, divane” falan demek. Leyla’ya olan aşkıyla efsaneleşen delikanlı, hakikatte bir deli miydi? Eğer deli idiyse derdine kim derman olabilirdi?

Sözgelimi çağımızda yaşasaydı psikiyatristler onu tedavi edebilirler miydi?

Yazının Tamamını Okumak için TıklayınYazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Divan Edebiyatı

Nef'î ► Beyit
 

Beyit

Derdim nice bir sînede pinhân ederim ben
Bir âh ile bu âlemi vîrân ederim ben

Yazının Tamamını Okumak için TıklayınYazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder 3 yorumlara cevap vermek istermisiniz ? Divan Edebiyatı

İskender Pala ► Bilinmiş olanı yeniden bilmek
 

Bir ülkenin dilindeki değişmeler kısa zamanda derinleşir ve nesiller arasında anlaşma zorluğu kendini gösterirse, o ülkede kültür bunalımı var demektir.


Eski yerleşik kelimeler terk edildikçe herkesin aynı biçimde anladığı köklü düşünceler ve töre, ekseninden sapar, aynı fikri çağrıştırmayan yoz kelimeler ortalıkta dolaşmaya ve zihinleri bulandırmaya başlar. Eski bilgi birikimi ile yeni kuşaklar arasına yapay duvarların örüldüğü böyle dönemlerde her yeni nesil, kendi bilimsel zeminini yeniden kurmak gibi bir güçlükle karşılaşır.

Bilimsel gelişmenin önünü tıkayan en büyük etkenlerden biri de yekdiğerini tam olarak anlayamayan bilim adamlarının varlığı ve dolayısıyla bilimsel terminolojinin bütün zihinlere aynı şekilde hitap etmemesi keyfiyetidir. Buna toplumların değişmekte olduğu gerçeğini ve çağlar arası farklılıkları uçurumlarla ifade eden sosyolojik gelişmeleri de ilave ettiğimizde kadim olan, yeni olana göre daha cazip görünebilir.

Yazının Tamamını Okumak için TıklayınYazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Divan Edebiyatı

İskender Pala ► Şairleri tanımlayabilmek
 

Merak ederim, şairler acaba her bir dizeyi samimi düşünceleri olarak mı söylerler; yoksa bazı bazı duygularına ihanet ettikleri oluyor mudur?!.

Şiir kitabı okurken bir şairin üslubuna ve edasına alışırsınız, kendinize göre bir kanaat oluşturursunuz, ama öyle bir mısra ile karşılaşırsınız ki sizin daha önceden kanaat olarak belirlediğiniz düşüncelerinizi allak bullak ediverir.


Ya o mısra burada olmamalı, ya da kitap o şairin adını taşımamalı diye düşünürsünüz. Bazan bunun tersi de olur, bir beyit veya mısraa rastlarsınız ve “Hıh işte!” dersiniz, “Bu tam da bu şaire yakışır bir düşünce!”

Eski şairlerin divanları arasında dolaşırken aklınıza şöyle bir soru takıldığı da olur: “-Bu şair şimdi yaşasaydı ve kendisine bir kartvizit bastıracak olsaydı acaba hangi beytini kartvizitine yazdırtırdı?” Çünkü burada yer alacak beyit artık koca bir dünya, koca bir çağ ve dev gibi bir adam olacaktır. Öyle beyitlerdir ki bunlar, şairler o beyti söylemeseler, hiç şüphesiz eksik kalırlardı ve edebiyat tarihindeki yerleri böyle olmazdı. İşte o tür beyitlerden bizim seçtiğimiz bir çeşitleme:

Gözlerimizi önce Fatih çağının Ahmet Paşa’sına çevirelim:

Ey fitnesi çok, kavli yalan, yandım elinden
Bir nâz ile bin gönül alan, yandım elinden

Ve işte Necatî Bey’in hüznü:

Bir seng-dil firakına ölen Necatî’nün
Billâhi mermer ile yapasuz mezarını

Bir yüzyıl ilerleyelim; Fuzûlî’yi tanımak için, onun

Bende Mecnun’dan füzûn âşıklık isti’dâdı var
Âşık-ı sâdık benem Mecnûn’un ancak adı var

Yazının Tamamını Okumak için TıklayınYazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Divan Edebiyatı

İskender Pala ► Aşk... Ezelde bir merhaba idi; hâlâ ki odur...
 

Fatih'in veziri olan şair Ahmet Paşa bir beytinde, aşkındaki sadakati ve tutarlılığı anlatabilmek için,


“ Cânıma bir merhaba sundu ezelde çeşm-i yâr

Şöyle mest oldum ki gayrın merhabâsın bilmedim”

deyiverir. Kolay bir söyleyişe göre çok güçlü bir hayal!.. Öyle ki Ahmet Paşa hakkında tezkirelerin "Türk şiirine parlaklık ve güzelliği ilk o vermiştir." hükmünü doğru çıkartır. Günümüz diliyle şöyle demek: "Ezel gününde sevgilinin gözü bana bir merhaba lûtfetti. O gün bu gündür, o bakışın mestliğiyle başka birinin merhabasını hiç tanımadım."

Yazının Tamamını Okumak için TıklayınYazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Divan Edebiyatı

Toplam Haber 57 - Toplam 12 Sayfa - Her Sayfada 5 Haber

Şu An Bulunduğunuz Sayfa

[<<]  [<] [ 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | ......... | 8 | 9 |  10  | 11 | 12 ] [>]  [>>]
Kategori ve Yazarlar

Arşive Geçenler
26.02.08
Rüzgar
13.02.08
Az gittik uz gittik, dağ tepe düz gittik
Toprak
Yuşiva ile Fumi
Yer yer değil iken su su idi
15.01.08
Kibritsiz ateş yakmak
13.01.08
Nevsâl-i Mübarek ya ki Noel-i Efrenci
30.12.07
Gelen giderken
Gelen Giden
16.12.07
Kılıcımızın yaltırığı
08.12.07
İntizar!.. İntizar!..
27.11.07
Sultan Abdülhamid'in fotoğraf merakı
22.11.07
Babillilerin sohbeti
17.11.07
Ölüm ötesi aşk
06.11.07
Gönül yarasına ok üstüne ok
04.11.07
Can illerinden gelmişem
Halk resmi
Nerdesin ey şiir?
Söz ola...
03.11.07
Yusuf ile Züleyha; Zeynep ile Kamil

Eski Haberler




KarakutuTv
·AKA ARAMA KURTARMA
·AKA ARAMA KURTARMA
·AKA ARAMA KURTARMA
·Moya Brennan - Joy To The World
·Moya Brennan - Rinne Tu (you made)
·Máire Brennan- Where I Stand
·Máire Brennan- To the Water
·Máire Brennan - Follow the Word
·Maire Brennan - Whisper to the wild water
·MOYA BRENNAN - No Scenes of Stately Majesty

devamı...

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke