AMERİKAN EDEBİYATININ EN BELİRGİN TEMASI MACERA OLMASINA ŞAŞMAMALI!
Tarih: 06.07.2006 Saat: 07:32
Konu: Makale


Amerikan klasikleri var mı?
İngiltere'den Çin'e kadar herhangi bir ülke için düzinelerce "klasik yapıt" sıralıyoruz ama, Amerika'ya geldiğinde duraksıyoruz.



Amerikan İmparatorluğu tarihteki başka hiçbir imparatorlukla kıyaslanmayacak kadar yayılmış durumda dünyaya ve hatta uzaya. Daha da acıklısı, Amerikan kültürü, çok daha zengin, çok daha köklü kültürlerin üstünde ciddi ve korkutucu bir egemenlik kurmuş gibi görünüyor. İstesek de istemesek de bu sığ kültür dört bir yanımızdan hepimizi kuşatmış halde.

Üç yüz yıllık bir geçmişi bile olmayan, tek felsefesi pragmatizm, başlıca sanatsal ürünü Hollywood filmleri olan bu kültürün cihanı fethetmesinin sırrı sığlığında mı yatıyor? Teknolojinin kolaylığına kapılmış günümüz insanı daha iyi bir şeyler hak etmiyor olabilir.




Esas konumuz açısından bakacak olursak, İngiltere'den Çin'e kadarki haritada herhangi bir ülkeyi ele aldığımızda bir çırpıda düzinelerce "klasik yapıt" ya da yazar sıralayabiliyoruz ama, iş Amerika'ya geldiğinde duraksıyoruz.


Macera ruhu


Üniversitelerin Amerikan Edebiyatı bölümlerindeki hocalar mutlaka itiraz edeceklerdir ama, benim bildiğim kadarıyla 19. yy.'dan önce kayda değer bir Amerikan edebiyatı yok zaten. Dolayısıyla, "klasik" teriminin esas ve en dar tanımına uyacak olursak elbette gerçek klasiklerden söz edemeyiz. Ancak, örneğin Rus klasikleri dediğimizde nasıl 19. yy.'da yazılmış romanlardan, modern klasikler dediğimizde ise 20. yy. edebiyatının kimi başyapıtlarından söz ediyorsak, Amerika'yı da böyle özel bir paranteze alabiliriz. Peki, Amerikan klasikleri var mı?
İlk aklıma gelen "Moby Dick". Hermann Melville'in 1851 yılında yayımlanan bu romanında ülkenin kuzeydoğu kıyılarında balina avına çıkan denizcilerden özellikle Kaptan Ahab'ın öyküsü anlatılır. Moby Dick adını verdiği, bir türlü yakalayamadığı bir beyaz balinanın peşinde bir ömür harcamaktan çekinmeyen Kaptan Ahab... Kaçma-kovalama, denizlerle boğuşma, bilinmeyenin ardına düşme, keşfetme tutkusu; kısacası macera...

Amerikan edebiyatının en belirgin temasının macera olması şaşırtıcı değil... Ülkenin kuruluş ve gelişiminin temelini oluşturur macera ruhu. Melville, beyaz balina ile Kaptan arasındaki tutkulu çekişmeye, maceranın ötesinde bir anlam da yüklemiş, bunu iyilik ile kötülük arasındaki bitmeyen savaşın sembolü olarak sunmuştur.

İflah olmaz karamsar

İyilik ile kötülük arasındaki sonsuz savaş temasını çok daha farklı biçimde ele alan, çok çarpıcı kişiler, mekanlar ve ürkütücü öyküler çerçevesinde ortaya koyan bir yazar da Edgar Allen Poe'dur. Poe, dünya edebiyatını etkileme açısından, 'klasik' nitelemesini belki Melville'den daha çok hak eder; kısa ve uzun öyküleri kadar şiirleri de edebiyat tarihinin başyapıtları arasında yer alır.

Onun eserlerinde içsel maceralardır ağır basan; kişiler kendi geçmişlerinden (ya da atalarından) gelen kötülüklerle, kendi ruhlarının hastalıklarıyla boğuşurlar. Poe Amerikan edebiyatının belki de en önemli ismidir ama, Amerikan tarzı yaşamın, Amerikan rüyası olarak adlandırılan ideallerin tam karşıtı, iflah olmaz bir karamsardır.

Aklıma gelen üçüncü büyük yazar, üslubu, işlediği konular, mekanlar ve kişiler bakımından çok değişik olmakla birlikte, karamsarlıkta yukardakilerle kolayca boy ölçüşebilecek biri. Mark Twain mizah edebiyatının en önde gelen temsilcilerindendir gerçi, ama kendisinin de işaret ettiği gibi aslında mizah yazarları dünyanın en kötümser kişileri arasında yer alırlar. İnsanoğullarının en zayıf, en beceriksiz, en bayağı, en tiksinç yanlarını gözlemlemekte, en acınası hallerini gülünçleştirmekte onların üstüne yoktur. Mark Twain'in başyapıtı 'Huckleberry Finn' ülkemizde ne yazık ki çocuk edebiyatı başlığı altında okunur ve üstünde pek durulmaz. Oysa iki kahramanından başka pek 'iyi insan' barındırmayan bu roman yalnızca toplum değil bir kültür eleştirisidir.

20. yy.'dan aklıma gelen üç isim de (Faulkner, Hemingway, Fitzgerald) ünlü 'Amerikan Rüyası'nı benimsememiş, içinde yaşadıkları toplumu ve sığ kültürü kıyasıya eleştirmiş yazarlar. Herhalde bu yüzden klasik olmayı başabilmişler.

 

 

Pınar Kür / Klasikler

Milliyet / Kitap







Bu haberin geldigi yer: Karakutu.com-Kültür Sanat
http://www.karakutu.com

Bu haber icin adres:
http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&file=article&sid=1730