Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Erdoğan, bakanlar ve üst düzey
bürokratların cenazesine katıldığı Profesör Sabahattin Zaim kimdi? "Hocaların
Hocası", "İktisadın Duayeni" diye tanımlanan Prof. Zaim’in ünlü akrabaları
kimlerdi? İşte Rumeli göçmeni bir muhacirin yaşam hikáyesi...
YIL, 1934. Türkiye’ye o yıl göç etmişlerdi. Dayısı İbrahim Vardar
(Gazeteci Ahmet Vardar’ın babasıdır) bir gün onu, Fatih Zeyrek’teki
Nakşibendi Şeyhi Hacı Hasip Efendi’ye götürdü. Sekiz yaşındaydı. Ölene
kadar Nakşibendi Gümüşhanevi tekkesine bağlı kaldı.
RUMELİ GÜNLERİ
15 Mayıs 1926’da, -bugün Makedonya sınırları içindeki- İştip’te doğdu.
Medrese Mahallesi’nde oturuyordu.
Annesi Saime ev kadınıydı.
Babası Mustafa Efendi esnaftı. Bir Yahudi’yle ortak kerestecilik
yapıyordu.
O zor günlerde Türkler ve Yahudiler birbirlerine yakındı. İki halk da hedefti.
Bu güç dönemde, iki halk arasında birbiriyle evlilik yapan bile oldu. Örneğin,
bugün İzmir’de yaşayan İştipli İbrahim Beyka Ailesi gibi.
Sabahattin Zaim ilkokula, Yeniköy Kilisesi’nin bahçesindeki mektepte
başladı. Makedonya’nın ilk Cumhurbaşkanı Kiro Gligorov okul arkadaşıydı.
Okulda öğrenciler "Cita Tursi Azia" Türkler Asya’ya şarkılarını
söylüyordu sürekli. Sabahattin’in kendinden dört yaş büyük ağabeyi
Burhanettin, bu ırkçı şarkılara, konuşmalara dayanamayıp, "Gávurlarla
birlikte okumayacağım!" diyerek İstanbul’a gitti.
Müslümanların, Yahudilerin, Hıristiyanların ortak çıktıkları yağmur duaları çok
eskilerde kalmıştı artık.
İki yıl sonra, yıl 1934.
Oğulları Burhanettin gibi Zaim Ailesi de baskılara dayanamadı.
Paraya çevrilebilen tüm malları sattılar. Paranın dışarıya çıkarılması yasaktı.
İmdada Yahudi tüccarlar yetişti, para İstanbul’a gönderildi.
Ve Zaim Ailesi, Selanik’te Atatürk’ün doğduğu evi ziyaret edip,
İtalyan mandıralı gemiye binerek Türkiye’nin yolunu tuttu.
Sabahattin Zaim, yaşamı boyunca hiç unutmadı; Kadıderesi’nde Türk
ailelerinin kadınlı erkekli tef çalıp oynadıkları; kahkahalar eşliğinde yemek
yedikleri piknikleri.
İstanbul Fatih’te dedeleri (annelerinin babası) Ali Vardar’ın -şimdiki
Fatih Kız Lisesi’nin olduğu- konağına yerleştiler.
Sabahattin, Fatih Çarşamba’daki Fethiye 16’ncı Mektebi’nin üçüncü
sınıfına kaydedildi. İlkokulu 1937 yılında bitirdi. Üç yıllık Fatih
Ortaokulu’ndan sonra 1940 yılında Vefa Lisesi’ne başladı. Lisedeki
öğretmenlerinden, "İslamcı-Sosyalist" Nurettin Topçu’nun etkisinde kaldı.
Zaten, her ikisi de Zeyrek’teki Nakşibendi Dergáhı’nın müridiydi.
Öğretmeni gibi o da, insanlığın kurtuluşunu ahlaki ve manevi değerlerin
yükselişinde görüyordu.
AYNI DERGÁH
Sabahattin Zaim, 1943 yılında Ankara’ya Mülkiye Mektebi’ne gitti. Mayıs
1947’de okulu bitirip, temmuz ayında İstanbul Maiyet Memurluğu’na tayin oldu.
Fatih Merkez Bucağı Müdürlüğü’nde ve Eyüp Kaymakam Vekilliği’nde staj yaptı.
Kaymakamlık kursunu bitirdikten sonra, 30 Mart 1950 tarihinde Káhta
Kaymakamlığı’na atandı.
Mayıs 1951-Nisan 1952 arasında yedek subay olarak askerlik yaptı. Mayıs 1952
Ayancık, Ağustos 1952’de Abana kaymakamlıklarına getirildi. Fakat kaymakamlığı
sevmedi.
Bir üst düzey bürokratın beş vakit namaz kılması, sık sık camiye gitmesi o
günlerde pek görülen olay değildi. Temmuz 1953’te istifa etti. Aynı yıl açılan
sınavı kazanarak İstanbul Üniversitesi İktisat Bölümü’nde asistan oldu.
1955 yılında, "İstanbul Mensucat Sanayi’nin Bünyesi ve Ücretler" konulu
tezini savunarak "iktisat doktoru" oldu.
Bu süreçte İktisat Fakültesi’nin dekanı kimdi biliyor musunuz; Prof. Sabri
Ülgener!
Prof. Ülgener, İslam’ın kapitalizmle uyuşabileceğini, yani "İslam
Calvenizmini" ilk telaffuz eden akademisyendi.
İşin teorik yanından ziyade, başka bir ilişkiye dikkat çekmek istiyorum:
Prof. Ülgener’in babası Mehmed Fehmi Efendi, Nakşibendi
Gümüşhanevi Dergáhı’nın kurucusu Ahmed Ziyaeddin Efendi’nin sağ koluydu!
Sabri Ülgener, 1911 yılında bu dergáhta dünyaya gelmişti.
Sabahattin Zaim’e, Prof. Ülgener ve dolayısıyla Gümüşhanevi
Dergáhı sahip çıkmasın da kim çıksın?
SOĞUK SAVAŞ ÖDÜLÜ
Gümüşhanevi Dergáhı’nın üniversitelerde "örgütlenme" süreci,
Soğuk Savaş döneminde hız kazandı. Necmettin Erbakan, Turgut Özal, Recai
Kutan, Korkut Özal gibi üniversiteliler dergáhın müritleriydi.
Dergáh salt akademik dünyayla ilgili değildi; iş dünyasına da el attı.
23 Ocak 1956’da genel müdürlüğünü Necmettin Erbakan’ın yaptığı "Gümüş
Motor" adlı ilk özel teşebbüsü faaliyete geçirdi. Ortaklar arasında
Sabahattin Zaim de vardı.
"Gümüş Motor" iflas edip yerine "Pancar Motor" kurulduğunda
Sabahattin Zaim, şirketin yönetim kuruluna alındı.
1950’ler, Soğuk Savaş döneminin başladığı yıllardı. İktidarda Demokrat Parti
vardı. ABD’den kredi almak için, Türkiye’de komünist tehlikesi varmış havası
yaratıldı. Bu nedenle yakalanan bir avuç demokrat aydın, dünya kamuoyuna
"tehlikeli komünist" olarak gösterildi.
Kurucuları arasında Sabahattin Zaim gibi "Nakşibendi münevverlerin"
olduğu Komünizmle Mücadele Derneği, İlim Yayma Cemiyeti gibi antikomünist
örgütler faaliyete geçirildi. ABD, komünizmle mücadele verenlere ödüller
yağdırıyordu.
Sabahattin Zaim, 1955 yılında misafir öğretim üyesi olarak, ABD’nin en
iyi üniversitelerinden Cornell Üniversitesi’ne gitti. İki yıl kaldı. Döndükten
sonra 1957’de doçent, 1960’ta profesörlüğe yükseldi.
Aynı yıl:
27 Mayıs 1960 askeri ihtilalini yapanlardan bakanlık teklifi aldı! Teklif
getirenler, 14’ler olarak bilinen ihtilalin radikalleriydi ve Prof. Zaim
yanıt vermeden tasfiye edildiler. Ancak Prof. Zaim, ihtilalci askerlere
yardım etmekten geri durmadı; Milli Birlik Komitesi Sosyal İlişkiler Sivil İşler
Komitesi Başkanlığı görevinde bulundu.
ULYA CINGILLIOĞLU
10 Eylül 1959’da dünyaevine girdi. Eşi Ulya, Kayserili Galip
Cıngıllıoğlu’nun kızıydı. "Demirbank’ın sahibi" Cıngıllıoğlu Ailesi,
Kayseri’de demir, halı ve deri ticaretiyle uğraşırdı. Galip Cıngıllıoğlu’nun
dedesi Cıngıllızade Ömer Fevzi, İngilizce bilen, Avrupa ile ticari
ilişkileri olan tüccardı. 1923-25 yılları arasında Londra’da yaşamıştı.
Sabahattin Zaim zengin bir aileye damat olmuştu. Ama o akademik hayatı
seviyordu. 1963-64 öğrenim yılında Almanya’daki Münih Üniversitesi’ne misafir
öğretim üyesi olarak gitti. Akademisyenliğin yanında, Türkiye’nin önde gelen
şirketlerinde de çalıştı. 1966-67 yıllarında Koç Holding’de Sosyal Yardım
Vakfı’nda görev aldı. İşçi-işveren ilişkilerinde aktif rol oynadı.
Bu ilişkiler bugün çok kişiye şaşırtıcı gelebilir ama dün öyle değildi: 1958
yılında Vehbi Koç hacca giderken yanında Gümüşhanevi Dergáhı’nın Şeyhi
Mehmet Zahid Kotku vardı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın danışmanı Cüneyd Zapsu’nun dedesi
İbrahim Uzel’in sahibi olduğu Uzel Makina’da danışmanlık yaptı.
Devletin KİT’lerinde, Anadolu Cam Sanayii A.Ş. ve TÜMOSAN’da yönetici olarak
bulundu. Milli Prodüktivite Merkezi Yönetim Kurulu Üyeliği yaptı.
CİDDE’YE GİTTİ
Çok çalışkandı. Üniversitelerde ek akademik görevler aldı:
1967 yılından 1980 yılına kadar, Işık Mühendislik Akademisi ve Galatasaray Y.
İktisat ve Ticaret Akademisi’nde görev yaptı. 1977-79 yılları arasında Orta Doğu
Teknik Üniversitesi Mütevelli Heyeti Üyeliği’nde bulundu. 12 Eylül 1980 askeri
darbesinden sonra Suudi Arabistan’a gitti. Cidde’de Melik Abdülaziz
Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi’nde konuk öğretim üyesi olarak çalıştı.
Bu ülkeyle kişisel ilişkileri hep iyi oldu. İslam Kalkınma Bankası’nda
Yöneticileri Seçme ve Değerlendirme Komitesi’nde müşavirlik yaptı. 1981-82
yıllarında İslam Konferansı, İslam Bankacılığı Temsilciliği’nde bulundu. Görevi
Prof. Nevzat Yalçıntaş’a teslim edip Türkiye’ye döndü.
Faisal Finans Kurumu Yönetim Kurulu Başkan Vekilliği (1998-2002) ve son olarak
Kuveyt Türk’te murakıplık yaptı.
SAKIZAĞACI KABRİSTANI
Ömrü çalışmakla geçti. Bel ağrısı şikáyetiyle gittiği hastanede "lenf
kanseri" teşhisi kondu. Kurtarılamadı.
"Parlamenter sisteme geçtiğimiz 1876’dan beri en iyi hükümet AKP hükümetidir"
diyen Prof. Zaim’in cenazesine, Cumhurbaşkanı Gül’den Başbakan
Erdoğan’a, bakanlardan üst düzey bürokratlara, belediye başkanlarına
kadar binlerce insan geldi.
Edirnekapı Sakızağacı Kabristanı’nda toprağa verildi. Burada "aile mezarlığı"nın
olduğu söylendi. Doğruydu; beş yıl önce kaybettiği eşi Ulya, ağabeyi
Burhanettin ve kardeşi Mustafa’nın mezarı oradaydı. Ama...
Prof. Zaim’in Türkiye’de ilk bağlandığı Hacı Hasip Efendi ve daha
sonra dergáhın postnişine oturan Abdulaziz Bekine gibi Gümüşhanevi
Dergáhı’nın Nakşibendi şeyhlerinin de mezarı oradaydı.
Şeyhlerinden hiç ayrı düşmek istemedi...
Sabahattin Zaim’in çocuklarI
Mehveç Tarım: 1960 doğumlu. 1983 İÜ Tıp Fakültesi mezunu. Marmara
Üniversitesi’nde doçent. 1988’de göz doktoru Mesut Tarım ile evlendi. Merve ve
Safa adında iki çocuğu var.
Selim Zaim: 1962 doğumlu. İTÜ Makine mezunu. Babası gibi Cornell
Üniversitesi’nde doktora yaptı. Fatih Üniversitesi İşletme Bölüm Başkanı’dır.
Anne tarafından akraba; BEKO Dış Ticaret ve Pazarlama Müdürü Funda Gökçin’le
evli. Zeynep ve Ulya Elif adında iki çocuğu var.
Kerim Zaim: 1963 doğumlu. İTÜ Sakarya Mühendislik mezunu. Gün Sazak
şirketlerinde çalıştı. Sonra kendi şirketini kurdu. Saadet Partisi’nden İstanbul
Büyükşehir Belediyesi meclis üyeliğine seçildi. Akrabadan, Kayserili İclal
Arslan ile evlendi.
Abdülhalim Zaim: 1969 doğumlu. Yıldız Teknik Üniversitesi bilgisayar
mezunu. Boğaziçi Üniversitesi’nde yüksek lisans yaptı. YÖK tarafından doktora
yapmak için ABD’ye gönderildi. İstanbul Üniversitesi’nde doçent olarak
çalışmaktadır. Özlem Kaya ile evli. Kerem Can, Ekrem ve Ediz adında üç çocuğu
var.
Halil Zaim: 1974 doğumlu. İstanbul Üniversitesi İktisat mezunu. Aynı
fakültede araştırma görevlisi olarak görev yapmaktadır. Malezyalı Nur Hasimah
ile evli. Nur Hatice ve Sabahattin adında iki çocuğu var.
Ünlü akrabalar
- Sabahattin Zaim’in anne soyu iki koldan ilerliyor. Büyük dedesi Köprülü Ali
Ağa’nın iki oğlu vardı. Ahmed Ağa ve Emin Ağa.
Emin Ağa kolundan gelen ünlüler arasında; Orgeneral Teoman Koman, Prof. Macit
Gökberk, Şükrü Naili Paşa, Prof. Demir Başar, Vali Bedri Oskay, Vali Rıfat
Vardar, Yazar Ayten Aygen, Gazeteci Emre Aygen gibi isimler var.
- Sabahattin Zaim’in teyze oğlu Profesör Cevat Babuna’nın, dört kızı, bir oğlu
var: Büyük kızı Ceyda, Prof. Zaim’in yanına asistan olarak aldığı Prof. Tevfik
Ertüzün’ün eşiydi. Ertüzün, DYP milletvekilliği yaptı; trafik kazasında hayatını
kaybetti.
Prof. Babuna’nın tüm çocukları, "Adnan Hoca" olarak bilinen Adnan Okyar’ın
arkadaşları oldukları gerekçesiyle sık sık medyada yer alıyor.
Diğer teyze oğlu Prof. Cavit Babuna, uzun yıllar İÜ Tıp Fakültesi’nde görev
yaptı. Oğlu Aydın Babuna, Boğaziçi Üniversitesi’nde profesör. Diğer oğlu Adnan
Babuna, Boğaziçi Üniversitesi makine mezunu. Mekke ve Libya’da çalıştı. Halen
Erdemir Şirketi’nin İstanbul temsilcisi.
- Bilgi Üniversitesi rektörlüğünü de yapmış olan Lale Duruiz, Sabahattin Zaim’in
babaanne tarafından akrabası.
Bilgi Üniversitesi İktisat Fakültesi Dekanı Prof. Burhan Şenatalar, Sabahattin
Zaim’in hem öğrencisi, hem akrabası. İÜ İktisat Fakültesi’nin dekanlığını da
yapan Şenatalar, YÖK üyesi.
- Anneanne tarafından akraba iki de üst düzey general var: 1960 İhtilali’ne
katılmış, Hava Kuvvetleri Komutanlığı yapmış Orgeneral Ahmet Dural ve halen Kara
Kuvvetleri Eğitim ve Doktrin Komutanı Orgeneral Orhan Yöney.
- Ailede ünlü futbolcular da var: Hüseyin Amcalarının küçük oğlu Selahattin
Aytaç’ın damadı, Galatasaray’ın Ankaraspor’a kiralık verdiği Necati.
Bir diğer futbolcu ise, babaanneleri Akile Hanım’ın yeğeni, Galatasaray’ın eski
kaptanı Cüneyt Tanman.
- Ağabey Burhanettin Zaim, eski Bakan Ali Coşkun ile dünür. Oğlu Mehmet Zaim,
Coşkun’un kızı Işıl ile evliydi. Sina adında oğulları vardı. 1992’deki bir
trafik kazasında Ali Coşkun, eşi ve kızı Işıl’ı kaybetti. Mehmet Zaim, yeniden
evlendi. Ülker Gıda’da üst düzey yöneticisi.
Burhanettin Zaim’in bir diğer oğlu Halit, Siemens’te Türkiye bilgisayar bölümü
müdürü. Kızı Yeşim ise uluslararası bir gözetim şirketinde yönetici olarak
çalışıyor.
- Sabahattin Zaim’in küçük kardeşi Mustafa, iş hayatına Eczacıbaşı’nda başladı.
Uzel Traktör Sanayi’nde devam etti. Amcasının kızı Mahture’yle evlendi. İki
çocuğu da sakat doğdu. Banu 13, Hakan 16 yaşında hayata gözlerini yumdu.
Çocuklarının üzüntülerine dayanamayan Mustafa Zaim, 47 yaşında vefat etti.
Hürriyet
16/12/2007