Üyelerimizle söyleşi: turuncu söyleşisi
Tarih: 08.12.2007 Saat: 01:59
Konu: Röportaj


Şiirin neresinde duruyorsunuz? Bir şiirinizde “anlamıyorum/ kendimi de/ sizi de” diyorsunuz? O halde “Karşı duvara ne çizilir?” sorusu hangi derdin uzantısı?

Sadece müzik dinleyip, kelimelerin kelebek gibi kafamda uçuşmalarını seyrettim uzun süre. En çok K harfi. Kesici biraz. En çok K harfi çıkacak bir yer aradı beynimde. Piyano çalmayı çok istemiştim. Kısmet olmadı. Klavyeyi kullanmaya başladığım zaman… Parmaklarımı tutamadım…

mıh ve saat

şimdi bana sor niçin aşk?
bu sisi götür benden, ormana bırak
iyi bir dal bul, çırılçıplak
yaz kirazları için ağzından öpecek

sevdiğim adamla yürüdün
uyuduğum kadınla uyandın
hangi köprüyü çizsem
gövdeme ulaşmayan bir ruh bıraktın

ayıptır diğer seferlere
bu sefer de sen git
bana artık sorma, bir niçin daha

bir mıh bir aşkı ne kadar tutar?
saatlerin asıldığı duvarda.

ağlasam çocuksun gülsem çocuksun
susar mı saçların, çığlığına dokunsam
ağlasam çocuksun gülsem çocuksun
dilimde sen ve yirmidokuz harf olsun



turuncu ile söyleşi...


Şiirin neresinde duruyorsunuz? Bir şiirinizde “anlamıyorum/ kendimi de/ sizi de” diyorsunuz? O halde “Karşı duvara ne çizilir?” sorusu hangi derdin uzantısı?

Sadece müzik dinleyip, kelimelerin kelebek gibi kafamda uçuşmalarını seyrettim uzun süre. En çok K harfi. Kesici biraz. En çok K harfi çıkacak bir yer aradı beynimde. Piyano çalmayı çok istemiştim. Kısmet olmadı. Klavyeyi kullanmaya başladığım zaman… Parmaklarımı tutamadım… Kulağım dolmadan yazamam. Bunun için yazdıklarıma şiir demekten utandım hep. Onlar uçuşan harfler. Müziğin turuncu lisanı. Kızgınlığım, nefretim ve çaresizliğim bir de anlatamadığım şeyler. Asla sadece kişisel duygularım olmadı. Kendimden başlayıp, kendimden geçtiğim haller. Ne hissettiğimi bir beni yaratan bilir, bir de benim yarattığım bilir. Mutlu olduğumda tek satır yazmam. Yazmamak için de genelde mutlu olmaya çalışırım. Bu durumda şiirin hem içinde hem dışındayım diyebilirim.

“Karşı duvara ne çizilir…“ Ne çizileceğini düşünmek/hayal etmek, çizmekten daha cazip geliyor. Dertsizim.


Bana bir şiir yaz masumu şiirinizde; ”tutunmaktır mısraya takılmak” diyorsunuz. Şiir bir şeylere, mesela yaşama tutunmak mıdır? Buradan yola çıkarak bize şiir anlayışınızı tanımlar mısınız?

Benim için uçuruma salınan birer ip mısralar. Uçurumda tutunacak bir şeyler ararsınız. Ama eliniz kolunuz bağlıysa, ipi boynunuza takıyorsunuz kimi zaman. Düşmemek için boğulmayı göze alabilir miyim? Dibi gördüğümde, geç kalmamışsam bunun cevabini verebilirim.
Şiir benim kendimi savucunum, cambazım, cellâdım, kölem, maskem… Dolanan ruhlar... Benim kalbim bal, nerde karasinek görse oraya yapışır. Sonra vızıldar şiir… Kurtulmak ister baldan, karasinek.


Yurtdışında, yen'i dar gelen yerli gömlekleriniz değişti mi? Yerli ve yabancı gömlekleri, (dünya şiiri ve Türk şiirini) nasıl değerlendiriyorsunuz?

Şiirle 3-4 yıllık bir geçmişimiz var. Ama ilişkimiz kötüye gidiyor, büyük ihtimal ayrılacağız. Onun dünyasında çok acemi, kendi dünyamda oldukça cambazım.

İki taraftan da okuduğum (dünya şiiri ve Türk şiiri) yedi sekiz şair var. Bunlarla, yani bu kadarcık bilgiyle ciddi bir değerlendirme yapamam. Şiirdeki akımlardan, duraklamalardan, çeşitliliklerden ziyade, “Sana ne oluyorsa bana da o oldu“ hissini yakaladığım şairlere takıldım.

Bulunduğum yerin avantajı, kendinizi dinlemeniz için size bir fırsat veriyor. Bir kez sesinizi duyduğunuzda bir daha kulaklarınızı tıkayamıyorsunuz.
Samimi olmak gerekirse, şiire yakın değil uzak durmaya çalışıyorum genelde. Bir nehrin ekinlere zarar vereceğini gördüğünüzde, yağmur duasına çıkmazsınız.


Karakutu niçindir? (Karakutu’yu niçin tercih ettiniz? Karakutu niçin var sizce? Ve Karakutu neyin karakutusudur?)

Karakutu kendisi içindir. İlk harfinden son harfine kadar kendisi içindir.
Ruh üflenmiş kelimeler dünyası, orası. Ben de bu kelimelerin Tanrılarını seviyorum, bu yüzden ordayım.


bana bir şiir yaz masumu

karanlıkta
takvim günlerini yakarken sigaran
düşlerin ve c'est la vie
fısıldar eylül kadınına
beni kalbimden sars

biliyorum
güzel yüzün sormadığımdan solgun
yoksa nasıl görülürsün
ölmeden gömüldüğün yerden

bak işte yanmış birkaç harf
sararmış s, bozguncu e
saçlarımız kadar ıslanıyoruz eylülde
düşlerin ve c'est la vie

bana bir şiir yaz masumu
tutunmaktır mısraya takılmak
belki de
kendini eylülde aklamaktır

sana şiir yazsam
eylülden kısa olacaktı
yazmasam
ömrümden uzun
yine de sen
beni kalbimden sars
 







Bu haberin geldigi yer: Karakutu.com-Kültür Sanat
http://www.karakutu.com

Bu haber icin adres:
http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&file=article&sid=4650