Ve takvimin son yaprağı...
Tarih: 31.12.2006 Saat: 07:54
Konu: Derleme


Biten bir yılın son günüyle yeni bir yılın başlangıcı, Kurban Bayramı'yla da üst üste düştü. Başbakan Tayyip Bey'in erkek bir torunu oldu ve eski Irak diktatörü Saddam Hüseyin idam edildi.
Annem sağ olsa, açılmış avucunu havada şöyle bir gezdirerek:
- Hayat işte, derdi.



* * *

Bayrama da rastlamış bir pazar günü, gönülsel gülücükleri genişletmeye çalışma yerine; eski zamanlarda peklik çeken çocuklara içirilen "hintyağı" gibi, beyinsel bir dikkati zorlayan satırlara gömülmek hoş değil elbet.

* * *

Hoş değil, hoş olmasına ama...
Ola ki anne-baba ve öğretmenlerin, sorumluluğunu yüklendikleri yavrucuklara şimdiden sunmaya uğraştıkları "iyi yaşam tekneleri", beyinsel bir dikkati zorlamada yatıyor.

* * *

Yılbaşına rastlayan Kurban Bayramı; Tayyip Bey'in dede olmasının 24 saat ötesinde Saddam'ın idamı...
Annemin "hayat işte" değerlendirmesi türünden, bütün bunlar birtakım garip rastlantılar mıdır acaba?

* * *

2007 yılbaşının, Kurban Bayramı'yla üst üste düşeceği, yüz yıl öncesinden bile hesaplanabilirdi; Tayyip Bey kuşağının dede olacağı da...
Şaşırtıcı bir sürpriz yok bu rastlantı ve olaylarda.

* * *

Irak diktatörü Saddam'ın idamına gelince...
"Yer" küresi üstünde her gün yüz binlerce bebek doğuyor, yüz binlerce insan ölüyor ve binlercesi de kaza, cinayet, çatışmada öldürülüyor.
Neden bunlardan bazılarının ölümü, yahut öldürülmesi tüm dünyada çınlayan bir haber oluyor?
Sorun burada...

* * *

"Gelişmiş" ve "çağdaş" olamamış, mesleksizliğin ağır bastığı, "yazı" lezzetinden yoksun ülkelerde; "politika nedir", "bilim nedir", "meslek nedir" benzeri soyut kavramların evrensel tanımlamaları, ne aileler içinde, ne okullarda, ne fakültelerde berraklaştırılır.
Bu alanda sakıncalı bir boşluk vardır kamu bilincinde.

* * *

"Politika"; bin bir hile, ayak oyunu, demagojiyle kitlelerin tepesine çıkıp, saltanatlı bir hayat sürerek onları yönetme uğraşı; doğa düzenine uygun bir uğraş mıdır örneğin?
Ya peki "bilim"; doğa yasalarını keşfedip, insan iradesi içine alarak, insan hayatını kolaylaştırma uğraşı?
Ve de "meslek"; insan enerjisini, çeşitli dallarda belirli bir donanım sonucu somuta dönüştürme yeteneği?

* * *

"Bilim"; doğa düzenindeki yasaları, insan yaşamında da kullanma uğraşı olduğundan, doğaya zıt değildir elbet. Uçaklar da doğa yasalarına uygun uçar, bilgisayarlar da doğa yasalarına uygun çalışır.
"Meslekler" de, ne bilimle, ne doğayla zıtlaşır.
Marangoz gönye, terzi mezüre, duvarcı ustası şakul kullanırken; farkına varmadan matematikle bütünleşir.

* * *

Politikaya gelince...
Doğa verilerini daha yoğun kullanmaya başlayan modern teknoloji ile; mesleksizliğin ağır bastığı ülkelerin politik yapıları ve politikacıları zıtlaşmakta; 21. yüzyılın değişim dinamikleriyle pençe pençeye gelmekte...

* * *

Yakındoğu'nun ve özellikle de Irak'ın kanlı insan mezbahasına; bir de, küreselleşme sürecinin bilimsel nedenlere dayanan gözlükleriyle bakmak gerek...
Belki de genç kuşakları, "hayat işte" özetlemesinin dışına taşıyacak formüller buralarda...
Ve 21. yüzyılın uzun ve güvenceli yolculuklar için "iyi yaşam tekneleri" de, bu tür limanlardan kalkmakta...

* * *

Bir pazar ve bayram günü, "hintyağı" şişesi çalkaladığımdan ötürü özür diler; bayramınızın da, yeni yılınızın da, bilenmiş palavralarla zedelenmemesini dilerim.

* * *

Uğur Koçlu'dan bir şiirle bitirelim yazıyı:
Disconnected
ben sana nasıl anlatayım be güzelim şimdi
her vuruşta sandalın yanağına
dalgaların çıkarttığı sesi gece boyu
ay ışığının çalkantısında
misinanın ucuna bağlamayı umudu
tüp lambasının denizi yeşile boyayan aydınlığını
iyot kokusunu
tuz sızısını
yakamoz parıltısını
ben sana nasıl anlatayım be güzelim
zargananın kırıtarak suyun sırtında gezintisini
yem oluşunu yemlenmeye gelen istavritin
livarın toplama kampına benzediğini
uzak tarlalarda yakılan anızın sıcaklığını
karanlıkta giden gemilerin yönünü bulmayı
olta lüferinin ağ lüferinden farkını
nasıl anlatayım ben sana güzelim be şimdi
küçük ayının büyük ayıdan korkmadığını
kutup yıldızının hiç üşümediğini kuzeyde
bulutların içip içip kendi aralarında kavga ettiklerini
martıların yüzlerini niçin rüzgâra döndüğünü
şimdi ben sana nasıl anlatayım be güzelim
deniz kestanesinin dikenini çıkartmanın usulünü
oturmuş bütün gün web sayfası çeviriyorsun
sizin internet sitesinin bekçisi
versen sigarayı
bayram etmez ki
bizim yazlık sitenin bekçisi hüseyin gibi




Milliyet
31/12/2006







Bu haberin geldigi yer: Karakutu.com-Kültür Sanat
http://www.karakutu.com

Bu haber icin adres:
http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&file=article&sid=2451