
İnce nasihatler
Tarih: 02.12.2004 Saat: 08:00 Konu: Deneme
Ey insan, internete sınırsız abone olduğun için sürekli onun başında oturmak
zorunda değilsin. Bu sanal takıntın yüzünden aileni de ihmal
ediyorsun.
Doğumundan hemen sonra yüzünü ilk ve son kez gördüğün küçük bebeğin, az önce bir
abajura "baba" dedi. Bundan da rahatsız olmayacak mısın?
Ey insan, saçlar da senin, zevk de senin!.. Kazıtmak istiyorsan
tabii ki kafanı
kazıtabilirsin. Benim buna hiçbir şekilde itirazım olamaz. Ben sadece
süpermarkete her gittiğinde eve mutlaka bir adet saç jölesi ile dönmene itiraz
ediyorum. İçinde kazıtılmış bir kafa ve yüzlerce saç jölesi bulunan bir evi
anlamlı bulmakta zorlanıyorum doğrusu!
Ey insan, telefonla konuşurken aldığın notları bulamamış olmanın çok basit bir
açıklaması var. Sen o notları benim kağıt mendillerimin üzerine yazdın ve
korkarım ben de fena
halde nezleyim!
Ey insan, çok gezenin değil, çok okuyanın daha fazla şey bildiği konusunda
seninle aynı fikirdeyim. Ama bana kalırsa insanın ne okuduğu da önemli. Bunca
sene yaptığın gibi sadece seri ilanları
okumakta ısrar edersen, korkarım hiç
gezmeyenler karşısında bile fazla şansın olmaz.
Ey insan, aynı anda birkaç kanalda birden senin izlemek isteyeceğin programlar
yayınlanıyor olabilir. Ama bana kalırsa sen yine de
onlardan birini tercih
etmelisin. Eve kanal sayısı kadar televizyon almak fikri gerçekten çok pahalı
bir fikir!..
Ey insan, sana uçaktan atlamadan önce paraşütünü kontrol etmeni söylemiştim.
Bana boşuna yalakalık edip
durma! Yere sadece 3000 metre kaldı ve ben paraşütümü
seninle paylaşmayı kesinlikle düşünmüyorum!
Ey insan, karşında saatlerce kıpırdamadan durmadığı için köpeğimize böyle kötü
davranmaya hakkın yok! Sonuçta o
bir köpek ve tabiatı gereği yaptığın işe bir
anlam veremiyor. Köpek portresi de yapmayıversen ölür müsün yani!
Ey insan, zaman zaman hepimiz bir şeyleri unuturuz. Ama Kore Savaşı'ndan bu yana
kolundaki alçıyı
farkedememiş olmana gerçekten inanamıyorum. Bu kesinlikle
unutkanlıkla açıklanabilecek bir şey değil!
Ey insan, geçen gün üşenmeyip saydım, anahtarlığında tam 172 adet anahtar
taşıyorsun. Bu sayı, evin kapısını her
açmaya kalkışında neden yarım saatlik bir
süreye ihtiyacın olduğunu açıklıyor kuşkusuz!
Ey insan, bifteğime bu kadar çok püre koymamanı defalarca söyledim sana! Tam
onbeş dakikadır çatalımın ucunu pürenin içinde
gezdiriyorum ve henüz bifteğin
izine bile rastlayamadım. İş mi bu yani!
Ey insan, ben senin evde hayvan beslemene karşı çıkmıyorum, kirpi beslemene
karşı çıkıyorum. Mesela kaplumbağa beslemeye razı olsan, onun
kanepenin üstünde
dolaşmasına kesinlikle karşı çıkmazdım. Bir kirpinin üstüne oturmakla, bir
kaplumbağanın üstüne oturmak arasında ciddi farklar olduğunu herhalde sen de
takdir edersin!
Ey insan, geceleri sen de
bütün diğer insanlar gibi sadece sayıklamakla yetinsen
olmaz mı? Her gece uykunda bateri çalmaya kalkışman, benim için her an bir
şiddetli geçimsizlik nedeni olabilir!
Ey insan, sen yağmur mevsimi geçtikten sonra
yağmurluk aldın diye, ben işimi
gücümü burada bırakıp Londra'ya taşınamam. Eğer ille de yağmurluğunu denemek
istiyorsan, git duşun altına gir!
Ey insan, sehpanın üstündeki plastik meyveler yerinde yok ve senin karnın
ağrıyor. Bundan herhangi bir sonuç çıkarmam gerekiyor mu?
|
|