Bir derneğin ödül töreninde Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt ile DSP'nin adı
konulmamış başkanı Rahşan Ecevit karşılaşmışlar...
Eee, ne mi olmuş? Hiçbir şey olmamış, ne olacaktı ki? Yaşar Paşa, Rahşan
Hanım'ın elini öpmüş.
Rahşah Hanım da buna şaşmış.
Bunu, haber diye veriyorlar.
Sonra da "Ankara'nın kısırlığını" anlatınca bize kızıyorlar. Ankara'da bu,
haber oluyor.
Ben de yurtdışındayım, kusura bakmayınız, Türk gazetelerine ulaşamadım
("sanal baskı" aynı tadı vermiyor), anlı şanlı "Internet sitelerinde" de
Galatasaray-Fenerbahçe maçından başka bir halt yok, aha bir de bu türden
"haberler" ...
Elini öptü deyince, öpüp başına götürdü sanmışlardır yarmalar.
Güdük beyinlerinde ne var, "kadına kocakarı muamelesi yaptı" saçmalığı mı,
"arz-ı übudiyet etti, demek ki paşa o partiyi destekliyor" çarpıklığı mı?
Rahşan Hanım'ın buna şaştığını belirtirken ne demek istiyorlar? "Meğer paşa da
bizim siyasi çizgimizdeymiş" abesliği mi, yoksa "aaa, dul kadınım ayol, üstüme
iyilik sağlık" basitliği mi?
Ayıptır yahu, ayıp...
Kendini bilen herhangi bir erkek, böyle bir karşılaşmada herhangi bir kadının
elini öper. Daha doğrusu, azıcık eğilir, kadının elini dudaklarına doğru
kaldırır, dudaklarının ucuyla çok hafifçe dokunur, sonra hemen bırakır (yerlere
kadar eğilmeyiniz, fırsat bu fırsat diye kadının eline şılap şulup girişmeyiniz,
bileğini de mıncıklamayınız)... Görgü kuralı böyledir.
Ne herhangi bir anlam yüklemeye gerek vardır buna, ne de şaşılacak bir yanı.
Dünyanın birçok yerinde, milyonlarca erkek, her an, milyonlarca kadının elini
bu şekilde öper durur. Elbette "Batı raconu" uygulanan ülkelerde.
Bir tarihte, Başbakan Tansu Çiller Paris'e gittiğinde, Başkan Jacques Chirac da
onun elini tastamam bu şekilde öpmüştü.
Ama Türkiye'de birtakım "matbuat zırtapozları", haberi, "Fransa'nın
cumhurbaşkanına bile elini öptüren büyük kadın" havalarında vermişlerdi.
Çiller başbakanlığa bir espresso makinesi aldırdığında da "aman ne çağdaş kadın,
yenilikleri izliyor" havalarına girmekten çekinmediler. Yağcılığın dibi yoktu.
Kimler mi bunlar?
"Sarışın güzel kadın" diye yaltaklanan kart abazanlar örneğin.
Ya da, "Mesut Yılmaz, Engin Civan'ı maliye bakanı yapacaktı" diye sallayanlar
hani... Hakkımızda da günlerdir, ne günleri, haftalardır yalan uydurmaktan
utanmayanlar...
Sabah /30 Nisan 2008