Olmadı Bostan, Bitmedi Karpuz
Tarih: 31.07.2006 Saat: 15:39
Konu: İsmet Özel


Adından bir harfi atarak kendine modern Türk şiiri evreninde seçkin bir yer açan Cemal Süreya, bundan otuzüç yıl önce aramızda geçen bir konuşma sırasında, neden şiir yazmaya başladığını açıklamak üzere söze başladığında şunları demişti:



"Yetişme dönemimde farketmiştim ki Türkiye'de yayınlanan gazetelerde dikkate değer yazarların hemen hepsi edebiyat ve özellikle şiir alanında başarı kazanmış kişilerden oluşuyordu. Gazete yazarlığı Türkçe anlatımda kavuşulan yeterliğin sağladığı bir sonuçtu. İlk gençliğimde amacımı bir gazetede sütun sahibi olmak tarzında belirlediğimden, önce şiir alanında kendimi kanıtlamak istedim. Bu çabalarım doğrultusunda, ne zaman ki şiirin üstün nitelikleriyle tanıştım, işte o zaman başlangıçta ulaşmayı önemli saydığım hedef gözüme pek sönük göründü".

Bu sözler kuşkuya yer bırakmayacak şekilde gösteriyor ki Türkiye Cumhuriyeti'nin uzun, en azından benim çocukluğumu ve ilk gençliğimi de içine alacak kadar uzun bir dönem boyunca kendini üstün nitelikli bir işe adayarak değer üretme gözüpekliğini gösteren çocukları vardı. Sonra olanlar oldu ve kültür ufkumuza siyaset kaynaklı bir illet bulaştı. Sanat sözkonusu olduğunda zenginliği hemen göze çarpan, düşünce sözkonusu olduğunda ise züğürtlüğü yürek burkutan kültürel ufkumuz açıklığını yitirdi.

O gözüpek çocukların yerini çıkarını gözeten, gösteriş düşkünü ahmaklar kolaylıkla kapıverdi. Ortamın etkisiyle bir zamanların gözüpek çocukları da önlerine çıkan fırsatı kaçırdıkları taktirde felâkete uğrayacakları korkusuyla hareket eden kimselere dönüştü.

Siyaset illeti sebebiyle ideolojik taraftarlığın ortamı belirliyor oluşu amiyaneliğin sırtının sıvazlanmasını birçokları için zaruret haline getirdi. Elinden bir ölçüde iş gelen insanlar cehaletlerinde ve zevksizliklerinde ısrar eden "taraftar" güruhunun desteğine talip oldu. Kültür dünyamız, henüz televizyon programları yaygınlıkla seyredilmezken bile "rating" kurbanı durumuna düşürülmüştü. Güzellik ve hakikat sevgisi halk dalkavukluğu karşısında çekinik kaldı.

Devletin akibetini ilgilendiren konuların yeni baştan ele alınmasını gerektiren bugünkü siyasi aşamada Türkiye'de varılan noktanın bir yol ayrımı olduğu söylenebilir. Ya bir kez daha üstün nitelikli işlerin başarılmasına kendini adayanların dikkatleri üzerlerinde toplayabildiği bir kültür ortamına çekileceğiz; veya çoğunluğun gözüne şirin görünen temelsiz çabalardan tatmin sağlama yolunu yürümekten geri durmayacağız.

Türkiye Cumhuriyeti güzeli ve doğruyu kaim kılmak için popülerleşmeyi reddeden gözüpek çocuklarını harcamaktan çekinmedi. Onların yerine evetefendimcilik yolunu seçenlerin ve benden sonra tufan diyenlerin geçmesinde bir beis görmedi. Olmadı bostan, bitmedi karpuz.




Yeni Şafak

16/03/1999
 







Bu haberin geldigi yer: Karakutu.com-Kültür Sanat
http://www.karakutu.com

Bu haber icin adres:
http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&file=article&sid=1831