Waldo Sen Neden Burada Değilsin
Tarih: 24.03.2006 Saat: 08:59
Konu: İsmet Özel



Thoreau, ABD'nin Meksika'ya karşı yürüttüğü emperyalist savaş sırasında konan nufüs başına vergiyi "ödediği dolar bir adam öldürmek üzere, başka bir adam veya tüfek satın almaya yaramasın" gerekçesiyle vermeyi reddedince bir gece hapis yattı.

Kendisinden ondört yaş büyük olan ve bir çok özgürlükçü düşünceyi kendisiyle paylaşan Raplh Waldo Emerson, telaşla arkadaşını görmek üzere onun hücresine girdiğinde aralarında şöyle bir konuşmanın cereyan ettiği anlatılır:

"- Henry, neden buradasın?"
"- Waldo, sen neden burada değilsin?"
 



***


Yaşadığımız dünyada müslümanlar ve islâmi düşünceler, kendilerinden himaye talep edilecek imkânları elde tutmuyorlar. Yani kâfirlerin zorbalığı, müslümanların tümünü baskı altında tutan "dünya sistemi"ni oluşturuyor.

Bu şartlarda müslim ve mümin olarak hiçbir çelişkiye düşmeden hem bütün müslümanların hem de bütün insanların emniyette olduğu kişi mevkiine gelebiliriz. Bunun için zulme razı olmadığımızı dışa vurmamız, zulmün artmasına yardım etmeyeceğimizi ortaya koymamız yeter.

Yaşadığımız dünyada müslümanlar ve islâmi düşünceler, kendilerinden himaye talep edilecek imkânları elde tutmuyorlar. Yani kâfirlerin zorbalığı, müslümanların tümünü baskı altında tutan "dünya sistemi"ni oluşturuyor.Bu şartlarda müslim ve mümin olarak hiçbir çelişkiye düşmeden hem bütün müslümanların hem de bütün insanların emniyette olduğu kişi mevkiine gelebiliriz. Bunun için zulme razı olmadığımızı dışa vurmamız, zulmün artmasına yardım etmeyeceğimizi ortaya koymamız yeter.

Eğer dünyanın iktidar odaklarından bir veya bir kaçı müslümanların güdümü altında olsa idi, o zaman mesele bir oranda karmaşıklaşacaktı. O zaman belki Henry David Thoreau daha dikkatle bakmamız gereken bir tavrı sergilemiş olacaktı. Yine de Türkiye'de Thoreau'nun yaklaşımını kendine örnek alma durumunda kalacak çok insan yaşıyor.

Thoreau, ABD'nin Meksika'ya karşı yürüttüğü emperyalist savaş sırasında konan nufüs başına vergiyi "ödediği dolar bir adam öldürmek üzere, başka bir adam veya tüfek satın almaya yaramasın" gerekçesiyle vermeyi reddedince bir gece hapis yattı. Kendisinden ondört yaş büyük olan ve bir çok özgürlükçü düşünceyi kendisiyle paylaşan Raplh Waldo Emerson, telaşla arkadaşını görmek üzere onun hücresine girdiğinde aralarında şöyle bir konuşmanın cereyan ettiği anlatılır:

"- Henry, neden buradasın?"
"- Waldo, sen neden burada değilsin?"

Bugün, yukarıdaki her iki sorunun Türkiye'de muhatabı bulunup bulunmadığını anlamak durumundayız. Kim, nerededir? Yerimizi biliyor muyuz? Burada size, dilimin döndüğünce kendi masalımı anlatmaya çalıştım.Biliyorum sizin de kendinize mahsus bir masalınız var.

Bütün masallar bir yana itildikten sonra geriye ne kalıyor? Herkes bir diğerine "neden buradasın?" sorusunu soracaksa, onun alacağı cevap bir başka soru, "sen neden burada değilsin?" olacaksa hepimiz masalllarımıza umutsuz bir şekilde sarılmışız demektir. Masallarımızı bir kenara itme niyetimiz yok gibi.

Kim olduğumuz sorusuna cevap ararken, aklımız hep, kim olacağımız sorusuyla karışıyor. Kim olacağımızı düşündüğümüzde ise kim olmak istediğimiz sorusu peşimizi koyvermiyor. Gerçekte, kim olduğumuzu öğrenme süreci içinde bile kimliğimiz yeniden oluşuyor.

Sanki Werner Heisenberg'in belirsizlik ilkesine tabi olmuş gibiyiz. Nerede olduğumuzu öğrenmeye çalışırken nereye gittiğimizin bilgisi elimizden kaçıyor, eğer nereye gittiğimizi bilme gayretine kendimizi kaptırırsak nerede olduğumuzu unutma tehlikesine uğruyoruz. Ama bütün bu belirsizlik içinde karartılamayacak, önemi azaltılamayacak, vazgeçilemeyecek bir kalkış noktamız var: Bizler, hepimiz birer ürünüz.Hepimiz husule geldik, hepimiz oğullar ve kızlarız.

Bir kez bu gerçeği kavradık mı zulmün nerede, zalimin kim olduğunu da kavrama imkanı önümüze açılıyor. Çünkü oğullar ve kızlar olduğumuzu bilince suçun bizde olmadığını da biliyoruz. Suç, bizi koyduğu kurallara uymaya zorlayandadır. Bu zorba kendinin bir oğul, bir kız olduğunu unutmuşa benziyor.

Kendinin de ister istemez uyduğu gerçek kanunu gözlerden saklamak, böylece karanlık içinde hemcinslerinin özgürlüğünü yoketmek istiyor. Bizler masalımızı yıkma gücüne erişebilmek, önümüzde açık seçik bir seçme imkanının belirdiğini farkedebileceğiz: Ya yaratılışımızı mümkün kılan, varlığımızı borçlu olduğumuz, yaratmasını devam ettiren Kudret iradesine uyum göstermeyi tek çıkar yol olarak kabul edeceğiz veya kendisi yaşamak için ihtiyaç içinde çırpınan, kendisine hiçbir şey borçlu olmadığımız, elinde tuttuğu imkanları bizim ve bizim gibilerin ezilmesi için kullanan birçok güce, bir çok zorbaya, bir çok zalime boyun eğeceğiz. Bu tercihi yapma dürüstlüğünü gösteren insanlar arasında, "sen neden buradasın" veya "sen neden burada değilsin?" soruları teati edilmeyecektir.

İsmet Özel
Waldo Sen Neden Burada Değilsin


 

Üyemiz Ebruzen'e teşekkürlerimizle...






Bu haberin geldigi yer: Karakutu.com-Kültür Sanat
http://www.karakutu.com

Bu haber icin adres:
http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&file=article&sid=1473