Başlık 'Büyük küçük korkular' da olabilir tabii ki. Ve bu ikisinin farkını
tartıp (doğru olan belki bu ikincisidir) seçemeyecek kadar başlığın içindeyim.
Sabah evden çıkarken, Başarılı İnsanlar'ın 'başarılı' (paralı mı demek bu?
memnun mu? paralılığından memnun!) olmasının sırrının İstikrarlı Sosyallik ve
Bitmeyen Enerji olduğunu düşündüm.
Fevkâlâde Robotlar gibiler: Sabah çalışma düğmelerine bastıkları gibi
çalışıyorlar, çalışıyorlar, çalışıyorlar. Çok çalışma anlamında değil: daimi
çalışma anlamında.
Hep böyle bir dalgalanmayan, pozitif İNSANİ enerji! İNSANCIL.CIL.
Belki 'negatiftir' enerjileri. Ama ilişkilere 'pozitif' kisvesi altında
yansıtmayı biliyorlar. Beceriyorlar.
KİSVE. KİSVE.
Sabah kalktıklarında 'Ay insan görücem. İstemiyorum annecim!' olmuyorlar.
Genel olarak 'annecim!' olmuyorlar. Anneleri onları çok annelememiş çocuklar,
yeminle çok daha başarılı (eşittir sosyal) oluyorlar. (Burda da çok 'annelenmeyecek'
kardeşli çocuk olmanın avantajları.)
Annen seni anneledikçe, şımarırsın böyle. En incesinden korkularının sesini
dinlemeye alışırsın.
"Bunu yapmak istemiyorum."
"Onu giymek istemiyorum."
"Orda olmak istemiyorum."
Bütün bunları annecimci anneler kabul edip/baş üstünde yer edip kaprisli
çocuklarının tahammül seviyesinin daha da aşağılara çekilmesine izin verirler.
Oysa mesafeli annelerin çocukları, bakıyorum o Yarı İhmal'den gelen güçle çok
ama çok daha tıkır tıkır, çok daha dengemsili, çok daha 'fake' (kendilerine de),
çok daha başarılılar. (Başarı ne demekse. Bu arada. Eşittir: Sosyalleşmede
Kale.)
Bugün kızımın nüfus cüzdanını yeniletmek için evden korka korka çıkarken- Devlet
dairesine gidicem diye, insan göricem diye, terslenebilirim diye titrek ve
yorgunum diye-
(Ya da olabilirim diye.)
Böyle bir potansiyel başarısızlığın içinde debelenirken her başarısız insanın
yaptığını/yapacağını yaptım: Başarı Kuşları'nın başarmalarının sırlarını
düşündüm.
Kıyaslayarak.
Zira ancak Başarısızlar bilir başaranların süper sırlarını.
Başaran zaten başarılıbaşarılı sürekli başarıyor. Ne diye düşünüp de Başarısının
Sırrı'nı vakit kaybetsin.
Doğal olarak, şakır şukur, başarmakta başarılı adam/kadın. Natürel olaraktan.
Annem vergi dairesine gitmeden bir ay kadar önce hastalanırdı nerdeyse,
'daireye' girecek diye.
Ben annemin Bu Tarz korkularını horrr görücem diye, böyle hiç korkusuz
(numaralarıyla) 20 yıl geçirdikten sonra, kendimin de annem kadar (belki ondan
fazla) her nevi daireden/iş yerinden/ortamdan süper korktuğumu, tehir etmekle
işi büyütüp büyütüp boğmaca kıvamına vardırdığımı KABUL EDİYORUM ARTIK.
Üstelik korktuğum belli olmayabilir oralarda. Ama çok kırık dökük davranıyorum.
Hani '1 Görünmez Vatandaş' zırhı varsa, ona bulanıp.
Sonra tabii Korkular Mevzuu'nu düşünürken NORMAL İNSANLAR'ın korktuğu hiçbir
şeyden korkmamamın-
Korkusuz olduğum için değil: onların ağır korktuğu şeylere dair hiçbir korku
nosyonum bulunmadığı için-
Yani Şuursuz 1 Varlık kıvamında onların korktuğu hiçbir şeyden korkmazken,
işte onların aklının ucuna gelmeyecek korkularla- Belki 'ürkmek', 'tırsmak',
'çekinmek' daha iyi kelimeler.
O Sosyal Başarı Kaleleri'ni azıcık deşseniz: fareden korkarlar, köpekten
korkarlar, yalnızlıktan korkarlar, uçaktan korkarlar, karanlıktan korkarlar,
sarhoştan korkarlar, yükseklikten korkarlar, travestilerden
korkarlar, yılandan korkarlar, sürüngenden korkarlar, dürüstlükten korkarlar,
münasebetsizden korkarlar-
SAY SAY BİTMEZ!
Yani benim hayatta "Böyle bi korku da neyin nesi?" diyeceğim, böyle bir korku
olduğundan/olabileceğinden bile habersiz olduğum herrr şeyden korksun dursun
onlar-
Tabii, pek tabii ki, onların da bizlerin nelerden korktuğumuzdan haberi yok.
Selam vermekten korkuyoruz, karşılaşmaktan korkuyoruz, küçük konuşmalardan
korkuyoruz, formaliteden korkuyoruz, davetlerden korkuyoruz, ölçülü olma
zaruretinden, efendilikten, protokolden, doğru zamanda doğru laf kavramından,
iyi bir intiba bırakma mecburiyetinden-
O fare/kedi/köpek/uçak/karanlık korkulu Sosyalleşme Efendileri'nin "Böyle 1
korku VAR olabilir mi yani?" diye havsalalarının dahi almayacağı her şeyden, hem
korkuyoruz, hem ürküyoruz, hem tırsıyoruz, hem-
Belki de herkesin Doğuştan 1 Korku Kotası var: fareden korkmayan sosyalleşmeden
korkuyor, köpekten ürkmeyen yeni bir insanla tanışmaktan.
Ama korkuları o bildiğimiz korkulardan (anlaşılır/sevilir/tedavili korkular)
olanlar Başarılı oluyorlar. Korkuları o bilmediğimiz korkulardan olanlar
Başarısız.
'Başarı Freak' filan olduğumdan, başarıya 'takık'- yazmadım kıskançlıktan yani.
Ve fakat Başarılılar'ı da anlamak mümkün değil. İki farklı kabile söz konusu
nerdeyse. Anlamamaktan yazdım. Esasında.
Bilindikler Kabilesi.
Bilinemeyecekler Kabilesi.
Bilindik bildiğini kollar/yükseltir/beğenir/tercih eder/başartır/yaşartır/rahatlatır
işte.
Her üye, kendi kabilesini tercih eder.
Yoksa her kabile, kendi üyesini miydi?
Radikal
04/03/2008