Aksaray’da başlayan ve Anadolu’da yaygınlaşma eğilimine giren salgın hastalığın
nedeni hâlâ daha tam anlaşılamadı.
Son zamanlarda rahatsız edici konularda yazmaya başladığımın farkındayım ama
birisinin de doğruları yazması gerekiyor. Gerçeği arayışımda hoşlanmadığım hatta
beni ürküten gerçekleri bulduğumda bunları saklayabilmem de mümkün değil.
Unutmayın amacım panik yaratmak filan değil, sadece gerçeği bilmenin insanları
daha güçlü yapacağını düşünüyorum ve bu yüzden güçlü olma imkanını herkese
vermek istiyorum o kadar...
Salgının tam nedeni tabii ki net kavranamaz ve tabii ki Anadolu’da hızla
yaygınlaşması tam anlaşılamaz. Çünkü gerçekleri bulmak için insanlar yanlış yere
bakıyor.
Girdiğimiz dönemde başımıza gelenleri ve gelecekleri anlamak için çok ciddi bir
paradigmatik değişime ihtiyacımız var.
Bugüne kadar birden patlayıveren problemlerin çözüm yolunu aramak için bakmaya
alışkın olduğumuz neden kaynaklarını tamamen unutup, kafamızı biraz gökyüzüne
kaldırmamız gerekecek. Yani nedenleri yerde ararken bir anlamda gökte bulacağız.
Bu, yer hareketlerinin nedeni olarak gökyüzünü görmek tavrıyla eşanlamlı bir
tavır.
Dünyada aniden patlayıveren virütik salgınların asıl nedeni olarak güneşi gören
bir bilim ekolü de var.
Ve evet maalesef güneş nedeniyle deprem, volkanik patlama ve çeşitli fırtınalar
gibi ilave bazı virütik salgınlar da olacak günümüzde.
İngilizce bilimsel adı ‘Solar wind’ diye bilinen güneş rüzgarları var. Bunlar,
içinde çeşitli protonlar ve elektronlar taşıyor.
Bu güneş rüzgarları bazı durumlarda güçlü bir şekilde dünyayı vurduklarında
zaten dünyada var olan ama bizim fark etmediğimiz bazı virüsler mutasyona
uğrayabiliyor.
Aksaray’da patlak veren ve birden Konya’da, Şereflikoçhisar’da, Siirt’te,
Antakya’da da ortaya çıkan ve ‘Norovirüs’ adı verilen salgının da nedeninin
güneşten gelen etkiler olduğuna eminim.
Bu konularda çok ciddi çalışmalar yapmakta olan Oğuzhan Ceyhan ve eşi Funda
Ceyhan daima çok çok ilginç sonuçlara varıyorlar.
Ülkemizde maalesef astroloji çalışmalarına ağır darbe vuruldu. Çünkü fal bakmayı
bilen her insan kendisini astrolog ilan etmeye başladı. Ancak astroloji aslında
bir bilimdir. Gökyüzünde, kainatta gezegenlerin konumu ve birbirleriyle
ilişkilerinin takip edilerek bunların dünyaya etkisinin anlaşılması çabasıdır
astroloji.
Ve bu yönüyle de aslında teorik fizik ve kuantum fiziği ile derinden
bağlantılıdır. Oğuzhan Ceyhan bu işi hakkıyla yapan dünyadaki sayılı bilim
insanından birisidir. Bu yüzden haftalık olarak verdiğimiz, onun ve eşi Funda
Hanım’ın (O da feng-sui uzmanıdır. Bir not olarak ben, 2012 yılı yaklaşırken
feng-sui bilgisinin hayatımızda çok da önemli bir rol oynamaya başlayacağına
inanıyorum. Çünkü dünya değişirken nerede, nasıl durduğumuzun önemi de hayati
olacak). Çıkardığı Astroloji ekini dikkatli okumanızı öneririm. Çünkü onlar
gökbilimini hakkıyla yapmaya çalışıyor.
Şimdi anlatacağım, ilk okuduğumda beni olduğu kadar sizi de çok şaşırtacak, buna
eminim...
Bakın 19 Mayıs 2008 tarihinde verdiğimiz Astroloji ekimizde orta sayfada şu
cümlelere rastlıyorsunuz:
“İç Anadolu Bölgesi’nde ve Anadolu’nun çeşitli, yerlerinde tüm yaz boyunca Kırım
kongo salgını, gıda zehirlenmelerinden kaynaklanan sorunlar, tam teŞhİs
edİlemeyen dİzanterİ, sıtma ve benzeri hastalıklar olacaktır.”
Unutmayın ki; bu cümlelerin yer aldığı ekimizi pazartesi verebilmemiz için
yazının bize 15 Mayıs Perşembe teslim edilmesi gerekiyor.
Bu bir şanslı tahmin değil, büyücülük ise hiç değil. Sadece öğrendiği bilimini
iyi yapan bir insanın tutarlı çalışması söz konusu.
Gökyüzüne iyi bakmayı bilirseniz sorunların kaynağını da görürsünüz.
Açıklamaları ise şimdilik sadece bizde bulabilirsiniz.
Bu arada Oğuzhan ve Funda Ceyhan ile 21 Aralık 2012 tarihini de konuştuk. Onlar
sonuçlarını daha sonra yazacaklar. Ben şimdiden ipucu vermeyeceğim. Bizleri
nelerin beklediğini az çok biliyor gibiyiz. Hepsi de tamamen bilimsel. O
kadarını söylemekle yetineyim şimdilik.
Akşam / 22.05.2008