Financial Times: Kapatma davası, laik yapının çıplak darbesi
Tarih: 24.03.2008 Saat: 05:52
Konu: Güncel


Türkiye'nin zorlu AB üyeliği süreci, Avrupa yanlısı yeni-İslamcı AKP'yle, kendisini Avrupalı sayan ama AKP'yi meşru veya gayrımeşru yollardan devirmeyi kafasına koymuş görünen laik yapının güç savaşıyla gölgeleniyor. Partiyi kapatma çabası, iktidarı elde edemeyenlerin açık bir darbesi



Bir Avrupa ülkesi hayal edin ki, iktidar partisine aniden kapatılma davası açılsın, başbakan ve cumhurbaşkanına siyaset yasağı istensin, üstelik bunlar belli grup çıkarlarının siyasi kuşatması altında derdini halka anlatıp büyük bir seçim zaferi kazanan hükümet iş başına geldikten sadece birkaç ay sonra yaşansın. Türkiye'ye hoşgeldiniz.
Türkiye, AB'yle zorlu üyelik müzakereleriyle boğuşuyor; bu durum büyük ölçüde Fransa ve Almanya'da hükümetlerinin ümit kırıcı tutumundan kaynaklanıyor. Fakat üyelik ümitleri Erdoğan'ın Avrupa yanlısı yeni-İslamcı hükümetiyle kendisini Avrupalı sayan ama AKP'yi meşru veya gayrımeşru yollardan devirmeyi kafasına koymuş görünen yerleşik laik yapı arasındaki güç savaşıyla da gölgeleniyor.
İstediği kadar anayasal meşruiyet gibi bir incir yaprağıyla örtülmüş olsun, bu çabalar seçimlerde iktidarı elde edemeyenlerin çıplak bir darbesi anlamına geliyor. Bu darbe başarıya daha da yaklaştığı takdirde, Türkiye Avrupa'yı gerçekten unutabilir.

Bu mücadele çözülmüş gibi görünüyordu. Geçen yaz Türkiye, ordunun internet sitesinde kısa bir ültimatom yayımlayıp, eşinin başörtüsü takmasından dolayı Gül'ün güvenilir bir cumhurbaşkanı olamayacağını ve Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu cumhuriyetin laik mirasını koruyamayacağını beyan etmesinin ardından anayasal bir krize sürüklenmişti. Bunun üzerine Erdoğan erken seçime gitti ve AKP'nin oy oranı büyük bir artışla yüzde 47'ye ulaştı. Türkler demokrasiden yana kesin bir tavır alırken, generaller bizzat kendi beceriksiz dijital muhtıralarına takılıp sendelemiş oldu. Ve bugün Türkiye'nin cumhurbaşkanı Gül.

Şimdi de Yargıtay başsavcısı Anayasa Mahkemesi'nden, AKP'nin laiklik karşıtı bir siyasi program yürüttüğü iddiasıyla siyasi düzeni tepetaklak etmesini istiyor. Dava bir erdemsizlik örneği.
Orta Anadolu'nun dindar, fakat dinamik ve girişimci orta sınıflarının sesi olan AKP'nin gizlice teokrasi kurmak istediğini öne süren iddianame, güçlü bir sınıf kininin işaretlerini veriyor. Hükümetin asıl suçu, reformlar ve AB üyeliği konusunda, özellikle de Gül'ün seçilmesinin ardından rehavete kapılması.

Başörtüsü 301 kadar önemli değil

Bu bir utançtır. Büyük bir zaferle yeniden seçilen Erdoğan, hele Kıbrıs sorununun çözümü konusunda yeni bir anlaşma umudunun doğduğu şu dönemde, güçlü bir zemine sahip. Fakat bu gücünü Türkiye'yi kasıla kasıla dolaşıp popülist nutuklar atarak ve başörtülü kızların üniversitelere gitmesine izin veren yasayı çıkartmaya çalışarak kullanıyor. Kemalist kıyafet yasaları kadınların eğitim görmesini kısıtlıyorsa, burada bir eşitlik sorunu var demektir. Ancak sözgelimi, ceza yasasının yazarların 'Türklüğe' hakaret gerekçesiyle yargılanmasına yol açan 301. maddenin kaldırılması kadar önemli değildir. Erdoğan ayak sürümeyi bırakıp önderliğini yaptığı anayasal devrimi devam ettirmeli.

Financial Times
(Başyazı, 21 Mart 2008)




Radikal
24/03/2008







Bu haberin geldigi yer: Karakutu.com-Kültür Sanat
http://www.karakutu.com

Bu haber icin adres:
http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&file=article&sid=5087