Ben de tam 'Fifth Estate' dergisi için "Türkiye'de Kara Bayrağın Yirmi Yılı"
başlıklı kısa bir yazı yazıyordum, Kara dergisinin ilk sayısının yayınlandığı
1986'dan bugüne Türkiye'de anarşizmin serüvenine kısaca değinen bir deneme.
İşte o yazının önümde durduğu günlerde Peter Handke'nin Karanlık Bir Gecede
(Can, 199, çev. İlknur Özdemir) adlı romanını okuyordum ki anarşizm olmasa da
'anarşist' peşimden geldi! Uygunsuz bir dipnotla. Çevirmen koyduğu bir dipnotta
(s. 63) 'desperado' sözcüğünü açıklamak için 'anarşist, toplumdışı kişi' demesin
mi! Şaka gibi ama gerçek!
Bir arkadaşım çeşitli aşırı sağcı yayın organlarında ve kitaplarda eskinin
'anarşi ve terör' söyleminin siyasi bir hareket olarak anarşizmle birlikte
okunmasının günümüz Türkiye'sinde nasıl da sürdüğünü araştırıyordu bir süre
önce. Gerçekten de bulguları, genelde takip etmediğimiz yayınları kapsadığından,
bize hep yeni gelen şaşırtıcı bir sabitlenmeyi ortaya çıkarıyordu. Handke
romanının çevirisinde bile bunun izleriyle karşılaşmak yadırgatıcıydı haliyle...
Öte yandan anarşizmin siyasi geçmişinden çok bu tür bir 'anarşistlik' duygusunu
referans alan kimi pop üretimlerde aynı önyargıları pekiştiriyor. Mesela şu V
for Vendetta Games McTeigu-e, 2005) filmiyle ülkemizde de ünlenen V karakteri ve
onun meşhur V (Guy Fawkes) maskesi...
Özellikle hikâyeyi kamusal hayatımıza da sokan film versiyonundaki Vendetta
tiplemesi tam da çevirmenin toplumdışı anarşist tiplemesine uyuyor. Kropotkin'in,
Colin Ward'un, İspanyol iç savaşının yüzbinlerce anarşist emekçisinin,
köylüsünün ve diğerlerinin bıraktıklarını değil de anarşiyle ilgili Bay
Perşembevari imgeyi, Conrad-imgesini, abartılı bir Souvarine-imgesi-ni referans
alan bir anarşist görürüz V'de. Kurucu yanı boğulan anarşizmden geriye fazla
bir-şey kalmamıştır, biraz anarşist ikonografi sadece. Ve adından da
anlaşılacağı gibi V için intikam motivasyonu esastır ('Vendetta' sözcüğü
İngilizce'de 'kan davası' anlamındadır.)
V for Vendetta'da iyiler, kötüler ve bilinçlenmemiş kitleler vardır. Bu
uyutulmuş kitlelerin hiçbir şekilde erklenmeleri önemsenmez, onlar salt
patlamalarla ve ajitatif korsan TV yayınlarıyla gaza getirilirler, herhangi bir
aşağıdan örgütlenme sözkonusu bile değildir, zaten amaçlanmaz da. Kitleler V
maskelerini bile kendileri yapmazlar, böyle bir katılımları dahi yoktur,
maskeler postayla adreslerine gelir, seri üretim olarak. Yeraltında yaşayan,
toplumdışı 'devrimci', olağanüstü güçlere ve iradeye sahiptir. Profesyonel
devrimcidir ve kötü erkeklerin hain emellerinden kurtardığı baş kadını da
kendisi bizzat döve döve eğitir! Sevgililerinden şiddet gören anarşist
kadınların dayanışma grupları kurdukları bir ülkede ayrıca anlamlı! Kadın,
erkeğin kendisi için biçtiği role ve hatta doğrudan kıyafete, girer. Elinden
çektiği işkencelerin aslında eğitim ve kimliklendirme olduğunu bir güzel
anlamış, siyasi gül bitmiştir...
Kurucu anarşizme, toplumun yatay anti-hi-yerarşik örgütlenmesine, temsilin
reddedilmesine, anarşizmle gelecek alternatifin hemen bugün örgütlenmeye
başlamasına ve diğerlerine dair o koca külliyat ve sayısız pratikler bir ışık
çalımıyla çoktan rafa kaldırılmıştır V tipi stereotiplerle. Yaşasın süper
kahramanlar, süper devrimciler, toplumdışı ilahlar!
Birgün
12/11/06