Ayrıca, bulanık ve sisli havalarda mizahlarını ıkınarak yapmaya çalışan; Irak
işgalini, kıytırık televizyonlarında, Amerika bayraklarıyla ve 'tamtam'
çığlıkları eşliğinde karşılayan 'ultraviyole' liberallerimiz var.
Densizliklerini, cibiliyetsizliklerini vaktiyle yüzlerine vuran Nihat Genç'i,
internet sitelerinde, Trabzon'daki 'küçük katillerin' idolü olarak sundular.
Sonradan yayından kaldırdıkları haberlerinde, “karakutu.com”un hazırladığı
Nihat
Genç sitesini de töhmet altında bırakmayı ihmal etmediler.
Her yazısında, bu ülkenin taşından toprağına, Yunusundan Hacı Bektaşına kadar,
Anadolu coğrafyası büyüklüğünde kardeşlik türküleri söyleyen Nihat Genç'e
çatallı dillerini uzatanlar, Hrant Dink'in katilleri ile (ayrık otları misali)
ruh ikizidirler.
“Aynı adamlar, aynı çakallar hem öldürüyorlar, hem de anıtı başında nutuk
çekiyorlar,” diyordu Sartre. “Bir ölüyü şana şerefe boğuyorlar ki, bir
başkasının yaşamını zehir edebilsinler.”