Bıldır yediğimiz hurmalar, bugün her yerimizi tırmalar...
Tarih: 10.06.2005 Saat: 05:14
Konu: Güncel


İçe dönük, babalanmalı siyasal demeçlere bayılmayın da, yanında yatın: - ABD bize muhtaç...
- ...
- AB de bize muhtaç...
- ...
- Türkiye'nin jeopolitik durumu...
- ...
- ABD ile "stratejik ortaklığımız" -yahut "stratejik ilişki"- devam etmekte; Afganistan'a gönderdiğimiz askerler, Bosna'ya gönderdiğimiz askerler, Somali'ye gönderdiğimiz askerler...


- ...
- Suriye ile 800 km'lik sınırımız var; yaptığımız uyarı, öneri ve telkinler sayesinde Şam yönetimi de, demokratikleşmekte...
* * *
Birçok ülkenin ulusal gelirinden daha zengin olduğu bilinen ve şu sıralarda yine İstanbul'a gelmiş bulunan Soros; vaktiyle:
- Siz oraya buraya sadece insan ihraç ederek para kazanabiliyorsunuz, demişti.
Bir süre sonra da özür dilemişti...
* * *
Soros acaba Almanya'ya gönderdiğimiz vasıfsız işçi gruplarını mı kastetmişti sadece; yoksa 1. Dünya Savaşı sırasında Berlin'le olan "stratejik ilişkimiz" sonucu, Galiçya'dan Yemen'e; Soğuk Savaş döneminde de, Washington'la olan "stratejik ilişkimiz" sonucu, özellikle Kore'ye; sonra da Pentagon'un gerekli gördüğü başka bölgelere gönderdiğimiz askerleri de kastetmiş miydi?
Bilmiyoruz; kendisi böyle bir değerlendirme yaptığından ötürü özür de dilediğine göre; hepsi geçmişte kaldı.
* * *
Politikacılar sık sık, eski günlerin hesabı ortaya çıktığında:
- Onlar geçmişte kaldı, derler...
Yaşanan günlerin muhasebesi yapılmak istendiğinde:
- Bırakalım buna tarih karar versin, derler...
Cımbızla tüy koparır türden bir soruyla karşılaştıklarında ise, yine hep aynı yanıtı verirler:
- Gereken yapılacaktır...
* * *
Kahkaha atmasını seven genç bir kalem; hangi politikacının iktidarı sırasında, kaç kez "Onlar geçmişte kaldı", "Bırakalım buna tarih karar versin", "Gereken yapılacaktır" dediğinin bir dökümünü çıkarsa...
Politika tatavacılarının, kendilerine sorulan soruları, hep aynı ucuzlukla, nasıl yelpazelendirdiği, bir kat daha somutlaşarak çıkardı ortaya.
* * *
Evet, Soros'un da vaktiyle yaptığı çarpıcı bir değerlendirme, geçmişte kaldı...
"Soğuk Savaş" yıllarında, bir Türk neferinin Pentagon'a maliyetinin çok ucuz, 23 cent olduğu hesaplanmıştı...
Ve Türkiye'de ekonomik bir saydamlığı ön plana çıkarmak isteyenlerden bir mırıltı yükselmişti:
- Tıpkı II. Wilhelm gibi, Washington da Türkiye'yi bir insan deposu olarak kullanma yolunda...
* * *
O dönemlerin ABD'ye olan sadakatlerini kanıtlama derdindeki bazı militerleri de; Türkiye'de ekonomik bir saydamlığı ön plana çıkarmak isteyen birçok ışıklı beyni, kodeslere tıkmıştı.
* * *
Başkan Bush ile bir kez daha tazelenen stratejik dostluk, yahut ilişki...
Pentagon'un acaba eskisi kadar ihtiyacı var mı, kendisine çok ucuza mal olan bizim piyade birliklerine; yoksa artık Türkiye'yi, sadece Ortadoğu'yu sürekli denetleyen askeri bir üs olarak kullanma ve bizim Karadeniz kıyılarında da askeri limanlar kurma derdinde mi?
Almanya'daki birliklerini, bir ölçüde Türkiye'ye kaydırma niyetinde de olabilir hani...
Ne yazık ki uzmanlar, bu tür konuları hiç mi hiç getirmezler gündeme Türkiye'de...
* * *
Politik tatavalar da, bir yer geliyor apışmaya başlıyor.
Washington'da CNN TV'sine konuşan Başbakan Tayyip Bey, kendisine türban konusunda sorulan bir soruya, şu yanıtı veriyordu:
- Kızlarım başörtülü olduğu için, üniversiteyi ABD'de okuyorlar. Burada bu özgürlük anlayışı var, ama ülkemde yok...
* * *
Sanırım kendi ülkesinde özgürlük olmadığını dünya medyasında ilk ilan eden başbakan, bizim Tayyip Bey...
Oysa aynı gün, Başkan Bush, Tayyip Bey'e:
- Ortadoğu ülkeleri de, sizdeki demokrasiyi örnek almalı, diyordu.
Kendi ülkesinde ABD'deki kadar bir özgürlük bulunmadığını söyleyen bir Başbakan ve Başbakan'ın ülkesindeki demokrasinin örnek alınması gerektiğini söyleyen bir ABD Başkanı...
* * *
Tayyip Bey'e de takılalım azıcık... Gerçekten de ABD'deki kadar bir özgürlük yok Türkiye'de...
Örneğin, ABD'de, Hz. Muhammed ve Atatürk gibi, karikatürleri asla yapılamayacak "tabu"lar var mı?
Hz. İsa ile General Washington'un, yahut Lincoln'ün karikatürleri yapılamıyor mu orada da?
* * *
Karikatür deyince aklımıza geldi; sanırım ABD'de başkanların da ipliklere dolanmış bir kedi biçiminde karikatürleri yapıldığında; sanat adamları mahkemelere verilip, tazminata mahkûm edilmiyorlar...
* * *
21. yüzyılın küreselleşme sürecinde, politikacıların da gitgide rendeleniyor eski fasaryaları...
Bu arada, Başbakan Tayyip Bey'e de başarılar dileriz; kim bilir neler ve nelerle karşılaşacak 2007'deki cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar...
Ve hemen ekleyelim ki, gelenek ve göreneklerimiz arasındaki bir deyimin de, doğru çıkmasını istemeyiz kendisi için:
- Su testisi, su yolunda kırılır...
 

Milliyet
10/06/2005







Bu haberin geldigi yer: Karakutu.com-Kültür Sanat
http://www.karakutu.com

Bu haber icin adres:
http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&file=article&sid=884