New York'ta 31 Mayıs-3 Haziran arası düzenlenen kitap fuarı yalnız ABD'de
değil tüm dünyada sektörün durumunu anlamak için uygun bir yer
Frankfurt Kitap Fuarı Türkiye'de artık iyice biliniyor; Londra da pek çok
yayınevinin listesine girmiş durumda; son birkaç yıldır, komşularda ne piştiğini
görmek için Selanik fuarına gidenler olduğunu da biliyorum; çocuk kitapları
yayımlayanlarsa Siena'yı atlamamaya gayret gösteriyor. Ama Amerika'nın en büyük
kitap fuarı olan BookExpo America'ya gideni duymadım.
New York'ta düzenlenen ve bu yıl 31 Mayıs-3 Haziran arasında gerçekleşen fuar,
yalnız Amerika'da değil, tüm dünyada yayıncılığın nerede olduğunu ve nereye
gittiğini anlamak için en uygun yerlerden biri. Bu dört günlük karnavala bu yıl
35 bin yayıncı, yazar, kütüphaneci ve yazar temsilcisi katıldı. Sonbaharda
çıkacak kitapların tanıtıldığı fuarda, bütün büyük dünya fuarlarında olduğu gibi
bir sonraki Da Vinci Şifresi'ni ya da Harry Potter'ı herkesten önce bulmaya
çalışanlar birbirleriyle kıyasıya kapıştı.
Bu yılki fuarda Microsoft ve Google'ın çok güçlü bir biçimde temsil edildiğini
söylersem ne demek istediğim biraz daha iyi anlaşılır sanırım. Blog sitelerinin
kitap endüstrisi üstündeki etkisinin tartışıldığı, dijital kitap üreticilerinin
kol gezdiği fuarda OnDemandBooks.com'un iki kurucusu, 'espresso kitap
makinesi'ni tanıttı: Bu makine, beş dakikadan kısa bir sürede orta boy bir
kitabı basıp, ciltleyip önünüze koyabiliyor; bir saatte on beş-yirmi kitap
basabiliyor. Makinenin başına üşüşenler arasında yalnızca okuyucular değil,
'keşke dünya dursa' demeyip kendi konumunu yeniden düşünme cesareti gösterebilen
yayınevi sahipleri de vardı.
Öte yandan herkes yeni teknolojilerle o kadar da barışık değildi. Örneğin
Kansaslı bir yayıncı, kendi internet sitesi olan, buradan Amazon.com'a link
veren, hatta okuyuculara doğrudan imzalı kitap satan yazarlara veryansın etti;
"İmza günleri düzenlemek konusunda çok enerji ve para harcıyoruz; yazarların bu
yaptığı hiç reva değil," dedi. Başka bazı yayıncılarsa yazarların kendi
kitaplarını internet sitelerinde bedava okutmasından yakındı.
Dini kitaplar furyası
Bütün bu tartışmalı konuların yanında, kitap endüstrisinin daha geleneksel
sorunları da gündeme geldi elbette. Sektörel bir örgüt olan Book Industry Study
Group (Kitap Endüstrisi İnceleme Grubu) bir rapor yayımlayarak yayıncılıktaki
büyümenin çok düşük olduğunu, 2005'te satılan 3.09 milyar kitaba karşın 2006'da
yalnızca 3.10 milyar kitap satıldığını, net cironun yalnızca yüzde 3.2 artarak
35.7 milyar dolara ulaştığını duyurdu.
2006 yılında Amerikan kitap endüstrisindeki en büyük büyüme, yüzde 3.1'le dinsel
kitaplar alanında oldu. 263.4 milyon kitabın satıldığı ve 1.65 milyar ciro
yapıldığı bu alanda Kutsal Kitap ve dua kitaplarının satışları düşerken, 'dinibütün'
bir yaşamın gerekleri ve avantajları hakkındaki kitaplar patlama yaptı.
Süpermarketlerin kitaba büyük yer ayırması ve yüzde 50'yi aşan indirimler
yapması sayesinde, 'çoksatar' olarak piyasaya sürülen kitapların gerçekten de
çok sattığı anlaşılıyor. 2006 yılında bu kitaplar toplam 418.2 milyon adet
satıldı ve 3.69 milyar dolar kazandırdı. Yine de ciltli formatta kitap satışları
düştü; örneğin 1994'ün en çok satan kitabının (John Grisham) ciltli versiyonu
3.2 milyon adet satarken, 2006'un bir numarası (Mitch Albom) 2.7 milyon adette
kaldı. Karton kapaklı kitapların önümüzdeki dönemde daha pozitif bir seyir
izlemesi bekleniyor, çünkü küçük ve orta ölçekli yayınevleri, doğrudan satış
yaptıkları satış kanallarında, örneğin internet sitelerinde ve seminerlerde bu
formatı yeğliyor ve geniş okuyucu kitlelerine ulaşmayı başarıyor.
Amerika'daki kitap endüstrisi, dijital teknolojiyi (internet ve talebe göre
basım) yavaş yavaş bağrına basmaya hazırlanıyor bence; geleneksel üretim
biçiminin yerini almaktan çok, onun yanına eklenecek ve toplam satışları
artırmaya yarayacak bir teknoloji olarak görüldüğünde, önünde büyük olanaklar
açılabileceğinin hesaplarını yapıyor.
Radikal
08/06/2007