Attilâ İlhan için
Tarih: 14.10.2005 Saat: 04:46
Konu: Attilâ İlhan-Atilla İlhan


Ölümünün ardından AKM'de düzenlenen "anma" törenine ve Teşvikiye Camii'nde kılınan "cenaze" namazına gösterilen ilgi, 1954'ten beri tanıdığım Attilâ İlhan'ın ne kadar sevilen bir şair ve yazar olduğunu hemen herkese kanıtladı.

Türk kamuoyu, dilerim bundan böyle, yazın ve düşünce adamlarımıza ölümlerinden önce de, sonra da aynı ölçüde vefa gösterir, değerlerini takdir etmeyi başarır.


Şiirlerini herkes sevmiştir

Şairliğini hemen hemen söz konusu etmeyeceğim. Bu nokta üzerinde tam bir fikir birliği olduğuna inanıyorum.
Attilâ İlhan'ın romantik-patetik, melankolik ve yer yer teatral olmaktan kaçınmayan şiiri "saat yirmibir demesin için çöl / gözlerimi mumlar gibi söndürüyorum / sarhoşlar gitti onsekiz gitti / istinye'de gemiciler kahvesindeyim / avuçlarımda kuru kafa işareti", "ömrümüzü bir suç gibi ayarlamadık mı / ağır bir hüküm giyer gibi öleceğiz" ya da "göğsüne yeşil mürekkeple margot'nun gözleri oyulmuş / her gittiği yere bir tutam sigarillo dumanı götürecek / margot'nun paletinden bir siyah götürecek kusuk siyah / kendine geceler boyamak için izmir'de istanbul'da / nasıl yapıyor bilmiyorum bir türlü aklım almıyor / beyoğlu'ndan st. placide'e çıkıyor basmâne'den passya'e / izmir'de 15945'den soruyorsunuz gitti diyorlar / istanbul'da siyasi polis bile adresini bulamamış" ya da şu dizeler "sanki sokaklarda ittihatçı namluları / sanki geceyi sehpâlar ayakta tutuyor / bu giden gemi sinop sürgünlerini götürür / bu kanan kapı dövülecek olanın arkasından / sen ise çoktan kurşuna dizilmişsin / nedendir bilmezsin", her kuşaktan, her yaştan insan tarafından sevilmiştir.

Fikirleri tartışılabilir

Ben, Attilâ'nın fikir adamlığı üzerine vurgu yapmak istiyorum.

1950'li yıllardan itibaren Sosyal Realizm adı altında yazınsal/düşünsel bir kuram geliştirmeye çalışan Attilâ İlhan antikapitalist, antiemperyalist ve sadece yazınsal bağlamda, sınırlı bir antimodernist çerçeve oluşturdu.

Doğruluğu yanlışlığı tartışılabilir, tartışılacaktır, o ayrı konu ama Attilâ bu üç ana doğrultuyu son nefesine kadar korudu. Küresel emperyalizmin ideolojik/politik saldırısına karşı son yıllarda giriştiği mücadele, onu ister istemez, milliyetçi söyleme yanaştırdı. Polemiklerdeki ve eleştirilerindeki enternasyonalist ton kaybının doğal sonucu sayılabilecek bu milliyetçilik, onu, özellikle AB karşısında izlenen dış, aynı zamanda ekonomik politika dolayısıyla onuru kırılan toplum kesimlerinde bir idol, tartışılmaz bir kanaat önderi haline getirdi.

Kuşkusuz Attilâ İlhan'ın bir kültürel/siyasal figür olarak yükselişinde şairliğinin yanı sıra yakın siyasi tarihimizle ilgili yapıtlar üreten romancılığının rolünün olduğunu da belirtmek gerekir. Yazıyı, Tutuklunun Günlüğü'ne motto yaptığı Nef'i'nin dizesiyle bitireyim:

"Bir âh ile bu âlemi viran ederim ben"
 

 

Milliyet
14/10/2005







Bu haberin geldigi yer: Karakutu.com-Kültür Sanat
http://www.karakutu.com

Bu haber icin adres:
http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&file=article&sid=1268