 |
Karakutu
|
|
Reklam
|
|
Google Arama
|
|
Online üyeler
|
|
Şu an sitemizde, 157 Üye Adayı ve 17 Üye bulunuyor.
Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.
|
Reklam
|
|
Forum Son Başlıklar
|
|
Giriş Sayfanız Yapın
|
|
Önemli Linkler
|
|
Karakutu - RSS - Alexa
|
|
|  |
Cumhurbaşkanıyla başbakan bir evde buluşup beş saat kadar görüşmüşler...
Aydın Bey ile "küçük Aydın'ın" yani Zafer Bey'in gazeteleri ve de gazetecileri
kıyametleri koparıyorlar... Bu olay şaşkınlık yaratmış.
Çok ayıp. Hiç koskoca cumhurbaşkanı, bir başbakanla görüşür mü? Alt tarafı
başbakan... Kim oluyor bu adam? O koltuğa terfi etti de mi geldi? Alt tarafı
cahil halk torba torba kömür aldı da seçti.
"Belki de çimdik mantı yemişlerdir" diye bir laf çıktı, o daha da ayıp.
Hatırlanacağı üzere, Atatürk mantı yemezdi, daha ziyade kurufasulya ve pilav
tercih ederdi.
|
Yakup Cemil'i bileceksiniz, "Enver'i de vuracağım, Talat'ı da" demişti...
Kurşuna dizilen kendisi oldu. Bu konuda uzmandı oysa, beş yıl önce gene
Babıali'yi basıp Nazım Paşa'yı vurmuştu. "İkinci Babıali baskını"
gerçekleşemedi.
Hakkında "şehir efsaneleri" de oluştu: Gene böyle leş gibi sıcak, 1917 yılının
temmuz ayı... Bunu Kağıthane'ye idama götürüyorlar... O güneşin altında,
Beyazıt'tan oraya yaya gidiyorlar... Yolda bir karpuz arabasını çevirmiş, "asker
evlatlarım susamışlardır" diyerek idam mangasına karpuz ısmarlamış! Böyle de
baba adammış merhum.
|
Luciano Benjamin Menendez, emekli bir korgeneral...
Arjantin ordusundan emekli.
Don Luciano, seksen yaşında.
Müebbete, yani ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Kodeste ölecek.
Arjantin'de müebbetin "ağırlaştırılmış" türü var mı bilmiyorum, fakat askeri
hapisanede değil, "sivilde" yatacakmış.
Çünkü kararı veren, sivil mahkeme.
|
Geçen yıl bu sıralar seçim sonuçları hakkında yaptığı tahminleri makaraya
sardığım için madara olan, bunun altından kalkamayan, dolayısıyla da bana düşman
kesilen bir adam, benimle uğraşmak istiyor...
Bunu da "politika şekerine" bulamak zorunda tabii, "muhalif yazar" kimliğine
sığınıp bize giydirecek ki, okuyucu işin içindeki "bireysel gocunma" boyutunun
farkına varmasın.
Fakat tam olarak tutturamadı, açık verdi: Aldığımız maaşı kıskanmalar, gazetenin
çalışanlarını bize karşı kışkırtmaya çalışmalar, kendi gözündeki merteğe, yani
kendi gazetesinin satış rakamlarına bakmadan bizim gözümüzdeki çöple,
tirajımızla uğraşmalar falan, her türlü küçüklüğü sergiledi.
|
Kemal Tahir merhum, Anadolu köylüsünün "azla yetinme" ve "şehirliye boyun eğme"
alışkanlığını (o buna "koşulma" derdi), kurulacak bir "yerli sosyalizmin" temeli
ve umudu sanırdı...
En büyük yanılgısı da bu oldu. Köylünün tüketim açlığını ve "uygun önder bulunca
bürokrasiye de kafa tutma" eğilimini göremedi. Ya da gördü de, ne de olsa
Marksist eğitimden geldiğinden, önem vermedi. (Oysa 1950 yılında kendisini
hapisten salıveren, özgürlüğüne kavuşturan da yeni hükümet olmuştu... Bu nasıl
bir nankörlük ya da aymazlık? Kemal Tahir'e hiç yakışmayan bir nankörlük ya da
aymazlık.)
|
|  |
Karakutu Galeri
|
|
Kategori ve Yazarlar
|
|
|