Bedri Baykam: CHP’de Sorun İdeolojiden Çok İç Demokrasi!
Tarih: 31.07.2007 Saat: 23:43
Konu: Siyaset


Son on gündür, CHP’yi izliyoruz. Biz bu filmi daha önce görmüştük. Farklı olan şu: Bütün Cumhuriyet sermayesini yedik, geriye mevzimiz kalmadı. Yirmi yıldır dilimizde tüy bitecek şekilde uyardığımız her konuda işler en kötü noktasına dayandı. Peki suçlu kim?



Baykal ve ekibinin anlayamadıkları bir konu var: Bu halkın Cumhuriyetçi, demokrat, Kemalist kesimleri, CHP’yi büyük ölçüde ideolojisi nedeniyle eleştirmiyor ki! CHP 1 Mart tezkeresi konusunda haklıydı. Laikliği savunup, Cumhurbaşkanlığına eşi türbanlı bir AKP’linin çıkmasını engellerken de haklıydı. Kıbrıs ve AB konusundaki şantajlara taviz vermeyen tavrında da haklıydı. Şehitlerimize sahip çıkan ve PKK’yı lanetleyen tavrında da haklıydı. Dokunulmazlıklar konusunda da haklıydı.

Yani CHP’nin gerçek tabanının ana kızgınlığı, bugün kimi aklı evvellerin dediği gibi “Bu parti faşist oldu, sağa kaydı, aşırı milliyetçi, ırkçı oldu” gibi saçma sözler değil. Doğduğumdan beri içinde yaşadığım CHP’de ırkçı düşünceler barınamaz. (Olsa olsa parti vitrinine, o kadar saygın sol demokrat siyasetçi dururken sağ isimler alınması ya da sol sloganların yeterince öne çıkarılamaması eleştiriliyor.) Peki, bunların çoğu “doğru” siyaset rotaları ise, o zaman CHP neden seçimlerde başarısız oldu? Halk neden öfkeli? Bu sorunun yanıtlarını, Baykal ve ekibi algılayabilseydi, zaten ortada bu yıkım tablosu olmazdı.

Şimdi tüm “Baykalcılar” ellerini vicdanlarına koyup şu soruları yanıtlasınlar: Türkiye’nin yarısı kadınlardan oluşuyor. Hadi vazgeçtim %50’sinden, CHP kadınlarımıza %25’lik bir milletvekilliği kontenjanı ayırsaydı, bunun kadın seçmenler üzerindeki etkisi ne olurdu? Söyleyin bana. Ülkenin yarısından fazlası 40 yaş altında ve milyonlarca ilk defa oy kullanacak seçmen var. CHP kalkıp 35 yaş altı kızlı erkekli gençlere “Size %25 kontenjan ayırıyorum” deseydi, bunun o büyük kitle üzerindeki etkisi ne olurdu? Yüzde 10’luk ülke barajının antidemokratlığına ciddi tepki verse, birçok kesimin kalbini kazanmaz mıydı?

Halk ikiyüzlülükten bıkmış. Ülke için her gün demokrasiden söz eden insanların, bunu kendi partilerinde yaşama geçirmeye yanaşmadıklarını gördüğü zaman kızıyor. Özellikle sözü geçen parti sosyal demokrat ise! Yani CHP, tüm milletvekillerini (ve belediye başkanlarını!) Ankara’da genel merkezde üç-dört kişinin toplandığı bir odadan seçeceğine, her ilin kaderini o ile terketseydi, başkanın kendisine ayıracağı yüzde 3’lük bir kontenjan dışında, tüm CHP üyeleri bilgisayarla vekil adaylarını illerinde seçebilseydi, bu heyecan dalgası nerelere varabilirdi, söyler misiniz? Torpil ve tek seçicilerin, “dayıların” hükümranlık sürmediği demokratik bir ortamda, insanlar inandıkları yakınlarını seçtirmek, partiye kaydolmak için birbirleriyle yarışmazlar mıydı?

CHP, yörüngesini saptarken, her yıl beş günlük, dev parti meclisleri gibi buluşmalarda, kitle örgütlerini, sendikaları, gençlik dergilerini dinleyip, onlarla arama konferansları yaparak yönünü belirleseydi, bu büyük bir güven kazandırmaz mıydı?

CHP gençlik ve kadın kolları, normal demokratik akışlarında yürüselerdi ve görevlerini layıkıyla yurt çapında yapabilselerdi, her mahallede CHP’nin gençlik ve kadın sorumluları örgütlenmiş olsaydı, bunun etkisi olmaz mıydı? Parti sürekli olarak yaptığı mitinglerle halkla buluşsa ve en zengin, en donanımlı aydın kadrosuyla aynı anda yedi ilde halkın karşısına çıksa, bunun getirisi yadsınabilir miydi?

Daha saymayacağım. Konuyu anladınız: Partinin nefes alma kapasitesini onla çarpmak!

Bunları yıllardır anlattık. Adını “Demokratik Devrim” olarak 2003 yılından beri de telaffuz ediyoruz. Peki Baykal ve ekibi bu açılımları yapabilirler mi? Ne yazık ki hayır. Eşyanın doğasına aykırıdır. CHP, yaz sıcağında yine 65-70 yaşında adaylarının yorgunluğu oranında bir başarısızlığa mahkum oldu! İşte Baykal ve ekibi, bu nedenlerle tepki görüyorlar. Bunu hala deşifre edememeleri ise oldukça düşündürücü. Baykal ekibi, aldıkları siyasi kararların tutarlılığı ile kendilerini savunamazlar. Çünkü bunları zaten çoğumuz gerektiği kadar alkışladık ve destekledik.

Evet, Sn. Baykal’ın dediği gibi CHP bu ülkenin sigortasıdır ve eylemlerinde hep haklı çıkmıştır.Ama önemli olan artık basit ve çok etkili yöntemlerle bu düşünceleri iktidara taşımaktır. Bu yüzden artık Sn. Baykal mantıklı bir yakın zamanda partinin onursal başkanlığına geçiş yapmalı, partiyi, bu yenilgiyi pusuda bekledikleri anlaşılan dünün eskimiş muhaliflerine değil, genç altıokçu kadrolara süratle teslim etmelidir.
 

Cumhuriyet
31/07/2007







Bu haberin geldigi yer: Karakutu.com-Kültür Sanat
http://www.karakutu.com

Bu haber icin adres:
http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&file=article&sid=3956