 |
Karakutu
|
|
Reklam
|
|
Google Arama
|
|
Arama
|
|
Online üyeler
|
|
Şu an sitemizde, 100 Üye Adayı ve 7 Üye bulunuyor.
Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.
|
Reklam
|
|
Forum Son Başlıklar
|
|
Giriş Sayfanız Yapın
|
|
Önemli Linkler
|
|
Karakutu - RSS - Alexa
|
|
|  |
Kemal Tahir merhum, Anadolu köylüsünün "azla yetinme" ve "şehirliye boyun eğme"
alışkanlığını (o buna "koşulma" derdi), kurulacak bir "yerli sosyalizmin" temeli
ve umudu sanırdı...
En büyük yanılgısı da bu oldu. Köylünün tüketim açlığını ve "uygun önder bulunca
bürokrasiye de kafa tutma" eğilimini göremedi. Ya da gördü de, ne de olsa
Marksist eğitimden geldiğinden, önem vermedi. (Oysa 1950 yılında kendisini
hapisten salıveren, özgürlüğüne kavuşturan da yeni hükümet olmuştu... Bu nasıl
bir nankörlük ya da aymazlık? Kemal Tahir'e hiç yakışmayan bir nankörlük ya da
aymazlık.)
|
Kurtuluş savaşımızda geçen bir roman yazdığımızı ve karşılıklı her iki cepheyi
de ele aldığımızı düşünelim... Evet evet, hani şu "Çılgın Türkler" gibi canım...
Turgut Özakman kadar kötü yazamayacağımız için, roman kahramanları elbette resmi
tarih kitaplarında geçen sıradan bilgileri papağan gibi tekrarlamayacaklar,
kendi görüşlerini, düşünce ve elbette duygularını da dile getireceklerdir. Özel
hayatları olacaktır. Roman gerçeğe uygun olacaksa Mustafa Kemal Paşa rakısını
içecek, İzmir merkez komutanı Albay Zafiriou da Karantinalı Despina'yla yatıp
kalkacaktır...
|
Kendisiyle bir yemek yiyip birkaç saat sohbet etmek fırsatını bulmuştum: Efendi
adamdı, kibar adamdı, boş adam değildi...
Ne yalan söyleyeyim, "dindardı" ya, bir de Kastamonulu, karşımda bir "kıro"
bulacağımı sanmıştım, bu benim utancım olsun, hiç de öyle çıkmamıştı!
Tıpkı, yirmi yıl önce, bir "kenar mahalle çaçaronu" olarak bize tanıtılan Semra
Hanım'ın da bir "hanımefendi" çıkması gibi... Onunla da tanıştığımda çok
utanmıştım önyargılarımdan. Ve de, beynimizi yıkayan "sözde solcu" basına da çok
kızmıştım.
Hasan Bey'le yeniden görüşmek üzere sözleşmiştik, kısmet olmadı.
|
O temel hatayı yapmasaydınız, Amerika sizin tasfiye edilmenize bu kadar çabuk
göz yumar mıydı?
"Kullanılıp atılmanın" ne kadar kolay olduğunu gördünüz işte...
Ne yani, "NATO'culara karşı" oynadığınız maçı kazanabileceğinizi sanacak kadar
saf mısınız siz yahu? Nereye doğru gittiğinizi göremeyecek kadar kör müsünüz?
Size "komünistlere bulaşın" denilmişti, "kendi kafanıza göre jeostrateji
oynayın" diyen oldu mu?
|
Louis Pauwels derler bir adam vardı, şimdilerde pek hatırlayan çıkmaz.
"Sihirbazların Sabahı" kitabının yazarı dersem az kişi bilir de, uzun süre Le
Figaro gazetesinin pazar ekini çıkardığını söylersem belki Babıali azıcık anlar.
"Marie-Claire dergisinin babası" dersem daha da iyi anlaşılacaktır.
Bunun bir de arkadaşı vardı, o kitabı birlikte yazmışlardı, Jacques Bergier...
(Sakallı şişko Fransa'dan döndü ya, kaptırmış gene fan fin fon.)
Sözünü ettiğim kitap, "fantastik gerçekçilik" akımını başlatmıştı, yıl 1960...
Bunların bir de "Planete" dergisi olacaktı, sahaflardan tek tük bulur okurduk.
|
|  |
Karakutu Galeri
|
|
Kategori ve Yazarlar
|
|
|