Sorularınız ve cevapları ikinci bölüm
Tarih: 25.05.2005 Saat: 02:49
Konu: Nihat Genç


"Mazlum'a Cevap:

Hakan Albayrak benim eski arkadaşımdır, hala da yiğit, temiz bir çocuktur.

İsmet Özel'e saygım kalmamıştır. Yıllarca milletin beynini düzmekten başka ne yaptı. Böyle büyük bir değeri bu kadar kısacık cümlelerle harcamak istemem, buna hakkım da yoktur.

Ama sizin sorunuza da cevap vermek için, kendi "saygı" sınırlarımı zorluyorum, en iyisi, boşverin, ne siz böyle sorun, ne ben cevaplayayım. İsmet Özel'in saygıdeğer bir kafa taşımadığı konusunda fikirlerim vardır..."



Sorular ve cevapları ikinci bölüm

Nihat Genç'in tüm okurlarına olan genel cevabı için tıklayın

Önemli not:

Nihat Bey'e gönderilen soruların seçimi - tasnifi tamamen www.nihatgenc.com - www.karakutu.com editörlerinin insiyatifinde olmuştur.


Gönderenin İsmi: FATMA ALIŞ

Soru: Ladin ve siz okurken gözlerim doldu. Bir ladin olamamanın sancısı midemi bulandırdı. Ne olur yardım edin! çürüyorum... Sesim boğazımdan öteye çıkmıyor, yazılarınızı okurken haykırdığımı hissettim. Çevre mühendisiyim. Dünya için, toprağım için savaşacağımı düşündüm. Mezun oldum yalnızım, bir fabrikada uşağım üç kuruş aylığa. Öğrenciyken birçok şey oldum TKP ile yoldaş, Tema da kukla, en güzeli tiyatroda ben. Ama bulamadım neyim. Böyle yaşamak öldürüyor beni. Dünya kirleniyor ben hiç birşey yapamıyorum. Ne olur ses olun konuşun benimle böylemi öleceğim ?

Fatma Alış'a Cevap:

Hiç bir şey yapamıyorum, elim kolum bağlı düşüncenize katılmıyorum, işte böyle yazışarak da bir şeyler yapabilirsiniz. Sabırlı olun, mutlaka sizin gibi düşünenleri bulacaksınız. Daha iyi iş imkanları ya da ütopyalarını / ülkülerinizi hayat geçirecek bir imkan mutlaka önünüze açılacak. Ben sabra ve duâya inanan bir insanım. Allah'ın bugün değilse yarın bu tertemiz çağrınıza kulak vereceğini ve sizin gibi idealist bir insanı, hak ettiği iyiliksever çalışmalar içine fırlatacağından eminim.

***

Gönderenin İsmi: Mithat Erd

Soru: Turgut Özal hakkındaki düşüncelerinizi ögrenebilir miyim, ya da öğrenebileceğim bir yazınz var mı? (Hattı müdafaa'daki "gırgır" başlıklı yazınızdan başka)

Mithat Erd'e Cevap:

Özal'ı sevmem. Bu ülkenin altını üstüne getirdi, bu ülkenin değerlerini, ahlakını bozdu, dağıttı. Özal'ın dağıttıklarını toplamak bu ülkenin bir elli yılını alacak. İşte holding medyasını ve onların ajanvari yazarlarını okuyun, hepsi Özal'ın hediyesidir. Sakın benden, iyi şeyler de yapmadı mı, diye sormayın, bu kısacık yazıda hiç şefkatli davranamam...

***


Gönderenin İsmi: Mazlum

Soru: Selamlar, yeni çıkan bir kitabınızın arka kapağında şunlar yazıyordu “Doğu neresi diye sorduklarında el kaldırdım ve batının bombası nereye düşüyorsa doğu orasıdır” Kabilinden cümleleriniz yer alıyordu inanın harikulade. İnanın diyorumda zaten inanmasanız söylemezsiniz. Size sorum şu olacak “müslümanları nasıl tanırsınız” Hakan Albayrağı mesela, mesela İsmet Özel'i....
Siz küfretseniz de haklısınız, e lazsınız da sizi beğenerek okuyacağım selamlar.

Mazlum'a Cevap:

Hakan Albayrak benim eski arkadaşımdır, hala da yiğit, temiz bir çocuktur. İsmet Özel'e saygım kalmamıştır. Yıllarca milletin beynini düzmekten başka ne yaptı. Böyle büyük bir değeri bu kadar kısacık cümlelerle harcamak istemem, buna hakkım da yoktur. Ama sizin sorunuza da cevap vermek için, kendi "saygı" sınırlarımı zorluyorum, en iyisi, boşverin, ne siz böyle sorun, ne ben cevaplayayım. İsmet Özel'in saygıdeğer bir kafa taşımadığı konusunda fikirlerim vardır...

***

Gönderenin İsmi: Mehmet Atdıner

Soru: Selamlar, Leman'dan neden ayrıldınız, neden Akşam, mutlumusunuz. Aldığım bütün kitaplarınızı kütüphanemden, okuduğum onca yazınızı kafamdan atmalımıyım ? Daha ne kadar, ortaokul konularıyla ilgili yazılar yazacaksınız. Niçin 'ne yapmalı' sorusunun cevapları yazılarınızda yok? Sanırım yine en güzeli sizin hikayeleriniz, sağlıcakla kalın

Mehmet Atdıner'e Cevap:

Leman'dan ayrılmadım, ama çok yoruldum, ben arada bir yorulurum. Akşam'a daha geniş kitlelere ulaşmak için gittim. Çünkü beni holding medyası boğuyordu. Beni kırk-elli bin kişilik bir kasaba kalabalığı için öldürüyor, yoksayıyorlardı. Ve beni yoksaymak için neler neler yaptılar, kitaplar dolusu, gün gelir yine anlatırım.

Yazılarıma karışılmadığı sürece her yerde her şekilde yazarım. Yazarlar kitlelere seslenir, benim yazabileceğim bir kitle gazetesi biliyorsanız bana da söyleyin. Benim yanlış yaptığımı düşünüyorsanız, doğrusunu söyleyin, bana da yol gösterin.

Bu ülkenin en çok okunan kitaplarını yazacağım ve onları hakettiği genişlikte insanlara ulaştırmayacağım, ama ne yapacağım...?

Biz matbaa işiyle uğraşıyoruz, matbaa, bir tek olan şeyi çoğaltan yerin adıdır. Ben bağımsızlığımı koruyabildiğim ölçüde yazarım, yoksa, hiç bir yerde yazmam...

***

Gönderenin İsmi: Hakan Ertekin, Mahmali


Soru: 10 yıldır her yazdığını dikkatle okuduğum Nihat Genç'in Akşam Gazetesinde neden yazdığını kimselere açıklayamıyorum. Neden ?

Hakan Ertekin'e Cevap:

Benim bir kitle gazetesinde yazmamı doğru bulmuyor musunuz ? Benim kıymetli bir yazar olduğumu düşünüyorsanız benim kalabalıklara bir şekilde ulaşmam gerektiğini siz de hesap edebilmelisiniz. Benim aklım fikrim, arayıp şimdilik kendime uygun bulduğum çözüm bu. Daha iyi bir çözüm biliyorsanız söyleyin, size ve kendime daha ahlaklı, daha sağlıklı bir katkımız olsun.

***


Gönderenin İsmi: Fatih

Soru: Leman da yazmayı tamamen bıraktınız mı yoksa sadece bir süreliğine mi yazmayacaksınız?

Fatih'e Cevap:

Leman'da yazmaya devam ediyorum. Ama bu tekrar soruyu bahane edip, başka şeyler de söyleyeyim. Ben Leman'da yazmayı, başka yerde yazmayı bırakmak istiyorum. Çünkü yoruldum. Yazarlığımı bırakmak istiyorum. Ama şimdilik buna gücüm yetmiyor. Birgün yetecek belki. Daha az yazmak istiyorum. Daha uzaktan ve daha başka tür yazmak istiyorum, bakalım neler olur, hayırlısı olsun...

***

Gönderenin İsmi: Aytunga Taklacı

Soru:
Nihat bey, bilgi ve zekanın yanlızlığıda beraberinde geteceğini düşünüyorum.Mustafa Kemalin yaşadığı kişisel yanlızlık acısını düşündünüz mü?Sevgi kendi iç benini kitliyor ,sizde de benzer oluşumlar var mı?
Kusura bakmayın sorularım biraz dan-dun oldu fazla yumuşatamadım. Fazla kişisel olmaz ise cevaplayabilirseniz sevinirim. Saygılarımla, Aytunga Taklacı

Aytunga Taklacı'ya Cevap:

Mustafa Kemal'in yalnızlığına vurgunuz benim için çok önemli, çünkü, galiba kasaba yalnızlığı bir yazımda bundan bahsettim, Mustafa Kemal'in bu bozkır ortasında ve henüz başlanmamış harabe bir kasabada çektiği yalnızlık, böyle kısa metinler içinde ifade olunmaz. Ama onun yalnızlığını hissettiğiniz için sizi kutluyorum. Bunu farkettiyseniz, çok şeyi de farkedersiniz, çünkü, o yalnızlığını parçalayarak koca bir cumhuriyet ve hiç değilse bozkırda bir "şehir" kurdu, dil, din, edebiyat, tarih, bunların hepsini bu şehirde dibinden tartışıp başka mecraların içine soktu...

***

Gönderenin İsmi: Bahriye

Soru:
Merhabalar nasılsınız Nihat bey yazılarınızı leman dergisinden takip etmekteydim. lakin üçhaftadır yazınız çıkmıyor. hangi dergide veya nerede yazdığınızı öğrenirsem bundan sonra da takip etmek isterim. çünkü sizin gibi yazarlar maalesef yok denecek kadar azınlıkta sevgiler.

Bahriye'ye Cevap:

Ben çok yazmaktan dolayı bayağı bedenî yorgunluklar yaşıyorum, mesela Leman'a yazdığım yazılar yani bie haftadaki yazım tam yirmi kitap sayfası tutuyor, üstelik bu yazıya bir hazırlanma dönemim var. Arada bir yazmıyor, atlıyor, dinleniyorum. Çok yazmamı isteyen var, ama kısa yazıp laga luga yapmaktansa uzun yazıp, bir fikri derli toplu baştan sona anlatayım diyorum. Benim gibi yazarların maalesef olmadığını söylüyorsunuz, doğrudur, buna bende inanıyorum...


***

Birinci bölüm için tıklayın

İlk hafta  son bölümü için tıklayın

Nihat Genç'e soru sormak için tıklayın

www.nihatgenc.com - www.karakutu.com







Bu haberin geldigi yer: Karakutu.com-Kültür Sanat
http://www.karakutu.com

Bu haber icin adres:
http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&file=article&sid=784