Bir eşkiyanın ateşe bakarken düşündüğü şeyler tehlikelidir
Tarih: 04.11.2007 Saat: 18:13
Konu: İdris özyol


Benim doğduğum köyü gece eşkiyalar basardı" diyor ya şair; işte o eşkiyalar biziz. Yine bir başkası alıp onun ağzından lafı, "Eşkiya dünyaya hükümdar olmaz" diye racon kesiyor orta yerde. Hükümdar olmak gibi bir niyetimiz yok oysa. İktidar kirlidir ve eline kan bulaştırmadan işler cinayetlerini. İktidar öldürmez, sipariş verir sadece ve gece köy basan adamları, yani bizleri bindirip kamyon kasalarına, temizlik işlerine gönderir.



İktidarın elleri beyazdır ve o beyazlaştıkça kanlanır bizim avuçlarımız. O büyüdükçe bizim yüzümüz kararır, kurbanlarımız artar, bastığımız köylerde taş üstünde taş kalmaz. İktidar birini sevse, biz arka sokağa götürüp vururuz onu.

Bunu iktidar ister ve sonra temizlenme sırası bize gelir. Silahların, ölümlerin, ateşlerin gölgesinde geçen hızlı, kısa ama bir o kadar da uzun hayatımız, tenha bir avlunun köşesinde sona erer. Kara ve kıllı bir el boğazımıza yapıştığı zaman anlarız oyuna geldiğimizi. Ama hep böyledir bizim kaderimiz, değişmez. Kullan ve yok et yani. Kullan ve yok et!

Yüreğimin eşkiya yanı depreşti yine. Yüreğimin dağlara sevdalı yanı. Bir ateşin başında yeminler edip, uzun uzun sigara içip, gözlerimizi karanlığa dikerek, "şehre inme vakti gelmiştir" demek vardı şimdi.

Şehre inme vakti gelmiştir ve bir başından girip öteki ucundan çıkarak bir şehri titretmek, ürkütmek, yakmak vakti gelmiştir. Usulca ayağa kalkıp mavzerlerimize uzansak; toprağa tükürüp yenilesek kinimizi ve dudaklarımızın kenarına sert bir ifade koysak; titrek ve flu bir fotoğraf hatırlasak yokedilen günlerimizden; ateşe verilmiş gençliğimizin sevgilisini bulsak zihnimizdeki resimlerin arasında ve sonra kalkıp konaklara doğru yürüsek. "Eşkiya dünyaya hükümdar olmaz" diyor adam ısrarla. Dünya ne, hükümdar ne, eşkiya kim? Bütün bu soruların içinde kıvranarak yakıyoruz herşeyi ve aslında kendimizi yakıyoruz ve belki bizi kurtaracak olan gemileri. Gemileri yakıyoruz, hiç birşey umurumuzda değil. Kurtulmak isteyen kim? Kurtaracak olan kim? Kurtuluş ne? Hepsi bir palavra ve karın doyurmuyor uzak bir hayalin belirsiz çizgileri.

İnanmıyorum kurtuluşa. İnanmıyorum beni çevirip yol soranların sahiciliğine. Yolların bir yere çıktığına da inanmıyorum, yolcuların bir yere gittiğine de. Büyük bir oyunun küçük taşlarıyız biz ve iktidar denilen kir yumağı üstümüze sarılıyor. Alıp öldürüyorlar bir kısmımızı, bir kısmımızı ise en kanlı cinayetlere taşeron kılıyorlar. Beklemediğimiz bir anda, ummadığımız insanlar, sokulup yanımıza hançerlerini böğrümüze saplıyor.

Ya erken davranıp sen öldür, ya da sus ve bekle ölümü. Bize önerdiği bu işte hayatın. İstifa ediyorum kurduğunuz herşeyden, verdiğiniz her görevden, biçtiğiniz her makamdan. Sizden nefret ediyor ve toprağınıza tükürüyorum. Beni kurtarmayın. Asla ama asla...


 







Bu haberin geldigi yer: Karakutu.com-Kültür Sanat
http://www.karakutu.com

Bu haber icin adres:
http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&file=article&sid=4525